Aslan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aslan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ocak 2016 Cuma

şaka kaka oldu derdi zamanında annemiz


Niyetim iş yoğunluğumdan dolayı söylenmekti. Ama ne derler bilirsiniz, neye niyet neye kısmet. Kısmetimize düşende erkeklerin vahşi ve ormandaki orangutan misali hareketleri. Dostum sizin derdiniz ne? Neden etrafta kadınlar yokken insanlık vasıflarınızı bir kenara bırakıp, orman kurallarını uygulamaya koyuyorsunuz? Küfürler, el şakaları, kelimesiz beden dili ve “mroaeklşithehaokpehah” gibi anlamsız sesler ile anlaşabiliyorsunuz az çok biliyoruz. Cidden peki birbirinizi anlıyor musunuz? Yetiyor mu size bu kadar az kelimesiz iletişim? Yoksa cidden iletişim olayını abartıp zorlaştıran biz kadınlar mıyız? Sorun biz de mi? Çok mu yükleniyoruz sizlere? Bunlar benim bugün yaşadıklarımı yaşamadan önce “ya erkelerin üzerine çok gidiyoruz” temelli minik düşüncelerimdi. Allah aklımı başıma daha önce getirseydi keşke. En azından yaşadığım acıları yaşamazdım. Bence hiçbir erkek kadınsız bırakılmamalı. Her erkeğin en az beş metre yakınına bir kadın yerleştirilmeli. Böylece içlerindeki öküzleri ahıra kapatırlar. Kırk yılın başı erken çıktım, o cebimdeki anahtarları bir hevesle ilk kez kullanayım dedim. Plan basit Joker gelene kadar evinde bekleyecek, bu arada güzelce uyuyacaktım. Ne yemek falan yapacağımı, ortalık toplayacağımı mı düşündünüz? Ben o kızlardan değilim. Evden yatak toplamadan çıkıyorum. Joker Bey`in maşallahı var, jilet gibi toplu yatak. Daha önce mimde dedim ya, başkasının evinde kapüşonlu şeylerle yatar kafamı kapatırım. Bunun sweatshirtlerinden birini geçirdim üstüme uykuya daldım. Sonra üzerime güney deniz fili düştü. Hayvan Aslan, Joker diye bağırarak yatağa zıpladı. Yatağa derken üstüme. Böyle gol atan futbolcunun üzerine kule yaparlar ya aynen öyle. Sağ böbreğim istifa etti, üzerine iş kazası raporu alıp bana dava açmayı planlıyor. Kaburgalarımın kalbi kırık. Ödümde zaten ortalık yerde patladı. Ciyak ciyak bağırırken de ses tellerim soğuktan gerilen elektrik teli misali koptu. Esnekliği iyi hesaplayamamışız ne yapalım. Neymiş kapüşonu kafaya geçirince ben, saç falanda yok tabi Joker sanmış. Hayır Joker`i hep böyle uyandırıyorsa bu mal kurtarmak lazım bu çocuğu. Sağlam kalsın diye adaklar adamalıyım. Neymiş erkekler böyle şakalaşırmış. Derdiniz ne sizin ya? Kaç kilo adam öldüm, iç kanama geçirmem umarım diye dualar ediyorum. Hayır bir de suçlusu ben oldum. Ne işim varmış Joker`in yatağında. Sana ne sevgilimin yatağı desem ne fayda. Joker`in de ağzından çıkan iki cümleden biri “Suç senin!” diğeri “Orda işin ne!”

4 Mayıs 2015 Pazartesi

yanlış filme bilet aldınız


Altıda kalkıp gitmek nedir? Yataktan sürüklendim resmen. Bir önceki akşam oturmuşum sabaha kadar. Orda burda dolaşırken yorulmuşum alarmı duymadım bile. Ama NilKuşu sağ olsun zil sesine tüm apartmanı uyandırdı. Trafik olmasınmış. Cumartesi günü, insanların uyumak için fırsat buldukları gün neden erken kalkıp kendilerini trafiğe neden atsınlar ki? Deli mi millet bizim gibi? Aaa sürprizden bahsetmedim dimi? NilKuşu sevgilisi Aslan geliyor, NilKuşu`nun okuldan bir arkadaşı sevgilisiyle geliyordu. Son olarak da Elmacı isimli baya kafa olan bir arkadaş ile ekibimizi tamamlamıştık. Ama arabanın içinde Elmacı yerine Joker vardı. Kızın işi çıkmış gelmemiş, bunun ne işi var çözemedim. Yol boyunca horul horul uyudum. Aslan`nın iğrenç müzik zevki olmasa rüya bile görürdüm ben. Güzel bir pansiyon ayarlamıştık. Manzara iyi, bahçesi var, bir de iyi yorumlar almıştı. Tek sorunumuz çiftler birlikte ben Elmacıyla kalacaktım. Göt kadar mekan, oda sayısı belli. Bizim dışımızda da var bir iki kişi. NilKuşu kalırmış benle ama surat beş karış. “Sana ne kızım! Boş ver kalsın senle. Sana mı sordu sanki Joker`i getirirken.” diye düşündüm. Ağzımdan çıkansa “ya gir sevgilinin koynuna yat. Odada iki yatak yok mu? Yatar uyuruz. Sanki kaç saat uyuyacağız hem gezmeye geldik.” Kimse çok iyisin demese de ben bir melek olduğumu biliyorum. Adamdan hoşlanmama rağmen aynı odada kalmayı kabul ettim. Benim hakkım ödenmez. Sağ olsunlar ödediler. Gittiğimiz her yerde çift çift uzaklaşmalar, ortalıktan kaybolmalar. Zahmet edip topluca zor takıldık. Bizde her zaman ki gibi Joker`le uzun süre birbirimizi yedik, sonra uzlaşmaya bakıp daha insansı sohbet etmeye başlayabildik. Hatta elimde telefon Doktor Bey ile pıt pıt mesajlaşırken dikkatini çekti oturdum ondan bahsettim. Nasıl acınası bir haldeymişim meğer. Ben bu kadar anlatınca susturmak için olsa gerek buda son kız arkadaşından yediği kazığı anlattı. Kızla bir süredir birliktelermiş. Geçen gün biriyle görmüş. Kızda buna sadece fiziksel bir şeydi erkek arkadaşım var zaten benim demiş. Vay be ne hatunlar var diye düşündüm, dayanamayıp söyledim. Ama bana güldü it. O kızın söylememesine bozulmuş. Onun için fark etmezmiş. Söylese de devam edebilirlermiş. Dürüstlük önemliymiş. Mal ya bu. Sana dürüstte ya sevgilisine. Bu ara ne çok bu tiplerle karşılaşır oldum ben. Bizimkiler de baş başa takılınca çeneme vurdu sanırım. Ne diye konuşursun ki. Akşam bir araya gelip eğlenmesek ama cidden kızabilirdim. Madem çift çift takılacaktınız ne diye baş başa gelmediniz ki? Gece geç yatarız diye düşündüm ama erkenden çekip gittiler. Bizde mecbur çıktık odaya. Ay gözlerini kapat, araya yastık koyalım, uzun bakışma sahneleri gibi film sahneleri bekliyorsanız boşuna beklediniz. Sırayla giyindik, yataklar iki adet tek kişilikti. Uyuyamayınca açtık televizyonu çizgi film izledik. Ama yatmadan inşallah ölmeyiz, polis falan basmaz diye dua ettim öyle yattım. Hayır gazeteye yansır sevgilisiyle çıktıkları tatilde öldü falan, bizimhalk ilk ahlar sonra “tuu”lar. Elin adamıyla ne işi vardı, hak etmiş diyenlerde olur. Annem zavallı öldüğüme mi üzülsün artık, milletin dediklerine mi bilemem. Tabi polis falan basarsa hani öyle olur ya o zaman ölseydim keşke derim. Ölürsem annem üzülür, polis gelirse annem öldürür. Ay bir de inşallah horlamam, sayıklamam ya da osurmam. Yenimle yüz yıl dalga geçer diye düşüne düşüne uyudum. Ertesi gün daha iyiydi Allah`tan. Tabi bunda NilKuşu`nu kenara çekip biraz daha yalnız bırakırlarsa çekip gideceğimi söylemem faydalı olmuş olabilir.

9 Nisan 2015 Perşembe

vahşisin doğa


Gelsin çocukluğum. Öksürük şurubu. Ama tatlı değil bu seferki. Böyle acımrak bir şey. Günde dört defa bu eziyete katlanmak zorundayım sanırım bir süre. Annem kıçın başın açık dolanma, daha havalar soğuk demişti de, ben söz dinlemedim tabi ki. Bugün iki sınavdan sonra kendimi hastaneye doğru yönlendirdim. İki gündür deliler gibi öksürüyorum çünkü. Ciğerlerimi olduğu yerde sevdiğim için gittim zaten. Bronşit falan dedi. aslında buraya bunlardan bahsetmeye gelmedim. Sınavdan nasıl kaçılır isimli bir yazı yazıp okul defterini kapatmışları maziye götürecektim. Ama ondanda vaz gesize Majo ve Nyota`dan bahsedeceğim. Ders çalışmaya başlamadan önce bir meyveli yoğurt yemek istedim. Aç ayı oynamaz, nasıl ders çalışsın? Yerken de birkaç zaplamadan zarar gelmez dediğimde vefakar, çilekeş anne Nyota`ya rastladım. Majo için nasıl çırpınıyor bir görseniz içiniz parçalanır. Yapayalnız kalmışlar tarafsız bölgede. Avlanma sorunlarının yaşandığı bir dönem ve Majo bir gün daha sadece süt içerse ölecek. Söyledim dimi aslan ana oğul bunlar. Ciddi ciddi belgesel mi anlatıyorsun diyeceksiniz ama evet. Sinirlendim ve üzüldüm çünkü. Majo ve annesini kimse sürüsüne almıyor. Hatta yaklaşamıyorlar bile tehlike diye görülüyor. Majo`nun yaşıtlarıyla oyunlar oynayıp bir aslan nasıl olunur öğrenirken o açlıkla savaşıyor. Annes bir av buluyor, onda da daha kursaklarından geçmeden sırtlan sürüsüyle karşılaşmak zorunda kalıyorlar. Majo yemese ölecek, daha fazla dayanamayacak; yemeye devam ederse de bir başlarına kalmış ana oğlu sırtlanlar harcayacak. Bu belgeseli çekenlere de aferin hani. Lan koskoca BBC sponsor, iki kilo et alıp veremediniz mi hayvana? Bir erkek aslan sahip çıkar diyen varsa bu Türk filmi değil ki. Erkek aslan demek Majo`nun ölmesi demek. Erkek aslanlar kendi yavrularının bile dörtte birini öldürüyor. Bak bunu su aygırları da yapıyordu. Sırf dişinin ilgisi için. Belgesel bitti ama Majo`ya ne oldu öğrenemedim. Bir sürü erkek aslan olma dersini kaçırdı, oynayamadı, yapayalnız kaldı. Nyota desen yavrum yemedi yedirdi, avladı getirdi. Bana da ne olduysa resmen belgeseli izlerken gözlerim doldu. Ama çok tatlıydı kıyamadım be. Gerçi fark ettim ki bizde aynen böyleyiz. Biz kan dökmeden sosyal yaşama aynı bunu uyguluyoruz. Güçsüzden kurtul. Yarın sınavda da Nyoya`dan bahsedip tribünlere oynamayı düşünüyorum.

20 Şubat 2015 Cuma

esra erol`dan hallice


Kar kar diye ağladım ben. İstanbul’a kar yağan her seferinde bizim evin orası bir gram kar tutmadı. Deniz, yükselti dedik bekledik. Sidikli gidene kadar sadece bir kere hediye için NilKuşu ile buluşmuştum. Dahi`yi bile göremedim. Adamın gitme vakti geldi. Hiçbirimiz buluşmasak diyemedik ve Çarşamba günü o fırtınaya kara buluştuk. Saatlerce kafede mahsur kaldık resmen. Kar bir türlü dinmedi. Ama değdi be. Dahi`yi çok özlemişim. Adam benim en yakın arkadaşım. Ne kadar bir zamanlar beni gıcık etse de. Bütün gün saçma salak şeylerden konuştuk. NilKuşu Aslan`ın bir arkadaşıyla tanışmam konusunda sürekli ısrar etti. Kendi mi Esra Erol`da hissettim. Sarı telefonundan benim için hazırladığı aday listesini gösterdi. Lan bu kadar acınası hale mi geldim ya? Dahi mezuniyette Clarke Kent`i ayarlarım deyip durdu. Galiba hepsinden azıcık nefret ediyorum. Ama Dahi`den daha az. Aslan`da ondan bahsettiğimiz anladı sanırım NilKuşu`nu arayıp o da geldi. Bizim aslan kar yere ilk düştüğü an itibariyle arabasını kullanmayı bırakmış. NilKuşu korkak diye dalga geçiyor. Adam yedi yıldır İstanbul`da hala kara alışamamış. Yemek yerken de laf bizim whatsapp`da ki guruba geldi. İsmi pek edepli değil, şey içeriği de. Sidikli ve Hostes üzerine Sarı ve NilKuşu olunca o guruptan hayırlı bir şey beklenmez zaten. Aslan`ın tek tepki kafayı çevirip “Bacım yanlış anlama ama senin o kardeşin çok fena.” İsimlendirme işi bizimkinindi. Dahi ise NilKuşu`nun attığı Grey fotoğraflarını ve Sarı`nın edepsiz konuşmalarını görmüş. Hostes ve Sisikli`nin reddedilen erkek koleksiyonunu paha biçilemez bulmuşlar. Benimse guruba tek katkımın “hahahah” olduğunu saptamışlar. Sonuç mu? Aslan ve Dahi dördüyle görüşüp masum beynimi onlardan uzak tutmamı tavsiye ettiler. Tabi bu NilKuşu`nun çantasından çıkarıp verdiğim Grinin Elli Tonunu gösterene kadar sürdü. Yalnız Dahi ve NilKuşu orta okulda okudukları Melisa P. `nin olayın atası olduğunda ısrarcı. 

2 Şubat 2015 Pazartesi

hediye yerine ulaştı ama ben kendimi azıcık kaybettim bulamıyorum


Nil Kuşuna hediyeyi aldım ama verememiştim. Sonunda bu akşam verebildim. Stajdan erkenden kaçtım. İşe giderken VS paketi cartu curtu belli olmasın diye her bir şeyini sardım sarmaladım poşet değiştirdim. Ne gerek vardı sen böyle şeylerden çekinmezdin dedim ama yine de paketledim. Bu ara zaten kendimi tanıyamaz oldum. Önceden millet ne der, ne konuşur diye umursamazdım ama artık millet şöyle bakar böyle der diye düşünmeye başladım. Durumdan memnun muyum? Hayır tabi ki. Memnun olmasam da bir türlü kafadan atamıyorum. Rahatsızda olsam bu halimden kendime katlanacağım bir süre. Baktım olmuyor kendimi karşıma alıp konuşurum. Ayy yine dağıldım bak. Neyse ben bunla buluştum Aslan aradı bende geleyim dedi yemekleri yedik ettik,  kalktık kahve içmeye gittik, Aslan geldi biz kahve kısmına geçtiğimizde. Ama Aslan varsa mendabur suratlı hıyarda vardır dimi?  Bende tam zamanı dedim hediyeyi verdim. Verirken de evde aç diye tembihledim. Bizim melahat duramadı açtı, sonra rengi bilmem neyi merak etti ucundan bakayım dedi paketi ucundan açtı. Arsız benim bu kız. Aslan kafayı poşet içine uzatıp öksürük krizine girdi yanımdaki gülme krizine. Hayır aldığımda atla deve değildi ki be. Don sutyen işte. Bizimki de eve kadar sabretse ölür tabi. Gerçi bende ucundan bakardım da hepsi kafa sokan Aslan`ın yüzünden. Utandım. Sonuçta elin adamı çok canım cicimli bir samimiyetimiz yok ve aklıma direk kesin hakkımda kötü düşündü fikri oluştu. Joker`de kulağıma”Aslan`ın gözü gönlü açılacak”dedi. Bu nasıl arsız bir insan ya. Bilmiyorum ya. Tamam arsızım ama erkek olsam hayatta böyle bir şey demezdim sanırım. Yani sonuçta mahrem. Bu salak cidden karaktersiz. Ya neden ilmiyorum bu adama cidden sinir oluyorum. Espri yapmaya çalıştı anlıyorum, başkası dese uyuz etmez ama bunun dediği her şey batıyor. İyice yaşlılara döndüm ben. Nerde bendeki o eski özgür kafa, nerde kimseyi takmayan kafa, nerde her istediğini yapan kafa?
Not: toplu taşımada telefonla yazmak ne zzormuş arkadaş

13 Ekim 2014 Pazartesi

ben ve sinirlerim



Baştan uyarıyım herkesi hakaret içerikli bir yazıdır. Ya birilerini boğazlayacağım, daha iyisi öldürecektim ya da buraya kusacaktım. Sinirden köpürüyorum. Ne sanıyor bu dangalak kendini. Tüm o salak salak konuşmalarına, hatta varlığına dayanıyorum. Huysuzluk çıkarmamak için ne olsa, ne söylese sineye çekiyorum. Ama bu kadarı fazla ya. Saygısızlık. Hep onun istekleri. Her boka zaten bir sürü bahanesi var kurbağa suratlının. Öküz. Hayvan herif. Salak. Mal. Domuz götü. Tezek kafalı. Beyin yok adamda. Beyin yerine taş, toprak koymuşlar. Kafandaki her hücreyi ezmek istiyorum. Elektrik verilmiş havuza atmak istiyorum. Kafanda karpuz patlatmak istiyorum. Ağzından çıkan her sözü tekmeleyerek geri sokuşturmak istiyorum. Bir daha da o fil kulaklı aptal ahtopot suratını görmek istemiyorum.