anı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Kasım 2017 Salı

çocuk olma sanatı


Bazen çocuk olmayı özlüyorum. Çocuk olmaya dair küçük şeyleri. Düştüğümde kanayan dizime rağmen bir şey olmadı demeyi, oyunuma devam etmeyi. Çamura üstümü kirletecek gözüyle bakmamayı, sokağa çıkarken ne giydiğimi umursamamayı özlüyorum. Üstüm kirlendiğinde silmeye, dünyanın sonu gelmiş gibi muamele etmektense yine oyunuma devam etmeyi özlüyorum. Uyuz`u Sidikli ile kandırıp etek giydirip, başını bağlayıp makyaj yapmalarımızı özlüyorum. Sidikli`nin bebeklerini Uyuz`la saklayıp onu ağlatmayı özlüyorum. Babamın pazar kahvaltılarından sonra ağırlık çöktü bahanesiyle uyumalarını özlüyorum. Adam yaşlandıkça uyumaz yerinde durmaz oldu. Sonra babam ne zaman yere eğilse sırtına atlayıp adama at muamelesi yapmayı kardeşlerimle banyo sırası için kavga etmeyi özlüyorum. Cebimizde kalan son paraları birleştirip dondurma parası çıkartmaya çalıştığımız, paranın bizim için tek anlamının daha fazla çikolata ve dondurma olduğu günleri özlüyorum. Evin içinde top oynamayı hatta kırılan cam çerçeve yüzünden annemden azar işitmeyi özlüyorum. Sidikli ile annemin dolabını talan etmeyi özlüyorum. Kek hamuru için Uyuzla kavga etmeyi özlüyorum delice. Annemin teybine istediğim kaseti koymak için kardeşlerimle kavga etmeyi özlüyorum. Sidikli ile aynı giysileri giymeyi, insanları ikiziz biz diye kandırmayı özlüyorum. Annemin uzun saçlarını, her karda bize kardan adam yapmasını özlüyorum. Şaka gibi ama elektriğin kesildiği, cep telefonlarının olmadığı, mum ışığında gülüp portakal yediğimiz günleri özlüyorum. Daha dünmüş gibi bunları hatırlarken hissettiğim duyguları seviyorum. Dünyanın en güzel şeyiymiş çocuk olmak. Keşke an an kaydetip izleme şansımız olsaymış.

11 Kasım 2016 Cuma

ben ektim bir zahmet biçsinler


Ne yapıyorsam torunlarım için. Dünyanın çivisi değil boku çıkmışken sifon çekilmeden önce kendimi belgelemeye karar verdim. Günlük tutmaya başladım ve bunu doğacak torunlarım için yapıyorum. Cümleme bile öyle başladım. En sevdiğim torunuma bırakacağım ölünce de. Torun ayırt edilmez demeyin edilir, evlat değil ki bu. Aralarında en aktivist en başına buyruk ya da duygusal vefakar olana bırakırım. Cinsiyet ayrımı yapmak gibi olmasın ama kız olması tercihim. Erkek bir torunum “ne kaşar hatunmuş bizim ki” desin istemem. Kadın kadından anlar ama erkek için aynı şeyi düşünemiyorum. Hem koca ömrü boşa yaşamak istemem. Tamam bir nesle ilham olamam belki ama farklı nesiller aynı problemler felsefesiyle ateş böceği olurum belki. Sonuçta bir nevi tarihe de tanıklık ediyoruz şurda. Başımıza gelmeyen bir uzaylı istilası kaldı onunda eli kulağında. Gerçi bir yandan da tüm anılarımı günün irinde kaybetmek gibi bir korkum var. Hem duygular hissettiğim öfke, üzüntü, hırs, yorulmuşluk, sevgi, mutluluk bunlar değişiyor. Yazarsam o gün nasıl hissetmişim bilirim. Hem onun içine kötü gününde gülebileceği bir büyüğü olsun. Belki arada ağlatırım da. Buraya yazmayı seviyorum, yakalanma korkum olmuyor falan ama elimin altında her gün yazdığım, atlamadığım bir şey olsun istedim. Hem bakarsınız bir gün bir sandık dolusu falan olur, geçmişi bilen kimse kalmaz çünkü nükleer savaş yüzünden birbirimizi yemiş oluruz. Benim günlükte hayatta kalma rehberi diye yok satar.

7 Kasım 2016 Pazartesi

o sizin bildiğiniz Ladylerden değilim


Bu yazıyı yazdığıma o kadar emindim ki bir saate yakın arşiv taradım. Artık nasıl kafamda planladıysam blog kendi kendine sildi diye düşündüm. Ben giriş, gelişme ve sonucumu yazıp son noktalarımı koymuşum yazı için. Size adım neden Lady Witch onu açıklayacağım. Açıkçası kulağa ego manyağı bir isim geliyor. En azından başkası kullansa aklıma gelecek ilk şey, egodan yol yapmış olurdu. Lady bana nedense hep büyük bir kelime geliyor. Böyle fazla burnu havada. Ama ben o sizin bildiğiniz Ladylerden değilim. Lady olmamın sebebi bir köpek. Çocukken bir arkadaşımın köpeğinin adıydı. Öncesinde deli gibi korkan benim köpek sevme sebebim, ölen ilk yakınımdı. Tüm sokak bütün gün onun peşinde koşardık. Lady yıkanacağı zaman bizi seçsin diye dua ederdik. Sonra partneri Jack ile o ilk gerçek belgeselimdi. Lady`i kaybettiğimizde çok üzülmüştüm. O yüzden de onun isminin benimle yaşamasına karar verdim. Witch ise Hostes ve Sidiklinin işi. Ne kadar iyi kalpli, Polyanna bir kız olsam da, kanatlarım eksik olsa da arada 21. Yy koşulları beni azıcık yozlaştırıp mini minnacık kötülükler yapmış olabilirim. Onlarda bana lakap olarak Bitch`i uygun gördüler. Blog yazarken insanlar mal mı bu kız kendine sürtük dedirtiyor demesinler diye harfle oynadım. Ne yapayım toplum baskısı buralarda taş seviyesinde mi değil mi bilemedim. Gerçi ondan sonra saldım terbiyemi malum. Benim adımın tarihi, geçmişi bu. Ay zahmet olmazsa okuyanlar neden ismi o yorum bırakırlarsa şahane olur. Ya da uzun uzun hikayem var diyen üşenmesin yazıp yayınlasın da okuyalım.