tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Eylül 2016 Salı

patron aşığı oldu


Bir aylık işi adam benden bir buçuk haftada bitirmemi istedim. Hesaplarıma göre günde ortalama 14 saat falan çalışmam gerekiyordu. Yeni birini bulup yardım etmesi falan imkansız zaten bu kadar kısa sürede. Bende her akıllı çalışanın yapacağı gibi pazarlık yaptım. Tarihe yetiştirmem halinde yıllık izinden sayılmayacak iki hafta tatil talep ettim. Manyak mısın diyen oldu ama nasıl iş veren için iş ortamı vahşi doğa ise benim içinde öyle. Eşeği süreklide sağlam kazığa bağlamayı sevdiğim içinde işe başlamadan adama anlaşma imzalattım. Tatile gittim diye sonra izin vermez, kafası eser kovar elimde belge bulunsun. Gerçi bir çok insan sınırı aştığımı düşünse de bizim Patronun hoşuna gitti bu tavrım. Durumdan hoşnut olmayan tek isim Joker. Patronumdan hoşlanıyor ki, bir bayan bu saate kadar çalıştırılmaz diye geziniyor. İş yerinin önünde bir bekle iki bekle derken en sonunda bizim patrona söyledim güvenliğe desin de arabada iki büklüm olmasın çocuk. Başta patronum hakkında asıp kesen Joker ben çalışırken adamla kanka oldu. O saatte ne işi var adamın derseniz adam iş manyağı.  Masada kafası bilgisayara gömülü kaç kez sabah bulduk adamı. Jokerin odama girdiğinde ilk söylediği şey ise “bir de ofiste stiletto giy tam olsun.” Ben saçımı kalemle topluyorum ki ona göre bu dünyadaki en seksi hareketlerde biriymiş. Benim için ise, hiç tokam olmaması ve eczane lastiği değim şeyle toplayınca yolunan saçlarım için çözüm. Ne kadar şikayetçide olsa beni geç saatlere kadar bekledi. Gece ikiyi bulduğu oldu taksiyle olmaz dedi yalnız bırakmadı. Sanırım beni gerçekten seviyor desem de bir kez söylemedi hayvan. Bu ara yeni takındım o iki kelime. İşi benimle yapmış kadar oldu ama bitince benimle değil anasıyla tatile çıktı. Kıskançlık ediyorum ama o ailesiyle yurt dışına giderken ben belki o vaz geçer diye ümit ettim. Sonunda bende kızlarla plan yapıp Fethiye`ye gittik ki on beş yıla ben oraya taşınırım. Oralı bir arkadaşım kalacak yeri sudan ucuza ayarladı. Kaç kere tekne turuna çıktık hatırlamıyorum. Fethiyelinin bir arkadaşının babası sağ olsun yine mi tura geldi bunlar demeden boyna misafir etti bizi. Başımız bağlı olmasa çocuğu yelkenli ile birlikte almak isterdik hani. Gittiğimiz yerlerde de hep hesabın yarısı geldi önümüze ciddiyim. Menüde yazanın yarısını, hatta bazen daha azını ödedik. Fethiyelinin çevresi o kadar genişti ki o yanımızda yokken selamını söylemek hesabı indiriyordu. Hatun kendine orda resmen başka bir şey kurmuş. Bir de haraç toplasa tamam.  Her ne kadar turizmin ölmesine üzülsem de dünyanın en sakin ve eğlenceli tatillerinden birini yaşadım. Kızlar ona on birlere kadar yatarken güneş ile birlikte denize girdim, yeni insanlarla tanıştım, kızlarla tüm gün gülüp geceleri deli gibi eğlendik. Hayatımda bir ilki daha yapıp havaalanında sabahladım bulduğum her yerde uyudum. Şey bir de sevgilimi stalklayıp o kızların hangi kafayla şortun üstüne sweatshirt giydiğine kafa patlattım. Gerçi bu ilk değil.
                                                                                                                   

8 Ağustos 2015 Cumartesi

iyi ki annem beni böyle yetiştirmiş


İnsanlara tahammül sürem az. Benden ev arkadaşı falan olmaz anladım. Edebiyatçı gelirken yanında liseden beri bir dakika ayrılmadığı arkadaşı Yancı`yıda getirmiş. Eyvallah dedik, başımızın üstünde yeri var dedik ama üç gün sonra ben kızı öldürme planlarına başladım. Kafama yatan yöntem havuza sokup pirana ve köpek balıklarına rica edip onu yedirtmek. Çoluk çocuğa da büyüyünce adam olmazlarsa olacakları göstermek, ibret aldırmak adına izleteceğim. Kız tuvaletini yaptıktan sonra utanmasa Edebiyatçıyı gel kıçımı sil diye çağıracak. Dışarı çıkıyoruz yoruldum oturalım, yürüyemem oturalım. Müze geziyoruz aman oturalım. İşi gücü bir cafede götünü büyütmek. Biz ortalığı topluyoruz o oturuyor. Sadece otursa neyse ama birde pasaklı. Islak mendili kullandıktan sonra halı üzerinde bırakıp gidiyor, arkada Lady toplar nasıl olsa. Klozet kapağı kapatmak gibi bir alışkanlık zaten yok. Pudrasını döksün o, elde bez Lady siler. Yatağını biri toplar, suyunu biri getirir. Kendisi küçük bir prenses ya bizler onun hizmetçisiyiz gibi davranıyor. Ya bizim evden geçtim AvukatKızın teyzesi dıdının dıdısı. Ya zaten misafirsin bir tabak kaldır dimi? Yok hiç birini yapmadı. Misafirim diye diken üstünde oturdum her gün teşekkür etmekten dillerimde tüy bitti kız sürekli mırın kırın. Teyzenin evini temizliyoruz Yancı oturdu sevgilisiyle konuşuyor. Lan bir işin ucundan tut dimi? Birde demez mi tatile geldik niye temizlik yapalım. Lan kadının evinde misafirsin zaten, bir de temizliği kadına mı yıkacaksın. Ayıp olmasın diye gram yemek yiyemedim. Sabahları plaja inerken aldığım bisküvileri tırtıkladım, dönünce yemediğim kahvaltıyı hazırladım ayıp olmasın diye. Yancı ise börekte peynir sevmem diye trip yapıp peynirlerini çıkardı. Bilemiyorum ama bana ters hani. Misafiriz lan ne o mırın kırın. Zaten kalırken rahatsızdım durumdan kız sayesinde iki kat utandım. Of birde yalan yok sabah akşam birilerinin etrafımda olması sıktı beni. Ya özel hayatın gasp ediliyor gibi. Ben arkadaşı dibime girmeden seviyorum onu anladım. Bir haftadan sonra beni geriyor. Hele ki Yancı gibi tipler ile yan yana olmak insanlardan kendimi men etme isteği uyandırıyor. Anası babası pohpohladı diye kıç silemem. 

Okuyana Not : Niye sinirini ısıttın derseniz hatun bize sizin yüzünüzden tatil boyu çalıştık elin evini temizledik denize giremedik adam gibi diye sitem eti. Lan misafirim elin evinde demiyor da yapmadığı işin sitemini ediyor. Öğle sıcağında kapıya koyacaktık seni aslında en temiz öldürme şekli olurdu.

4 Ağustos 2015 Salı

75 80 85


Herkesin korkuları vardır. Hele kadınsak daha çok korkuyla yaşıyorsunuz demektir. Çorabım kaçtı mı, rujum dişime bulaştı mı, giydiklerim beni şişko gösteriyor mu? Basit şeyler ama bazen kabus oluyor. Benim en büyük korkum hayatımın aşkıyla plajda karşılaşmak. Bundan daha beter bir şey olamaz. Düşünsenize nerdeyse çıplakken karşılaşıyorsunuz. Tek merak duygusu kalmıyor tüm sürprizi kaçıyor. Ay birde ıslak saçların seksi hiçbir tarafı yok hani. Hem olayı ruh güzelliğinden çekip fiziksel boyutuna dayandırdığı noktayı hiç söylemiyorum bile. İşte Joker geldikten sonraki tek endişem bu oldu. Karnıma ağrılar saplandı. İshal olsun tuvaletten çıkamasın yanıma gelemesin diye ne dualar ettim. Ayaklarına kramplar girsin diye de çok dua ettim ama nafile. Şimdi korkun ne derseniz bilmiyorum. Özgüvensizlik ya da ne oldu sorusu olabilir? Utanmak, bilmiyorum ama evet sanırım. Yani ne bilim hoş değil. Arkadaşım olsa sadece umursamam ama şimdi çorba ilişkimizle çekindim. Soruya da cevap vermek istemedim. Herkes soruyor, o niye sormasın dimi? Meraklı insan çok. Niye sorarlar anlamıyorum. Size ne hani. İlla öğrenmek, doymak bilmeyen merakınızı gidermek zorunda mısınız? Beklediğim ”Soru sırtına ne oldu?” idi ama sormadı. Onun yerine öküz “Göğüslerin hakkını veriyormuşsun” dedi. Millet öküz bulur ben orangutan buldum. Neymiş kadınların hepsi destekliyle şişiriyormuş, bol şeyler giyiyormuşum anlamamış. Bilseydim yazar eline verirdim bedenini.

Okuyana Not : Sırtımda dikiş izi var ve konuşmaktan, hatırlamaktan hoşlanmıyorum. İnsanların ne oldu sorusundan da sırf bu yüzden nefret ediyorum. Ne olduysa oldu size ne. Kaldı ki ilgi alakadan değil meraktan soruyorlar. Sırf bu yüzden dövme ile kapattırmayı bile düşünüyorum. 



27 Temmuz 2015 Pazartesi

timsah gözyaşlarımın kurbanları


Boş gezenin boş kalfası sanırım benim. Tatilden direk Bursa`daki eve döndük. Sidikli akşamında bavulunu toplayı Ankara`ya gitti. Babam İstanbul`a döndü. Küçük Bey burnu sürtülsün diye verildiği işine geri döndü. Gerçi her akşam yine bizde Uyuz ders çalıştırıyor. Bu sene sınava girecek, babası özel okula bir dünya para veriyor, bizim hayta tatilde onu gazlayana kadar dersle alakasını sırada uyumakla sürdürüyordu. Artist`in kız arkadaşı bir arkadaşın düğünü için gitti ki burda parantez açıp dedikoduları sonra vereceğimi belirtiyorum. Artist ile amcam ne zaman gidip geliyor belli olmayan iş seyahatleri ile boğuşuyor. Uyuz gündüzleri ortalıktan kayboluyor ne haltlar karıştırdığını henüz çözemedim. Doktor kuzen İstanbul`a  gitti. Doktorun ablası Karamsar ise her akşam işten sonra gelerek tüm umudumu, hayat enerjimi, ruhumu sömürüyor. Düşünün bir de daha üç gündür durum bu. Allah düşmanlarıma böyle kuzen versin de çöksünler diye bile beddua etmem ben. kıza gökyüzünde yıldız var desen tepene düşecek ölçeksin der. Resmen mutsuzluğa endeksli. Amcam buna 28 yıl nasıl katlanmış anlamıyorum. Evlat işte ne yaparsın. Adam kışın bıktığından olsa gerek her yaz üç ay boyunca yengemle burdan kaçıyorlar zaten. Bizde ana kız yengemle(Artist ile Küçük Bey`in annesi ) fink fink geziyoruz. Buna rağmen AvukatKızla Edebiyatçı`yı arayıp çok sıkıldım çok yalnızım diye ağladım. Sonuç bir tanecik bana kıyamadılar. Eh ne yapayım. Hem timsah göz yaşlarının hepsi erkek milleti üzerinde kullanılacak diye bir şart da yoktu.

25 Temmuz 2015 Cumartesi

uyutur yine kaçarız


Geçirdiğim en zevkli tatillerden biriydi. İlk defa amcamlarla tatile gittik. Babamın bir boy büyüğü. Kendileri bir buz kütlesi olmakla meşgul olduğu için adama bir türlü ısınamadım. Erkek kardeşler olarak çok az konuşarak markalaşsalar da bu amcam işi en çok abartan. Yıllarca farklı şehirlerde yaşadığımız içinde hep kırk yılda bir görüştük. O yüzden Artist`nin huyunu suyunu bilmem. Ama kardeşi geçen yaz bizimle tatile çıktı, tüm yaz bizde kaldı. Her sabah sigarasını içtiği balkonumdan içeri girerken dürtükleyip karnım acıktı dedi. O yüzden onun huyunu suyunu bilmekle kalmam hangi yemeği sevdiğine kadar bilirim. Ama abisini çok yakından tanıyorum dersem yalan söylemiş olurum. Tatil sayesinde aslında ne kadar harika ve eğlenceli bir kuzen kaçırdığımı fark ettim. Ne güçlü akrabalık bağlarımız var ama dimi? Bazen aman akraba uzak dursun desem de, hepsi için böyle konuşmamam gerektiğini anladım. Ne bilim sanırım her dakikasından zevk aldım tatilin. Bir iki gün büyüklerle takılıp sonra sizi baş başa bırakıyoruz ayağına kaçmalarımızı daha çok sevdim. Çok abes olacak belki ama hayatımda ilk defa deve güreşi yaptım. Sidikli ile düşmeyince Artist Uyuzu teklemeyip düşürdü de biz kazandık. Ya Artistin sevgilisinin omuzuna çıkıcağım diye tutturması. Bir doksanlık adam. Kız desen elli kilo bir şey. Mantıksızlığı anlatsak da hayat müşterek dedi çıktı valla. Gerçi çıkmasıyla düşmeleri bir oldu tabi. Deniz bisikletinde üç kız bırakıp atlayınca bizimkiler akıntıda bolca sürüklenince bizim haspa Sidikli ne pedal çevirdi ne yüzmeye razı oldu. “Saçlarım yeni kurudu sahil güvenliği arasınlar kıyıya kadar yüzemem”  deyip durdu. Küçük beyde hayatında ilk defa renkli istop oynadı. Abisi Artist ile 11 yaş olunca o da öğretememiş. Çocuk gelmiş 17 yaşına bir kere oynamamış. Takma ismini söyleyince o kim be diye aval aval etrafına baktı. Bu yaşta ne oyunu demeyin cidden eğlenceli oluyor. Hele sekizden sonra tek kişi kalmayınca plajda daha güzel oluyor. Karanlıkta ortada sıçan bile oynadık. Akşamları gittiğimiz yerlerde uzun bir masa olup eğlenceli yemekler yedik. Balıktan nefret etme noktasına gelinceye kadar oturup kalkıp balık yedik. Akşamları gezerken bir sürü saçma hediyelik eşya aksesuar alıp cüzdanımda delikler açtım. Geceleri kumsalda oturup güneş doğduktan sonra uyumaya gittik. Aklımızı kaybetmiş gibi güneş doğar doğmaz buz gibi suya girdik. Ne bilim bir sürü basit, bazen çocukça şeyler yaptık ama çok eğlendik. Seneye annemle amcamları bırakıp birlikte tatile çıkmaya karar verdik. Gerçi bu annemlerin seneye olan tatili şimdiden ayarlamasıyla annemleri uyutur yine kaçarıza döndü. 

30 Nisan 2015 Perşembe

özgürlük şeker gibidir


Anne ve baba tartışması itinayla lehimize çevrilir. Asistanın anneannesinin şehir dışına yakın bir yerde evi var. Orman falan çok güzel. Bizimkiler kışın sık sık gidip, ballandır ballandıra anlattılar. Kestanelerin fotoğrafları yollanılıp, kıskançlıktan beni çatlattılar. Ben gidemedim. Annemler izin vermedi. Evet hala annemlerden izin alıyorum. Evet 21 yaşındayım. Ama lütfen burası Amerika değil ki 18 gir evden git. Çok baskıcı değillerdir ama bazı şeyler için izin almam gerekiyor. On ikiye kadar evde olmalıyım mesela. Böyle arkadaşlarda kalma işinden hiç hoşlanmazlar hep dil dökerim. İki yıl önce ilk defa arkadaşımda kaldım desem. Mantık git otur istediğin kadar ama evine dön. Bu yılbaşında herkes Forvetlere giderken aklıma dahiyane bir fikir geldi. Uyuzu da yanımda götürmek. Tabi bu benim elli lirama elveda dememe sebep oldu. Daha da istiyordu da pazarlık yaptım. Cuma tatil olunca değerlendirmeden olmaz dedik, Asistanın anneannesinin evine postu sermeye karar verdik. Uyuz`u aradım ilk rica, sonra yalvarma, sonra tehdit denedim olmadı. Eve gelip şansımı deneyeyim dedim ama cumartesi de NilKuş`larıyla Sapanca planı yaptık onu söyleyemedim. İki izin kesin izin vermezler, diye düşünüyordum ki annem babama fena halde sinirliydi. Bu hafta sonu yine şehir dışındalar. Annemde babama kızgın olunca “Evde yalnız kalacağına git. Ben gitmedim de ne oldu. Gençken gez dolaş.” dedi. Ne zaman araları bozuk olsa annem tüm izinleri bayram şekeri gibi dağıtıyor. Şimdi onlar karı koca, arasını toplar. Önemli olan burda benim izni koparmam. Özgür olmayan bunun kıymetini bilemez. Yoksa bende biliyorum azıcık hayırlı bir evlat olup, bencillik yapmayıp ara bulmayı.

23 Temmuz 2014 Çarşamba

kıçım açıkta mı kaldı



Sıcaktan bunaldım. Tükürsem yere inmeden buharlaşır teorim gün geçtikçe daha sağlamlaşıyor. Bu yasaya doğru gider. Henüz aksini kanıtlayabilende olmadı hani. Tabi bu hayalleri ve rüyaları da etkiliyor. Benim hayal basit ve sıradan. Şu satırları okuyanda okumayanda aynı hayali benim kurduğumun farkında. Tatil. Hele 9 gün olanın tadından yenmez. Sizleri bilmem ama bizim şirket bir bonkörlük yapıp bizlere 9 günü verdi. Ve o an rüyalarımı gideceğim tatil süsledi. Böyle kuzuları sayıp, dalmışım ve tatil rüyasının içine düşmüşüm. Bizim kızlarla güzel bir sahilde böyle bungalov odalarımızda denize gitmek için hazırlanıyoruz.  Tabi arada lak lak dedikodu. Eğer rüyaların gerçeklik payı varsa çok pis dedikodular var elimde. Sonra denize girip güzelce süzülüyorum. Sonra şu James Bond kızları misali denizden çıkıp şezlonguma doğru yürümeye başlıyorum. Ama bende bir kasılma var. Muhteşemim, harikayım, hahahah(kötü kadın kahkahası). Sonra şezlonguma oturuyorum ama hala bana bakıyor millet. Diyorum kızım millet hayran kaldı. Bırak baksınlar ama bu işte bir terslik var millet bir garip bakıyor. Sağıma bakınca bizim kızların yerini elinde şiş kazak ören teyze almış. Bana bir de kötü kötü bakıp “tüüü” demesin mi. Sudan yeni çıkmasam da teyze tükürüğünde yüzdürürmüş beni.  “Sende hiç terbiye yok mu? Anan baban bu halini görse ne der?” “Ne diyorsun teyze?” dememe kalmadan şişleri başlıyor ufak ufak derime geçirmeye. “Memişlerini açmış yüzüyorsun” deyince benim kafa aşağıya yöneliyor. Allah’ım fobim gerçek oldu bikinimi düşürmüşüm, rezil oldum. Garson elinde suyla yaklaşıp yüzüme atıyor, millet dövmek için toplanıyor. Zaten girdiğim plajla çıktığım plaj aynı değil sanırım. Benim girdiğim yerde bikini vardı, şimdi elinde örgü olan bana ahlaksız diye bağıran teyzeler. Suda boğulsam da olurmuş.