Joker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Joker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ağustos 2019 Pazartesi

Türkiye kültür ateşesiyim ya ben



Terk edilince kuzu kuzu düştün buralara derseniz hakkınız var derim ama ayıp olur. Kibarlığı elden bırakmayın derim. İki aydır ben Joker`siz hayatta kalmaya çalışıyorum. Dışarıdan bakan anlamıyor. İki hafta Joker ona buna ayrıldık diyene kadar ağzımı açmadım. Sonra zır telefon “Lady ayrılmışsınız doğru mu?” Lan sana Joker demiş tabi doğru. Niye söylememişim bıdı bıdı. Kuralları varmış. Ayrıldıktan sonra kendimi dışarı atıp hikayeler paylaşmam, götümü başımı açıp bak bu taş kızı kaybettin mesajı veren fotoğraf paylaşmalar, fon müziği imalı olan videolar ve tabi ki gurubum kadın erkek karışık olmalı. Erkekleri de onun tanımaması gerekiyormuş. Bir falcı randevusu şart adam dönecek mi bilmemiz lazım. Tabi tanıdıklarla kızın talibi çok mesajları iletilmeliymiş. Bir süre sonra çok üzgün özledi seni ama bak bir çocuk var iyi düzgün biri elini çabuk tut döneceksen dön diyecek dostlarım araya girmeliymiş. Benim yaptığım ise iş ev iş ev. Kimseye söyleyemedim çünkü ben kabul edemedim. Buraya ayrılık sonrası milletin dizdiği benim uyguladığım kadın taktiklerini yazıp dergi gibi prim yapmak isterdim ama hepsi yalan oldu. Uslu uslu aramasını bekledim ettim ama ayrılmışsınız diye arayan telefonlar Joker`i onla gördüm bunla gördüme döndü. Arkadaşı dedim, olur dedim işime evime gittim. Kocası tarafından boynuz yiyen ama erim yapmaz beni seviyor diyen kadın gibi inkar ve büyük bir inanış içinde bekledim. Sonra zır telefon Joker`i biriyle öpüşürken gördüm. Ona bile inanmadım be. Trump`ın seçildiğine inanamayan Hillary Clinton oldum bir anda. O kadar inanmadım ki fotoğraf istedim. Kendimi bu hala düşürdüm. Hayatımda ilk defa biri için anneme sarılıp hüngür hüngür ağladım. Joker için döktüğüm son göz yaşımdı, beni cidden terk etmiş. Üzüldüm. Pişman oldum tüm davranışlarım için. Onu dışladığım, duygularımdan bahsetmediğim için ama lan siz erkekler değil misiniz duygu konuşmaktan bıkan. Hani bizim dırdırımız bitseydi? Sana seni seviyorum bile dedim ki bu uzaylıların dünyaya barış getirmesi gibi bir şey. Korkuyorum işte ben ilişkinin sonraki adımlarını atmaktan. Ayrılık adımı bile takip edemiyorum ben. Etsem çoktan dönermişsin bana. Bir arasaydın be. Bende şeytan dilemezdim. Pijama koltuk takılırdım. Salağım ben baya zaten. Olmasam ağzıma gram alkol sürmeden dün akşam elin İtalya`nını öpmezdim. Kız kıza doğum günü kutlamaya çıkıp bize katılan turistlerden biriyle öpüştüm. Niye neden yaptığım açıkça ortada ama onu öperken intikam değil ya dedim kendime. İki soda içip çiseleyen yağmurda dans edip İtalyanı öptüm. İşin kötü tarafı aldatılmıştan çok aldatmış hissediyorum. Ama yalan da yok yakışıklı, centilmen çocuktu, sefam olsun. Elin kızlarını öperken Joker düşünseydi benim ne yılan olduğumu. 

12 Temmuz 2019 Cuma

tekmeyi ben yedim



Giriş kısmını geçiyorum hayatımın gelişme kısmıyla başlıyorum. Yazmaya da okumaya da vaktim falan olmadı. Eh buraya yazdıkça kendimi bolca da gazlayıp Jokerle ilişkime zarar verince bir dur dedim kendime. Sonuç terk edildim. Mis gibi kızdım halbuki. İşimi kurdum, çılgınlar gibi çalıştım. İkinci üniversite bitti, üstüne meslek mi değiştirsem moduna bile geldim. Kaynanaların istediği şeker kız, erkelerin oh be rahatlık dediği kızdım. Ama kızların koynundan çıkarıp kendime sevgili yaptığım Joker daha fazla dayanamadı bana. Ayrılma sebebimiz benim ailesi ile tanışmamam. Bir yıldır on gün huzurluysak on birinci gün kavgamız buydu. Beş yıl olmuş annesi beni bir tek fotoğraflarda görmüş. Ne güzel işte sana kaynana gelin dramı yaratmadık bak keyfine. Onu oyalıyormuşum, ciddi düşünmüyormuşum. Erkekler ne zaman evlenelim diyen taraf oldu? Hepsi Aslan ve NilKuşu`nun evlenmesi yüzünden. Sıçsalar biz daha büyük yaparız der bu. Aile fobim var dedim, terapist önerdi. Evlenme korkum var dedim, evlendiğini anlamayacaksın bile dedi. Sanki kuaförde bıyık aldırıyoruz. Ulan nasıl anlamayacağım. Adamın derdi annemi doğum gününde aramak, babamın babalar günü kutlamak. En son bizimkiler Amish deyince baya sinirlenip ayrılalım dedi. Ciddi olduğunu anlamam beş dakika sürdü. O koca beş dakikada hiç konuşmadan sadece baktı. Hiçbir şey konuşmadık. Tamam dedim. Adam duyar duymaz silah sesini bekleyen koşucu gibi kalktı gitti. Bir aydır ne sesini duydum ne gördüm. Hayvan öküz. Terk etti be beni. Bir de gitmeden öptü. İnşallah bağışıklık sistemimin kaldırabildiği ama seni süründürecek bir virüs o son öpücüğün tükürüğü ile sana bulaşmıştır. Kurtulmak için de bana ihtiyacın olur ben dönüp bakmam sana. Üzülmedim, ne olacak ya diye bir ay gezdim. Herkese güldüm ama daha fazla dayanamadım be. İçimi söktün, bende ağlayacak hal bırakmadın. Annenle tanışsaydım keşke. Kabusumla yaşardım, sen olurdun yine.

12 Şubat 2018 Pazartesi

benim hayata karşı gazım var


Toplaşın anlatacaklarım var. Uzun zamandır yazmıyorum ama buraya yazdıkça kendimi bir gazlıyordum hani. Fare ben aslan oluyordum. Aslan gölgesiyle kaplan indirmeye gidince Joker böyle yaptı şöyle dedi diye ağlıyorum buralarda. Geri kalanlar için iki yazı öncesinin yolunu gösteriyorum tabi merak edene. Derdinden tasandan bıktım diyene de hak veriyorum ben bile bıktım. Bir hafta düşün dedi bir kerecik aramadı domuz. Seni özler dayanamaz arar o, pişmandır nasıl affettireceğini düşünüyordur kendini  diye kendimi gazladım durdum. Ben kaşıkçı elması çünkü, Frodo`nun taşırken ölüp ölüp dirildiği yüzüğüm çünkü. Bir elimle gazlayıp bir elimle kendimi avutmaya çalışınca işlemcim arıza verdi. Her kadının yapacağı gibi soluğu kuaförde aldım. Sırf Joker istemediği için üç yıldır saçımı istediğim gibi kestirmeyip ortalıkta Kezban Kezban geziyordum. Sonunda blog headerındaki hatun kadar kestirdim. Joker dizimin dibinde olmayınca bende etrafımla ilgilenmeyi bıraktım kendimle ilgilenmeye başladım. Gidip bir iki kursa başladım. Yapmak istediğim ne varsa yaşlanmadan, emekli olmadan yapmam gerektiğine karar verdim. Sağlık problemleriyle uğraşacağım yaşta hayattan nasıl keyif alabilirim ki hem. Kendimi kabullenme evresine geçtim. Yıllardır bariz ortada olan disleksimle bile barıştım. İnkarı bırakıp gittim doktora yaptırdım testlerimi mis gibi.  Sonra şunu fark ettim ben sigortamın ödendiği haftada resmiyette 40 saat olup gerçekte 5685961 olan, bir binanın içine tıkıştırıldığım işler olmadan da para kazanıyorum. Ve kendi işimi kurmaya karar verdim. Gittim biri iki girişimcilik kitabı falan da aldım şu sıra şirket nasıl kurulur fikir nasıl pazarlanır evrelerini halletmeye çalışıyorum. Kendi markam olsun istiyorum. Ama arada iş görüşmelerine de gidiyorum. Hep insanların beklentisini anlamak hem de şartlarımı kabul edece kadar deli biri var mı diye görmek için. Kendim iyi olmadan ne ona ne ilişkimize faydam olacağı kafama dank etti sonunda. Tam 20 aramadı beni bende onu aramadım ki doğal olarak ayrıldığımızı bile düşünmeye başladım. Yalan söyleyemem özledim deli gibi özledim yaptığım bir çok şey için pişman oldum, böyle bitmesini istemediğimi daha iyi anladım. Akbabalar ciğerimi didik didik yiyor gibi hissettim. Telefonda adını görünce collatz problemi ispatını yapmış kadar mutlu oldum. Ama hayvanın söylediği ilk şey “Saçını niye kestirdin?” Lan adam benle yirmi gündür konuşmuyorsun tek derdin üç beş santim kıl tüy mü? Neymiş uzun saçımı seviyormuş ona söylemeden niye kestirmişim. Benim saçım benim bedenim. Bizimkilerden duymuş ona ayrı bozulmuş. Aradı sordu halimi ben söylemedim sanki. Tuttum çenemi görüşene kadar. Görünce onun ağzına lağım çukuru muamelesi yapacağım diye evden çıktım ama onu görünce yüzünü bakışını hepsi gitti. İlişkide karşı tarafın aklından geçenleri bilemiyorsun. Her şeyi konuşuyoruz saklamıyoruz diyordum ama birbirimize karşı hissettiklerimizi saklıyormuşuz en çokta. Bu adamın ağzından beni sevdiğini bir kez duydum ona onu sevdiğimi hiç söylemedim. Bazen davranışlar yeterli değil, söze dökülünce ayaklanıyor. Duyarsız davrandım, bir adım geri durdum incinmemek için ama sanırım şimdi anlıyorum yaşamda her duyguyu tıka basa korkmadan yaşamak lazım.


5 Ocak 2018 Cuma

bana alerjim var


Annemin bir inancı var yeni yıla nasıl girersen tüm yılı öyle geçirirsin. Yani amuda kalktıysan sıçtın tüm yıl öyle dolanmak yorucu olacak senin için. Ben yeni yıla battaniyemin altında salaya sümük tek başıma girdim. Jokerle her şey boka sarınca iptal planlarla evde kendimi yalnız buldum. Bir haftadır bir kere aramadı. Gerçi kavga ettiğimiz gün “Gerçekten mi?” diye mesaj attı ama o sayılmaz. İt herif daha beterini hak etti. Bu beni arabadan indirip, beni ağlamama rağmen o taksiye bindirdi, tek bir teselli kelimesi söylemedi ya rezil olmuş çok mu? Taksici amcaya kızı istediği yere götür deyip para verdi, bir de kartını verip bırakınca ara dedi. Taksiciyle bile benden kibar konuştu. Bana “Bir hafta düşün düzgün karar verebildiğin zaman ararım” dedi. Düzgün karar verdiğimde götleşe alt yazı geçiyorlar herhalde. Benim ayarlarım bozuldu sen en iyisi iade et bir iki üst modelini alırsın. Apple bile kazıklamış milleti bir kazıkta sen benden yana yemişsin işte ne olacak. Al o paranı falan dedim ama döndü kıçını gitti. Lan o nasıl bir muamele ben senin orospun muyum da para verip gönderiyorsun beni? Ben tabi içimden kanguru çekiyorlar gibi ağlayıp küfürler yağdırınca taksici amca böbreğimi falan çaldı sandı. “Arama alma ver geri parasını ben veririm onun parasından hayır gelmez” falan diyorum bir yandan da işkencede tırnağım çekiliyor gibi ağlıyorum. Taksici amca “Kibar çocuk bak merakta ediyor seni” deyince “ Amca bunun kibarlığına aldanma yalan hep. Bana neler etti bilmiyorsun” ile başladım. Gerisinde neden ne için öyle şeyler dedim bilmiyorum ama en son amca “vay pezevenk, bunun parası sokağa atsan bulana bile pislik bulaştırır!” diyordu. Benim söylediğim şeyler hayal gücümün ve ona olan öfkemin sonucu ya da beni şeker krizine girmiş suç ehliyeti olmayan zavallı bir kız sayabilirsiniz. Şey dedim… “Amca bu beni kandırdı, seviyorum falan dedi inandım” diye Türk filmine bağlayınca adam hamileyim evlenmiyor sandı. Bende bir doz yükseltip “Öyle olsa yine iyi meğer bu it kadın pazarlıyormuş” diye höyküre höyküre ağladım. Polis falan dedi bir panikledim ama bunlara bulaşılmaz mafya bunlar keser doğrar diye lafı çevirdim. Adam cesur çıkar giderse polise inkar ederim ya da şizofreni raporu almaya bakarım diye düşündüm. Sonra yol boyu bir amca bir ben beddua ede ede evime gittik. Herhalde amca bizimkini aramış olsa gerek birkaç saat sonra mesaj attı o günden sonrada ne aradı ne sordu.  Şurda bir güncük kaldı arar mı bilmiyorum. Of ben o kadar atıp tutup ne kadar kafayı yemiş olduğumu gösterdikten sonra arayacağını sanmıyorum ama arasın istiyorum. Özledim. Pişmanım. Öfkeliyim. 

23 Aralık 2017 Cumartesi

koca mı para mı


Bizim bir meclis var zamanında sevgilim olmamasına takmışlardı. Etrafta bana uygun gördükleri insanları gözlerine kestirip ağlarına düşürürlerdi. Gel zaman git zaman Joker`i kabullendiler. Aradıkları kriterlerin tamamını göstermese de bir şekilde onayladılar. Lütfedip izin verdiler. Daha iyisini bulana kadar oyalanırmışım. Zaten Joker`de atari, playstation çıkana kadar beni oyalayacak. Sevgilime at arabası muamelesi yapmaları etrafta Porsche aramaları canımı sıksa da zamanında sevmişim bu kadınları bir şey diyemiyorum. Meclisimiz annem hariç 5 deli kadından oluşuyor. Joker Amerika`ya gidince Joker karşıtı propaganda anında başladı. Terk etmiş beni, ben daha iyisine layıkmışım, benim gibi kız yalnız bırakılır mıymış. Ayıp yapmayın dememi bekliyorsanız sizleri hayal kırıklığına uğrattığımı itiraf ediyorum. Haklısınız dedim ya haklısınız. Hayır adam bir hafta diye gitti ne zaman gelecek belli değil. Dedim bende akıl olsa başta dinlerdim sizi. Haklıymışsınız valla ne işim var benim o itsiz sapsızla. Zaten aldatır beni o kaşı gözü ayrı oynuyor. Tabi yeterli gazdan sonra ikinci aşamada ona neler yapsam onu tartıştık. Ben evrimin son basamağına adım atmışım, kolumda dünyanın en yakışıklısı -ama en zekisi de malum devir zeka devri-   Joker`e bir zamanlar tribini atıyorum. Sonra bir baktım önümde iki telefon biri esmer biri kumral iki yakışıklı. Ortak meziyet zeki ve köşeyi dönmüşler. Yurt dışında tamamlanmış okullar, ülkenin iyi şirketlerinde yaşlarından beklenmeyen koltuklar ve evlerinin arabalarının ederi. Çünkü ben paradan bir boka değer vermeyen sığ ötesi bir insanım ya da bu koşullarda emlakçıyım evlerin mevkileri ve fiyatlar benim için önem arz ediyor. Kuyumcuda olabilirim çünkü ailenin altın takma potansiyelinden de bahsedildi. Yetmedi birkaç güne karşıma kaynana adaylarım çıkartılıp kollarından boyunlarından sarkan altınların geline de takılacağı vaat edilip, gayrimenkul sektörüne yaptıkları yatırımlardan bahsedildi.  Film nerde koptu bilmiyorum ama gözüm döndü. Ya ben ne zaman bu insanlara paraya değer veriyorum dedim. Ne zaman sevgilimden ayrıldım bana birini bulun evlenmek falan istiyorum dedim. Ya ben insanların gözünden böylemi görülüyorum ya! Hepsinin bir koca kaynana bilmem ne pişmanlığı bitmek bilmeyen dersleri var ve adı dünya benim duygusallığımla değil para ve mantıkla dönüyor. Şakaya vuruyorum, kalp kırmamaya çalışıyorum ama yetti. İnsanların hayat derslerini dinlemeye özen gösteririm ama para ile ilgili bir hayat dersi parayı haklı çıkarıyorsa dinlemem. Dünya üzerinde gördüğüm tek şey insanların din dil ırk diye yaptığı tüm ayrımların birleştiği tek şey para. Birbirlerine katlanamayan insanların ortak tapındıkları şey para. Hayatın başındasın daha hiç yoklukla sınanmadın diyebilirsiniz haklısınız da belki. Aşk karın doyurmaz klişesini de söyleyebilirsiniz ama parayı değerli kılan insanları ona yükledikleri anlam bence. Paraya değil de insana vicdana değer verirsek para bir kağıt parçası olmak dışında bir anlam ifade etmez. 

6 Aralık 2017 Çarşamba

ayrıldığımı haber vermeyi unuttum mu


Aşk hayatım ve Arap saçına dönmüş ilişkilerimle yine ben. Öyle duygulardan bahseden bir tip değilim, her bokumu da etrafıma anlatan o yüzden mecbur ceremesini internetin yok olmayan dünyası çekiyor. Kadın erkek ilişkileri ile ilgili milyon film izledim ama hiç birinin sonu benim gibi zavallı bir şekilde sonlanmıyor. Paketleyip sattıkları hayallerle büyüyoruz. Resmen kadınlara komplo kuruluyor. Bize kötü davranan her erkek için izden hoşlanıyor safsatasını ilk kim çıkardıysa umarım mezarında egzotik birkaç yılan seni uyutmamıştır. Adam istemiyor seni işte daha nasıl desin. Ama olur mu altında mana aramalar, kritikler yapmalar. Sanırsınız Nobel Edebiyat ödülü için satır arası inceliyoruz. İki basit cümleyi 20 kız 4 ayrı grupla değerlendirip 50 ayrı sonuç elde ediyoruz. Resmen 7 milyar insan Maslow`un sevgi-ait olma basamağına takılı kalmış haldeyiz. 3 milyarının götü bezli desek 1 milyarını ortalığa serpiştiririm. Bir hafta diye gitti Joker iki haftadır Amerika`da. Trump kadar zalim. Kurnaz pislik. Benden kaçtığını ve sırf bu yüzden vizemin uzanmadığı bir yere saklandığını düşünüyorum. Unutmuş bana söylemeyi ama işinden geçen hafta ayrılmış. Bir gün arayacak beni “ya ben sana söylemeyi unutmuşum senden ayrıldım” diyecek. Göt kafalı ben burda battaniyemin altında dondurma yerken o güneşleniyor. Umarım o güneç senin geriye kalan beynini eritir de beni terk ettikten sonra kimse hayrını görmez. Dön artık ya. Derin güneşlenmekse ben sana bir sera yapar kış günü meyvede verdiririm.

22 Kasım 2017 Çarşamba

düşeş gelirse sınır dışı etsinler


Yazı tura atalım dedim sonunda. En azından şansıma güvenirim yazı dedim tura götüyle güldü bana. Adam gitmesin istiyorum tabi ki ama açıkça da gel gitme otur dizimin dibinde de diyemiyor insan. Ben yerinde olsam kendi kararımı verirken beni etkilemesini istemem. O dedi diye gitmesem her kavgada başına kakar, senin yüzünden şöyle yapamadım böyle oldu der en son boşanma talebime bir bir bunları eklerim. Özgür iradesine teslim edeyim diyorum ama iki kıçı kırık mimari açıdan gözümde bok kadar değeri olmayan uzun binalar yapacak diye elin çölüne karşı alt edilmek istemiyorum. Petrol kuyusu teklif etseler tabi gitsin. Ama içme suyuna 5€ verdikten sonra benzin bedava verseler ne fayda. Gerçi hatanın çoğu bende. Baba parası yemeyi seven insana sen kalk büyüdün de kariyer de bağımsızlık de. Al sana bağımsızlık. Güzel gözlü dilberlerle bağımsızlık fotoğrafları atar artık bana. Hayır şirketi arayıp bu adam beceremez bir dost falan mı deseydim? Ya da acilen bir arazi alıp gel istediğin binayı yap mı desem? O da oyalanmış olur. Hayır birde bir hafta olmuş karar verememiş üstüne kararını sağlıklı almak için izne çıktı. Babası iş için Amerika`ya gidiyormuş o da eşlik edip kafasını toplayacakmış. Hayır adam kafasını bile toplamak için bende uzaklaşıyor. Şirret bir karı falan da değilim. Gelip tüm şirretliğimi burda yapıyorum. Lan adamı 4 yıldır tanıyorum 3 yıldır sevgilim  babasının ne iş yaptığını bile bilmiyorum. Zamanında ticaret dedi eyvallah dedik, anası danası beni ilgilendirmez köyün muhtarı kesilmeye gerek yok dedik onun bile suçlusu oldum. Kaç yıl geçmiş babası ne iş yapıyor bilmiyormuşum ilgisizmişim. Sorunca doğru düzgün cevap vermeyen o. Bende inşallah iki beyaz ticareti yapmıyordur dedim sustum. Ne yapsaydım dedektif tutup hafiyelik mi yapsaydım. sen gitme diye ben küresel ısınmadan çöl hayvanlarından baharatlı yemeklerin mideye zararlarından bahsettim. Orhan Veli`den şiiri romantiklik olsun diye değil beni bırakıyorsun bari İstanbul`u terk edeme diye ezberden okudum. Göt kafalı. Artık beni nasıl üzdüysen yeri öptüm yine. Sakarsın her yıl düşüyorsun demeyin bu kez bir diz bir bile bir kol sarılı yatıyorum üç gündür. Netflix kızlar gecesi kategorisinde film kalmadı. Sağlam kalan sol kolumla hem kumandaya hem telefonuma sahip çıkmanın ne kadar zor olduğunu ben bilirim. Sen git özgür kadının eteği dibinde düşünde kafana meşalesi düşsün. Vizem bile yok vicdansız. 

17 Kasım 2017 Cuma

amadan sonrası teferruat


Gülüşleri mutlulukları saklama dağıt, acıları göm sende kalsın insanıyım ben. Bende her insan gibi kötü şeyler yaşadığım oldu sadece sustum, sessizce geçmesini bekledim. Onun gidebilecek olması kötüler listesinde ilk beşe giremese de ilk on beş de yer alır. Gitmesini falan istemiyorum ama gitmede diyemiyorum diyemem hakkım yok. Onun vermesi gereken bir karar olduğuna inanıyorum. Benzeri durumda onun bana git ya da kal demesini istemezdim. Bunun sevgiyle ilgili olduğunu düşünmemeye çalışıyorum. Ama bencil bir yanım aklıyla düşünmeyi bırakıp kal dememi istiyor. Hatta bir Türk dizisi dramı yaratıp beni seviyorsan gitme falan dersin iki gözyaşı dökersin diyor. Ne var ki ben onları diyecek biri değilim. Kendi özgür iradesiyle karar versin istiyorum. Çok standartlara uyan bir ilişkimiz yok. Çok normal ilişki sürdürebildiğim de söylenemez. Bir sürü kişisel sorunum var. Aklımda olan şeyler bazen beni bile hayrete düşürüyor. Bizim ilişkimizin kalıbı farklı işte. 24 yaşına geldim adam ilk sevgilim ve ona sadece bir kez seni seviyorum dedim. Bizi biz yapan hep sınır tanımaz dürüstlüğümüz diyorum ama ona gerçekten ne hissettiğimi bile söyleyemedim. Adamla doğru düzgün konuşabildiğim tek anda her şeyi mahvettim. Artılarından eksiklerinden bahsettim. Onun için her şey kolay. Gelebilirmişim, iki yıl kısaymış gel git yaparken kolay geçermiş. Hatta onunla da gidebilirmişim. Anam babamda öyle diyordu, kızımız adamın peşine takılsın gitsin. Bazen aynı ülkede yetişmediğimizi falan düşünüyorum. Onun için her şey kolay. Gelirsin gidersin… Gelemezsem de artık sen sürme gözlü birkaç hatun alırsın nasıl olsa oralarda yasaldır. Benden daha güzellerdir tabi. Dürüst ol dedi, olduk bu kez düşündüklerimizi beğenmedi. Güvenim yokmuş -tabi olmaz arkadaşıyla yatan ben değilim- her uzak ilişki yürümez diye kural yokmuş. Oldu sen git dönersen benimsin diye bekleyeyim ben de. “Evlenelim” dedi. Suratına boş boş baktım. “Ben yarın evlenelim desen seninle evlenirim sen yapabilir misin?” dedi. Ben yapamam. Onu seviyorum ama.. Benim amalarım var işte. Hayatımı ondan başkasıyla düşünemiyorum ama evli beni de düşünemiyorum. Evlenmek falan istemiyorum. Herkesin hayatında olması gereken bir şey olarak görmüyorum. O böyle kocaman laflar ederken ben ona gitmede diyemiyorum işte.

14 Kasım 2017 Salı

elin oğlu kızlarını peruklu bir hergele yüzünden üzüyor


Üşüttüğüm zamanlar sancılı geçiyor malum dönem. Yatağımdan çıkartmasınlar, çikolatamı ve bilgisayarımı versinler yeter bana. İlk iki gün insanlardan izole yaşamayı seviyorum. Regl acısı ancak öyle diniyor bende. Hormonlarda coştuğu için haliyle biraz duygusal olabiliyorum. Saw serisini izleyip acı çekiyorum. Sonuçta filmin altında yatan bir felsefe ve dram kısmı var. Film izlerken  ve yemek yerken telefona bakmam ama bir istisna yapıp Joker`in telefonunu açtım. Sesi bir mutlu sanırsınız Jüpiter`de Joker`in tek hücreli akrabalarını buldular,  Mars`ın tapusunu verdiler buna. İş teklifi gelmiş. Başta ne var bunda arada geliyor zaten falan desem de eklenen üç dört sıfır ve para birimi değişikliği uçak çapta bir çarpıntı yaptı. Gerçi sıfırlardan sonra odaklanamamışım ve küçük detayı kaçırmışım. İş Dubai`deymiş. Yemişim sıfırını falan ne Dubai`si be! Olayları idrak ettiğimde kaynar su döküldü başımdan deyişi biraz hafif kalıyor. Kendimi tencerenin içine koyduktan sonra yavaş yavaş suyu kaynatılan kurbağa gibi hissettim. Zavallı biz başımıza ne geldiğini bile anlamadık. Ben daha elin kızıyla baş edemezken, üzerinde peruklu bir adam olan tüm dünyanın onun içi savaştığı bir şeyle nasıl savaşacağım. Bir adam yüzünden terk edilmeme şu kadarcık kalmış. Bari rakibim kanlı canlı bir kadın olsaydı. Onurlu bir savaş verebilirdim. Adamın sesi bülbül gibi şakıyınca ne güzel deyip kapattım, keşke hiç açmasaydım. Teknoloji şirketleri keşke kötü haberi sezen telefonlar bulsa, uyarsa. Öğrendiğimden bu yana yedi saat geçti ve Saw izleyip salya sümük ağlıyorum. Annem psikopat olduğumu düşünüyor. Babam ağrım yüzünden sanıp üç kez zorla hastaneye götürmeye kalktı. Bilmiyorlar ki elin oğlu kızlarını peruklu bir hergele yüzünden üzüyor.

3 Kasım 2017 Cuma

açık mesaj ver



Şahsi fikrimi soracak olursanız dönem koca değil kaynana seçme vakti. Altın kurala çok uygun davranmasam da hayat bu B planı her zaman şart. Eğer kaynanadan önce adamı seçtiyseniz kaynanayı düğünüzde ilk defa görün. Akraba olaylarına girmeyin hiçbir şekilde. Şu ana kadar çizgimi hiç bozmadım. Ailesi ile tanıştırma girişimlerini bir şekilde atlattım. Midemimi üşütmedim, babam çıkmama izin vermiyor mu demedim hatta bir keresinde acildeyim hastayım deyip sonra ondan önce hastaneye varmaya bile çalıştım. Sanırım ondan olsa gerek Joker`de anne babası ve abla dediği kuzeniyle tanışma fikrinden bahsetmez oldu. Ancak tek dişi kalmış kıskançlığım Kakalak Joker`in abla dediği kuzenle hala tanışmadığıma laf atıp istenmeyen layık olmayan kız muamelesi yapınca bana tutturdum tanıştır bizi diye. Bizimki bir heyecanlı sanırsınız Kanada Başkanı ile tanıştıracak beni. Bana üstüne düzgün bir şeyler giyseydin dedi it. İşsiz güçsüz ortalıkta dolaşıyor olabilirim ama gün içinde işlerim vardı eve uğrayıp tipi düzeltemedim. Hem ne var yani kot thsirt iste mis gibi. İnsan içinde dolaşmışım bütün gün onunla ben. Kraliçe Elizabeth`e takdim edileceğim sanki diye düşünürken kızı görünce Elizabeth daha sevimli gözüme. Baştan aşağı hatun klas. Ülkede kast sistemi olsa ben ancak nefes alırım. Eh böyle olunca da benim özgüven kuyruğu kopmuş kedi gibi köşeye çekildi. Zaten kızın ağzında yaydığı kelimelerle sohbete de odaklanamadım. Bir ara ben üniverstede bile derslere kot thirtle gitmedim. Bizim zamanımızda kürkle gezerdik dedik. Herhalde onun zamanında orta asyadan henüz göçmemiştik. Sen bir daha giy o kürkleri de Peta kırmızıya boyasın seni. Pis vahşi. Kızın gözünde işsiz güçsüz, vasat kılıklı hatta Joker`in paralarını yiyen bir imaj oluşturdum resmen. Bir süre sonra beni görmezden gelmeye bile başladı tilki katili. Sevgilisi durumu anlamış olsa gerek benimle sohbet etti de akşamın sonu geldi. En son ayrılırken Bayan Kürk zeki kızsın dedi ama iltifat mı etti, hakaret mi anlayamadığıma göre o kadarda zeki değilim.

29 Ekim 2017 Pazar

bitmeyen regl


Boğa güreşleri resmen Lady Cumhuriyetinde başlamış bulunmaktadır. Yalnız ben arenada matador değilim. Ben kıskançlıktan gözü kör olmuş boğayım. Matadorum olan Kakalak`ın ise bu savaştan bağırsakları deşilmiş olarak ayrılması hedefimiz. Tamam bağırsakları deşilmiş olmasa da kafasına yediği darbe sonrası Joker`e dair her şeyi unutsun kafi. Şimdi elin psikopatı bağırsaklarını falan deşer bu yazdıklarım yüzünden işlemediğim suçlardan dolayı hapishanede Joker`den temiz don beklemeyeyim.  Gerçi Joker`de ne temiz donluk adamdır tartışılır. Joker ve Kakalak`ın geçmişini öğrendiğimden beri kıskançlıktan deliriyorum. Meğer kıskançlık insanı yiyip bitiren 7/24 emek isteyen  tam zamanlı bir işmiş. Bütün şeytanla ortak çalışan, sevgilisine bitirme projesi muamelesi yapan arkadaşlarımı elimde not defteriyle dinliyorum. Vizelerime finnllerime böyle çalışmazdım ben. Tamam adamın el değmemiş olmadığını biliyorum ki sevgilileriyle bile aynı ortamda olduğum oldu ama hiç böyle kıskanmadım. Ama Kakalak mevzusuna çok geç uyanmam ve hatunla altlı üstlü oturdukları gerçeği beni delirtiyor. Kakalak kapıyı çalar; ampul patladı, musluk bozuldu, evde ses duydum bahaneleriyle Joker`i çağırır… sonrası +18. Ucuz Brezilya dizileri aklımdan geçenlerin yanında masum kalıyor. Aklıma geldikçe arayıp Joker`i ağzına güzelce tuvalet muamelesi yapmak istiyorum. Gerçeklikle hayallerim arada birbirine girse de henüz fire vermiş değilim. Joker`in beni tanıdığından beri en yumuşak, tatlı haldeyim. Beyni elinden alınmış koyun gibiyim. Ne dese bir katılmalar, sevimsiz sevimsiz sen ne dersen o`lar. Hayır ben bile tiksindim kendimden. Nasıl bir omurgasızlık ama elimde değil. Kavga ettiğimiz sonrasında Joker`in teselliyi Kakalak`ın kollarında bulduğu görüntüler aklımda dolaşırken ben adama sıçarım senin de onunda çarkına nasıl derim. Lan zaten bende akıl olsa bizim şu büyüklerin zamanında dediği cahillik mutluluk ikilisi ile devam ederdim. Kakalak`ı görmeye vakti kalmasın diye Joker`e şu sıra bir tek uyumaya vakit bırakıyorum. Sürekli bir etkinlik, özledimler.  Yeminle bu gidişle bu çocuk benden bezecek. Çocuk son iki haftadır regli falan olduğumu düşünüyor. Bugün bir doktora falan mı gitsen iki haftadır reglisin dedi. Bitmiyor canım bitmiyor. Çaresi doktor falan da değil.

Not: Joker`i Kakalak`tan uzak tutma etkinliklerinden biri “Bak Bizim Şarkımızı Çalıyorlar” müzikaline gittik. Çok beğendim tavsiye ederi ancak mevzu benim iki hayvanı ifşam. Hatunun biri oyun sırasında açtı telefonla konuştu. Ya sen nasıl bir yaratıksın. Diğeri de oyun sırasında flaş patlatarak fotoğraf çekti ki bu da kadın olmakla birlikte yetmedi ikinci kez aynı şeyi yaptı. Kadınların bu konuda daha duyarlı olduğunu düşünen ben cidden  hayal kırıklığına uğradım yine. Bundan sonra böyle hayvanları her seferinde budan rezil edeceğim. Azıcık saygı. 

11 Ekim 2017 Çarşamba

çocuklarıma baba da seçtirmiyorlar


Ne erkek gururuymuş kardeşim. Yeni doğmuş kedi yavrusu benden daha art niyetlidir. Öyle masumca söyledim. Bir anda ağzımdan çıkıverdi. Bilinçaltı bu sahip çıkamıyorsun ki. Köpek falan değil ki gezmeye çıktığında tasma takasın. Hem insanın başına ne gelecek, hayat seni nereye alıp götürecek bilemezsin. Bir bakarsın gün gün gezip dedikodu yapıyorsun, bir bakarsın sarayında oturmuş yeni botoxlanmış yüzünle portreni çizdiriyorsun. Tüm suç işgüzar arkadaşlarda. Siz evlendiniz jet hızıyla çocuk yapıyorsunuz diye herkes sizin yoldan gitsin, o çukura düşsün istiyorsunuz. Bence evli insanlar biz bekarları kıskanıyor. Onun ailesini hoş tut bununkini derken yıpranıyorlar. Sonra herkes onlarla çeksin beter olsun istiyorlar. Tamam belki iyidir hoştur ama bakın sizin yüzünüzden ben trip çekiyorum. Çocuk yolda olunca salağın biri kaç çocuk istersin bombasını ortaya attı. Dört dedim tabi ki. Ne kadar kalabalık aile o kadar iyidir. Joker de “Dört çok iki yeter ya, fazlasını yapmayız, kurbağa” dedi. Hayır Allah aşkına olmayan folu yumurtayı geçtim ne diye cevap veriyorsam bende.  İçimden Joker`e “Çocukları senden yapacağımı nerden çıkardın?” dedim. İçimden söylediğimi düşündüm daha doğrusu. Ortam bir anda sessizleşince Joker`de suratıma boş boş bakınca durumu fark ettim. Yani insanlık hali dünya hali ne olacağı belli olmaz ondan dedim, bir anda öyle çıktı yoksa tabi ki sen kaç istersen o hayatım dedim kurtulamadım. Panikle devam edip “bak ya ölsen tamam ağlarım üzülürüm ama annem babam torun torba ister diye evlenirim yoksa biliyorsun beni” deyip sıçtığımı sıvadım. Aman, sanki ben ölsem cinsel perhize girecek. Rahipti bizimki. Ayrıca çocuğu ben doğuracağım ona ne sayısından ya. Gözüm keserse beş bile yaparım.

5 Ekim 2017 Perşembe

pagan bayramları için kurbanım hazır


Kimlerin eline düştüm ben. Kara bahtımın kör talihine sıçayım. Ya ne olurdu sonsuza kadar mutlu yaşadılar en azından 60`a kadar mutlu yaşadı, “eşi ölünce ne kadar üzülse de hayat üzülmekle geçmez dedi ve 63`ünde ikinci baharı ile bir kez daha aşık oldu” falan olsaydı. Bakın vicdansızda değilim, 3 yıl yas tutmuşum. Ama ben nelerle uğraşıyorum. Meğer Kakalak, NilKuşu`na değil bana düşmanmış. Onu çoktan kesmem gerekiyormuş. Lan koloni halinde aynı yere toplanmışlar bir de. Sanki İstanbul`da başka satılık daire yok. Birbirlerinin götünden ayrılamamışlar. Hepsi aynı yerden ev alıp komşuculuk oynuyorlar resmen. NilKuşu yıllardır sevgili Aslan`ı Kakalak hatundan kıskanıyor. Zamanında bir öpüşmüşler falan kız hala Aslan`a melül melül bakıyor. Dolayısıyla bizde kızlar kitabın 16. Maddesine dayanarak Kakalak`tan nefret ediyoruz. Bütün sinsi, samimiyetsiz gülüşlerimizi ona saklıyoruz. Hak ediyor da hani. Sevgilisi var ama Aslan`a asılmaktan da geri duramıyor çünkü. Tabi o da benden ve NilKuşundan sonuna kadar nefret ediyor ve her fırsatta arkamızdan sallıyor, duyuyoruz. Ama zavallı masum ben bunun sadece NilKuşu`nun arkadaşı kategorisi yüzünden sanıyordum. Meğer kız Joker üstünde hak sahibi falan olduğunu düşünüyormuş. Neye dayanarak derseniz, benim nefret ve şüphe dolu bakışlarımla her şey ortaya çıktı. Bu Kakalak pek bir elini kolunu sevgilimin üzerinde tutuyordu, kıskanıyorum demeyip karizmayı bozmamak için he dedim geçtim. Buraya da gelip kıskançlıktan midem kurtlandı yazamadım haliyle. Ama bu iyice sevgilimin ağzının içine içine soktuğu dudaklarla olayı “ruh çağırıp bunu kurban etsem ne çıkar” boyutlarına getirdi. Narnia Günlükleri cadısı gibi Jokeri avlamak için zamanı bekledim, lafımı dolandırdım, yumuşakça “Ya sizin bu Kakalakla aranızda bir şey geçti mi daha önce?” diye sordum ama o nasıl bir sorma zerre umurumda değil havasında. Nerden çıktıları falanı sümüklü peçetem yaptım bizim doğrucu davutta zaten dünden hazır “ya biz onla daha önce takıldık” demesin mi? Takılmak derken aklınıza izlediğiniz Türk dizileri gelmesin. Bildiğiniz yatmışlar ve ben bunu yeni öğrenmekle birlikte arkadaşız diyorlar ya. Ben hiç arkadaşımla yatıp kalmadım. Lan Dawson`s Creek mi çekiyoruz burda? Allah`ım bu kız senin arkadaşının kardeşi ya. Türk örf adetleri ne oldu ya. Aslında varya kızın abisine de, Joker`i de Aslan`ı da eşek sudan gelene kadar dövsün. Ya ben bu adamın birlikte olduğu kadınları görmek duymak istemiyorken şu halime bak. Her yer Konya ovası mübarek. Kafayı yicem yaaa. Bu kız Joker`in alt dairesinde oturuyor. Joker`in o evden taşınması 3. Dünya Savaşından daha önemli hala geldi benim için resmen.

2 Ekim 2017 Pazartesi

problemin cevabı ben


Küme problemine çevirdiniz iyice işleri. Bir düğün salonunda 500 davetlinin 6/10 kadındır. Bunların 1/4 evli, 15 tanesinin bir ayağı çukurda, 20 tanesinin başı bağlı. Bu davette evlenmek istemeyen kız kimdir? Bir evlenme furyası aldı başını gidiyor. Whatsapp gruplarının hepsini çeyiz, dantel, yatak örtüsü muhabbetleri yüzünden sessize aldım. Geçen ay dört düğün, iki söz, bir nişan ve kaybedilen 5 çeyrekle kapattım. Baktıkları düğün mekanlarından giyecekleri dona kadar paylaşmaya başladılar. Üzerine bir de karşı tarafın ailesi ile yaşanan çekişmeleri de dinleyip taraf olmamız bekleniyor. Asıl bomba Hostes o sosyopat sevgilisiyle evlendi. Sidikli istemeye istemeye nikah şahidi oldu. Hostes için güldük eğlendik, o salağın elini sıkıp tebrik etmek zorunda kaldık. Gerçi kına gecesinde anasını trolledik sefam olsun. Geçen yıl tanışıp kırk yıldır arkadaş gibi olduğumuz dört kızdan üçü evlendi. Resmen toplu sünnet düğüne katılmış gibiyim. Bir de yetmezmiş gibi siz ne zaman evleniyorsunuz diye soruyorlar. Ya kardeşim ben evlenmek istemiyorum. Keyfim yerinde. Bana çok uzak bir fikir gibi geliyor. Çok gencim bir kere. 24 nedir ya. Benim anneannem 15 yaşında evlenmenin normal olduğu zamanlarda 22 yaşında evlenip, 27 den önce çocuk yapmamış kadın. Çok kendisiyle anlaşamasakta biz birbirimize çok benziyoruz bu yıl ilk defa anladım. Her kadının hayali gelinlik, evlenmek değil. Bıktım artık evlilik sorusundan. Kendi çapınızda evlenin. Bir de o ayakkabının altına ismimi yazmaktan vaz geçin, kafama da çiçek fırlatmayın. Hayır bir tanesi kalkmadım diye masama fırlattığı çiçek yüzünden etraf alev aldı. Kabus görüyorum arkadaşlar yapmayın lütfen. 

Merak edene: damat neden sosyopat?

10 Şubat 2017 Cuma

ahlak kumkuması kesilceksen okuma


Kansermiş. Son sınıfta beni gereksiz toplantılara sokan bir yerde staj yaptım. Kodaman tiplerin arasında bağlı olmadığım ama güçlü isimlerden biri olan ve sanırım ofiste en sevdiğim adam oydu. Gelen giden takım elbise ile dolanırdı, o ise en güçlü isimlerden biri olmasına rağmen kot pantolon tshirt ve gömlek giyer uzun saçlarını da toplardı. Dünyanın en rahat tiplerinden biriydi. Sanırım ayrılırken hoşça kal demeden tüydüğüm için pişman olduğum tek isimdi. İş tekliflerini kabul etmemiştim. Geçen yıl tekrar iş teklifiyle geldiklerinde ise çalıştığım yeri yüz üstü bırakmak istemedi. Teklif ettikleri şeyi reddederken çok gel gitler yaşadım. Onun altında çalışacaktım ve beni kendi yeri için eğitecekti.  Joker`in beni sevdiğini hiç söylememesinin sebebi de sanırım o. Joker yanımdayken karşılaştıktan sonra Joker yüzüme şoka girmiş halde “sen bu adamdan hoşlanıyorsun” demişti. Hoşlanıyor muyum? Ben mi? Hadi ama!! Sevgilim var ne hoşlanması!! Adam babam yaşında ya da daha doğrusu ondan bir iki yaş büyük!! Saçmalamayın ne alakası var!! ”Sanırım biraz” oldu ama cevabım. Lan kızım mal mısın? İnsan sevgilisine bunu der mi? Başka birinden hoşlandığını söylememeli, inkar etmeli, üste çıkmalı, sen beni nasıl böyle bir şeyle suçlarsın diye çemkirmeli. Bense onun yerine doğruyu söyledim. Hep kendinden çok yaşlı adamlarla evlenen kadınları para avcılığıyla suçladım. Hep. Çünkü adam yaşlıdır kadın genç. Parası için evlenmediyse ne diye evlendi. Aşk olabilirmiş. Ona aşık olmadım ama ondan hoşlandım. Adamın babamdan büyük olması bile bu durumu değiştiremedi. Hem ne yani ellilik Brad Pitt versek ağzınızın suyu akmaz mı? Bence aramızda koca boşayacaklar bile olabilir. İşin şakası tabi bu. 

Okuldan bir kızla başladık staja. Dışardan bizim geldiğimizde işleri organize etmesi gereken adam bir boka yaramayınca ayrılmıştı. Hiçbir şey bilmeyen biz ve başımızdaki kadın sorumlu kalakalmıştık öylece. Öğrenmek için denemek için çok çırpındık. Gece onlara on birlere kadar çalıştık. Yalnız kalmayalım koca binada diye beklerdi. Diğer kız tüm işi üzerime yıktı gitti tek başıma kaldım, geldi odama benimle bir sandalye çekip muhabbet etti. Stajyerdim ama koca odada tektim. Önümde iki bilgisayar öylece yalnızlıktan sıkılırdım. O gelir konuşur, sorduğum her soruya cevap verirdi. Kaldı ki o kadar bilgiliydi ki, tamamen farklı alanlarda olsak bile çok şey öğrendim ondan. Çünkü biliyordu ve öğretmekten çekinmez, ben kimim havasıyla gezmezdi, paylaşmaktan çekinmezdi. Sonra odamın merkezi sistem zırvalığının bahar ayı girer girmez kesilip benim efsane hasta olduğum dönem odama daldı, bir masa aldırttı dekore edilmiş odasıyla alakası olmayan masayı oraya getirtti. Benden sorumlu olan kadına “Kızı hasta ettik orda bizim odalar hala sıcak” dedi. Bu kadın aman ona dikkat et, patronlar ağzının içine bakıyor, öyle cool göründüğüne bakma diyordu adam benim için odasındaki oturma grubu zırvalığından kurtuluyordu. Sonra ne mi oldu? Okuldan staja giderken daha bir mutlu gitmeye başladım. Saatlerce benimle sohbet ettiği oluyordu. Bir iki kez azardan koruduğu oldu. Sanmayın ki asıldı. Düzgün bir insandı. Göğüs dekolteli şeylerden giymekten sırf insanlar oramdan başka bir yere bakmıyor diye giymem ama o konuşurken sadece yüzüme bakıyordu. Konuşurken diğerlerinin yaptığı gibi bakışlar aşağı yukarı oynamazdı. Bizim sorumlu kadın ve diğerleri ondan çekinse de o komikti, sıcakkanlıydı. Herkesin komik karikatürlerini yapmıştı mesela. Sayesinde saatlerce güldüm. Sayesinde alanının en güçlü insanlarıyla tanıştım. Bir sürü bilmediğim şey öğrendim. Şaka gibi belki ama sohbetler sırasında hayata başka bakmayı bile öğrendim. Kadın sır küpüdür diyordu ama adam hobilerinden bahsediyordu, boşandığı eşinden, gençken batırdğı işlerden, üniversitede yaptıklarından, yıllardır değişmeyen tatile gittiği kıyı kasabasından, arkadaşlarından, ailesinden ne bileyim daha birçok şey. Sorumlu kadına boşandığı eşini sorduğumda anlattığı için aval aval bakmasını mesela hiç unutmuyorum. “Senin hiç kötü bir alışkanlığın yok mu? Sigara içmezsin, sessizsin... Gerçi daha çok gençsin” dediğinde sırf çocuk gibi görmesin diye “Alkol var sayılmaz mı?” demiştim. Nasıl bir imaj çizdiysem şaşırmıştı. Bira sevmem ama tekila ve viski güzel deyince Jack`i viskiden kabul etmeyip ertesi gün ofise viski şişesiyle gelmişti. Fincanda kahve yerine azıcık hakikaten güzel viski yudumlamış olabilirim. Adamdan hoşlanıyordum ama ben lisede milli güvenlik dersine giren Albaydan da hoşlanırdım. Aile üniformalı diye bana diğer kadınlardan daha da çekici gelirdi üniformalı erkek. O kadarki adam gel evlenelim dese benden iki yaş büyük oğluna üvey anne olmaya hazırdım. Hayranlık, belki de gerçekten hoşlantı. Ama adamın ki sadece normal olan dedim. Lan kızım adamın çocuğu yok kesin kızı olsun istiyordu al seni koydu yerine dedim. Lan keşke o kadar seksi sigara içmese. Ya da ne olurdu bir otuz yıl kadar erken doğsam. Sonra bizim patronun beni varisi gibi toplantıdan toplantıya soktuğu bir akşam odaya döndüğümde masamda özel numarasının yazılı olduğu bir kağıt duruyordu. Nasıl sevindim anlatamam. Adam da benden hoşlanıyor olabilirdi. Yoksa neden özel numarasını falan bıraksın. Hem de ev telefonu dahil. Tamam azıcık bu konularda salak olabilirim ama sizden hoşlanan erkeği az çok anlarsınız. Vardı işte bir şeyler. Bir sonraki hafta gittiğimde durdu durdu sonra “Lady, telefon numaramı bıraktım, aldın mı?” dedi. Evet aldım ama eve gidince babamı görünce aklıma direk gelen şu oldu. Baban aklından geçenleri yani bu adamdan hoşlandığını bilse çok üzülürdü. Kim kızının kendinden bir aç yaş büyük birisine aşık olmasını ister ki? Hayır bizim sülale bir Serdar-Chloe çifti kaldıramazlardı biliyorum hani. “Aldım” dedim. ”Aramadın” dedi. Nasıl arayayım babam üzülür annem bacaklarımı kırar. Tüm bunlara rağmen diğer cümlesine başlayana kadar sevincimden uçtum. Sonuçta aramadığımı fark etti. Sonra aklımdan geçenlerin ağzına sıçan o cümleyi kurudu “Neyse bir şey lazım olur, aklına bir şey takılırsa bu  numaralardan daha çabuk ulaşırsın ” Sonra ben sorumluma staj bitirme evraklarını imzalattım. Şansıma Patron o gün gelip benden okul bitince orada devam etmemi, her işi çabuk kavradığımı, alanım olmasa da geleceğimin parlak olduğunu söyledi. Olmaz dedim yüksek lisans yapacağım dedim. Adam “Burada yüksek yapmayan iki dil bilmeyen yok. Çalış çalışırken yaparsın” dedi ama kabul etmedim. Sebep belki hoşlandığım adamın uygun olmamasıydı,  belki kariyerimde ilerlediğim şeyde ne kadar geleceğin parlak deşeler de çok severek yapmamamdı. Hala bilmiyorum. Ama öğrendiğim bir şey var. Kadınlar her zaman para için kendinden büyük erkeklerle birlikte olmuyor. Ondan bana Itzachk Perlman`ı bana sevdiren adam olduğu için hala hoşlanıyorum. Belki de duygularımı yanlış değerlendiriyorum. Hayranlık sadece ama bunu kimseye hiç kimseye anlatmadım. Sidikli`ye bile. Numarasını saklayıp, ne aradım ne kaydettim. Kimseciklere de anlatmadım. Çünkü biliyorum herkes yargılayacak ayıplayacak. Hatta burda bile anlatmak isteyip defalarca vaz geçtim. Çünkü ben bile Yaşlı erkeklerle birlikte olan kadınları yargıladım. Sonra kendim ondan hoşlandığım için yargılanmak istemedim. Sadece sorumluma hoşça kal deyip topukladım, eşyalarımı almak için bile uğramadım. Şimdiyse hala sıcak gülümsemesiyle aklımda, sevgilim olan adamın bana ondan hoşlanıp hoşlanmadığımı sorduğu düşüncesi. Joker ona olan bakışımdan anlamış. Bakışlarımın her şeyi yansıttığını iddia ediyor beyefendi. Yalan söylemek istemedim, çünkü o söylemiyor. “Beni onun için terk etmezsin dimi?” dediğinde Joker tereddütsüz “Hayır” çıktı ağzımdan. Bugün onun yerini almam için aradıklarında kanser olduğunu öğrendim. Canım yanıyor.


5 Ocak 2017 Perşembe

tabutuma çivimi kalbime masajını yaparım


Neşemi kaybedince yeni yıl yazısı bile kasvet doldu. İçim kararınca tüm o karanlığı üzerinize salmak istemedim. Noel Baba ile de zaten aram çok iyi değil. O yüzden kendime küçük istekler koydum hep. Bu yıl ki hedefim biten keçeli kalemlerim yerine bir paket almaktı ki aldım. Bu yıl hayallerimi gerçekleştirmek istiyorum. Çalışmayı seviyorum ama ben gezmeyi de seviyorum. Kendimi bu yıl alanımda daha iyi olmak istiyorken kendime iki adet uçak bileti aldım. İki günde bir şehir az çok biter felsefesi ile hareket ettim. Hayat fazlasıyla kısayken kendimi, hayallerimi ertelemeyi bırakıyorum İşmiş güçmüş yaktım gemileri hak ediyorum bu performansa. Kendime bir seyahat bloğu açmaya karar verdim. Gittiğim hoşlandığım yerleri yazmak istiyorum. Bu yaz işaret dili kesinlikle öğreneceğim kafaya koydum. Yaz içinde Sidikli ile bir yurt dışı planımız var ama hedef Avrupa değil Asya. Pastacılık kursu gibi bir şeyler düşünüyorum. Ve en önemli kararın buraya yazmadığım için fark edilmeyen bu ölü toprağımdan bıktım. Ruhum çalınmış gibi. O eki beni o kadar çok özledim ki. Beni sınırlayan, yargılayan herkesten her şeyden sıyrılmaya karar verdim. Bir yıldır etrafımdaki herkes beni olmayan kalıplara sokuşturmaya çalışırken izin verdim. Onlar beni tabutuma koydu ben çivimi çaktım. Buraya yazmak en çok sevdiğim şeyken, burda kendimi dinlerken kendi sesimi kıstım. Yazarken fark ettiğim karşıma çıkan beni yabani otlarla kapatmışım. Ama şunu bir kez daha hatırladım, hayatta yaptıklarımız sonsuzlukta yankılanır. Benim sonsuzluğumun imzası ruhum. Kendimi buz kalıbına sokmak başıma gelen beni oluşturan her iyi ve kötü yaşantıma, güldüğüm ağladığım her güne haksızlık. Sizleriniz planınız ne bilmiyorum ama benim planım o insandan vazgeçmeyen, umudunu yitirmemiş, hayattan zevk alan o kıza kalp masajı yapmak.

14 Ekim 2016 Cuma

götünde ayılar kamp kursun sevgilim


Kamp fikren sevdiğim, yapan insanlara özenerek baktığım bir olay. Topla çadırını dünya senin. Gez, gezerken gör ve üzerine eğlen daha ne olsun. Daha önce babamlarla birkaç kez yaptık ve ben insanların burnundan getirdim. “Çok sıcak, böcek var burada, sıkıldım, şarj da bitti, off poff” Annemle babam zavallılarım ne yapsınlar belki bir gün çocuklar karışmış diye biri çıkar gelir diye bekliyorlar. Bense tüm bunları unutup yalvardım yakardım gerçekleri çarpıttım izni kopardım. Jokerle kamp yapacağız diye nasıl mutluyum. Herkesin paylaştığı o romantik fotoğrafları yaşayacağım. Hatta bende istiyorum ama çekmesi için yanımda üçüncü kişiyi taşıyamam, makine sabitleme ayarla pozu içinde fazla üşengecim. Adam inşaat mühendisi çadırı beş dakikada kurdu, bana kalsa kuramaz sazdan barınak yapardım. Gerçi çadır kuramayan adamın yaptığı barınaktan anca Barbie evi olur. Her şey uyuma vaktine iyiydi. Ayaktayken soğuğu bir şekilde atlatıyorsun da, uyumaya çalışırken o soğuk sende sürekli çişim var, altıma kaçırırsam of buralar hep kokar düşüncelerine sürüklüyor. Zaten insanın götü donarken, bacaklarını rahatça açıp yastığına sarılamadığı o uyku tulumunda uyku mümkün olmuyor. Ofladım pufladım Jokerin kılı kıpırdamayınca söylenmeye başladım. Ben söylenirken baktım adam rüya görüyor en son tekmeleyerek uyandırdım kalk gidiyoruz götüm dondu dedim. Evime döndüm sıcak yatağıma girdim demek bende isterdim ama nerde bende o sevgili. Bu saatte araba kullanamazmış, annemler telaşlanırmış. Anam babam asıl ben soğuktan ölürsem telaşlanır desem de dinlemedi. Sonunda çadırı bırakıp arabada yattık. Gözüme gram uyku girmese de sıcaktı. Tüm hayallerim bok oldu bari güneşin doğuşunu birlikte izleyelim dedim aldığım tek cevap “horrr” oldu iyi mi? O gün bugündür de yataktan çıkamadım, yediğim iğneler popomu süzgece çevirdi.  

4 Ekim 2016 Salı

çikolata mıyım baklava mıyım ben be


İki yıl fark olunca tabi anasını da tanıyorsun danasını da. Nil kuşu düğün düğün geziyor Aslan ile. Bana gelirsek ben evimde oturuyorum. NilKuşu sülaleyi sayarken ben iki kardeşi var işte diyorum. He diyeceksin istedin de tanıştırmadı mı? Yok valla ben anasıyla babasının fotoğrafını bile merak edip bakmadım. Instagramda rastlamasam bilmezdim de. Adamdan bir seni seviyorum duyamamışım anasına el öpmeye mi gideceğim? Doğal olarak ben özellikle ailesinin katıldığı hiçbir düğüne gitmiyorum. Bunlarda da ne arkadaş gurubu varsa anca evleniyorlar ve hepsi bir başka ilde. En son düğün Antalya da oldu, burada kalan bir ben oldum. Bu gidince anneannesi beni sormuş. Kadında haklı torunu kimle düşüp kalkıyor bilsin. Yerinde ben olsam kızın anne kızlık soyadına kadar sorardım.  Açmış telefonunu bir fotoğrafımızı göstermiş, annesi de bakınca olan olmuş. Kadın “Üzerindeki senin tshirtün değil mi?” demiş. Hayvan herif göstere göstere o fotoğrafı göstermiş. Kadın kim bilir hakkımda neler düşünmüştür. Zaten ne zaman biz evde oturursak hissetmiş gibi arıyor. Bizimki dışarda olsak “Dışardayım” diye kestirip atarken, evde olduğumuzda “Lady ile evde takılıyoruz” diyor. Bir gün dayanamayıp ağzının ortasına elimin tersiyle yapıştırıp erkeğe şiddet uygulayacağım. Ne takılması be! Kadınla tanışmak istemiyordum artık yolda görsem Nas okur kaçarım. Halbuki valla masumdum. Giydim ama çok terlemiştim, terli tshirtle oturmak istemem. Of fotoğrafta da bir çirkinim sormayın. Ne dediler diye sordum “Tatlı kız” demişler. Bu mu yani? Fark ettiyseniz “aa ne güzel, hoş kız” falan değil. Tatlı ne ya. Kalbi kırılmasın diye geçiştirmek gibi bir şey.

26 Eylül 2016 Pazartesi

dost başa kadın bacağa bakar


Yanımdan bir kaç saniyede geçti ama ben sanki saatlerce süzdüm. Arkasından uzun uzun baktım. Zaten bakılmayacak gibide değildi. Hatunda bir bacak, boy pos vardı süzmeden edemedim. Kadın vücudu çok estetik bir şey zaten. Cidden kadın vücuduna bakmaktan hoşlanıyorum. Ne kadar sutyen sevsekte Victoria`s Secret şovu sırf bundan da izlemiyorum. Biseksüel miyim acaba diye soruyorum kendime bazen, sonra “Yok beeee! Sırf sen değilsin inceleyen eden. Bak Hostes, NilKuşu Sarı falanda senden” diyorum. Sanırım bu dost başa kadın kadına bakar durumu. Kızın vücudunu ne kadar taktir edip beğensem de “Az önce yanımızdan geçen kız benim senden önceki en uzun süreli sevgilimdi” cümlesiyle  aslında kusursuz olmadığını idrak ettim. Bacakları çarpık bunun. Zaten bir böyle biçimsiz falan. Vücut orantısızlığından bahsetmiyorum bile. Bu selülitli haliyle  o şortu hem de bu soğukta giymek nedir? Amerikan filminde mi ki o kazağın altına geçirmiş birde bunu. Güzelim benim götüm dondu senin ateşin kaç derece? Off ben hatunun bacaklara bak bak bitiremedim Joker bunla üç ay birlikteydi. Hem de üniversiteyi İstanbul`da okuma sebebi kız. Kıskançlık falan yapmıyorum. Hem bu kız 90 doğumlu. Gelmişsin 26 yaşına o kaykayda ne işin var. Yaşıtların çoluk çocuk sahibi olmuş. Kaykay tepelerinde gezeceğine evlensen benimde aklım kalmasa sen ve Joker`in geçmişinde. Hızlı geçtiği için yüzünü de göremedim ki. Ama ben de bu şans varken Allah ben bu bacaklara çirkin bir surat koyamam en iyisi son bir kıyak yapayım demiştir. 

6 Eylül 2016 Salı

patron aşığı oldu


Bir aylık işi adam benden bir buçuk haftada bitirmemi istedim. Hesaplarıma göre günde ortalama 14 saat falan çalışmam gerekiyordu. Yeni birini bulup yardım etmesi falan imkansız zaten bu kadar kısa sürede. Bende her akıllı çalışanın yapacağı gibi pazarlık yaptım. Tarihe yetiştirmem halinde yıllık izinden sayılmayacak iki hafta tatil talep ettim. Manyak mısın diyen oldu ama nasıl iş veren için iş ortamı vahşi doğa ise benim içinde öyle. Eşeği süreklide sağlam kazığa bağlamayı sevdiğim içinde işe başlamadan adama anlaşma imzalattım. Tatile gittim diye sonra izin vermez, kafası eser kovar elimde belge bulunsun. Gerçi bir çok insan sınırı aştığımı düşünse de bizim Patronun hoşuna gitti bu tavrım. Durumdan hoşnut olmayan tek isim Joker. Patronumdan hoşlanıyor ki, bir bayan bu saate kadar çalıştırılmaz diye geziniyor. İş yerinin önünde bir bekle iki bekle derken en sonunda bizim patrona söyledim güvenliğe desin de arabada iki büklüm olmasın çocuk. Başta patronum hakkında asıp kesen Joker ben çalışırken adamla kanka oldu. O saatte ne işi var adamın derseniz adam iş manyağı.  Masada kafası bilgisayara gömülü kaç kez sabah bulduk adamı. Jokerin odama girdiğinde ilk söylediği şey ise “bir de ofiste stiletto giy tam olsun.” Ben saçımı kalemle topluyorum ki ona göre bu dünyadaki en seksi hareketlerde biriymiş. Benim için ise, hiç tokam olmaması ve eczane lastiği değim şeyle toplayınca yolunan saçlarım için çözüm. Ne kadar şikayetçide olsa beni geç saatlere kadar bekledi. Gece ikiyi bulduğu oldu taksiyle olmaz dedi yalnız bırakmadı. Sanırım beni gerçekten seviyor desem de bir kez söylemedi hayvan. Bu ara yeni takındım o iki kelime. İşi benimle yapmış kadar oldu ama bitince benimle değil anasıyla tatile çıktı. Kıskançlık ediyorum ama o ailesiyle yurt dışına giderken ben belki o vaz geçer diye ümit ettim. Sonunda bende kızlarla plan yapıp Fethiye`ye gittik ki on beş yıla ben oraya taşınırım. Oralı bir arkadaşım kalacak yeri sudan ucuza ayarladı. Kaç kere tekne turuna çıktık hatırlamıyorum. Fethiyelinin bir arkadaşının babası sağ olsun yine mi tura geldi bunlar demeden boyna misafir etti bizi. Başımız bağlı olmasa çocuğu yelkenli ile birlikte almak isterdik hani. Gittiğimiz yerlerde de hep hesabın yarısı geldi önümüze ciddiyim. Menüde yazanın yarısını, hatta bazen daha azını ödedik. Fethiyelinin çevresi o kadar genişti ki o yanımızda yokken selamını söylemek hesabı indiriyordu. Hatun kendine orda resmen başka bir şey kurmuş. Bir de haraç toplasa tamam.  Her ne kadar turizmin ölmesine üzülsem de dünyanın en sakin ve eğlenceli tatillerinden birini yaşadım. Kızlar ona on birlere kadar yatarken güneş ile birlikte denize girdim, yeni insanlarla tanıştım, kızlarla tüm gün gülüp geceleri deli gibi eğlendik. Hayatımda bir ilki daha yapıp havaalanında sabahladım bulduğum her yerde uyudum. Şey bir de sevgilimi stalklayıp o kızların hangi kafayla şortun üstüne sweatshirt giydiğine kafa patlattım. Gerçi bu ilk değil.