Niyetim iş yoğunluğumdan dolayı söylenmekti. Ama ne derler
bilirsiniz, neye niyet neye kısmet. Kısmetimize düşende erkeklerin vahşi ve
ormandaki orangutan misali hareketleri. Dostum sizin derdiniz ne? Neden etrafta
kadınlar yokken insanlık vasıflarınızı bir kenara bırakıp, orman kurallarını
uygulamaya koyuyorsunuz? Küfürler, el şakaları, kelimesiz beden dili ve “mroaeklşithehaokpehah”
gibi anlamsız sesler ile anlaşabiliyorsunuz az çok biliyoruz. Cidden peki
birbirinizi anlıyor musunuz? Yetiyor mu size bu kadar az kelimesiz iletişim?
Yoksa cidden iletişim olayını abartıp zorlaştıran biz kadınlar mıyız? Sorun biz
de mi? Çok mu yükleniyoruz sizlere? Bunlar benim bugün yaşadıklarımı yaşamadan
önce “ya erkelerin üzerine çok gidiyoruz” temelli minik düşüncelerimdi. Allah
aklımı başıma daha önce getirseydi keşke. En azından yaşadığım acıları
yaşamazdım. Bence hiçbir erkek kadınsız bırakılmamalı. Her erkeğin en az beş
metre yakınına bir kadın yerleştirilmeli. Böylece içlerindeki öküzleri ahıra
kapatırlar. Kırk yılın başı erken çıktım, o cebimdeki anahtarları bir hevesle ilk
kez kullanayım dedim. Plan basit Joker gelene kadar evinde bekleyecek, bu arada
güzelce uyuyacaktım. Ne yemek falan yapacağımı, ortalık toplayacağımı mı düşündünüz?
Ben o kızlardan değilim. Evden yatak toplamadan çıkıyorum. Joker Bey`in
maşallahı var, jilet gibi toplu yatak. Daha önce mimde dedim ya, başkasının
evinde kapüşonlu şeylerle yatar kafamı kapatırım. Bunun sweatshirtlerinden birini
geçirdim üstüme uykuya daldım. Sonra üzerime güney deniz fili düştü. Hayvan Aslan,
Joker diye bağırarak yatağa zıpladı. Yatağa derken üstüme. Böyle gol atan
futbolcunun üzerine kule yaparlar ya aynen öyle. Sağ böbreğim istifa etti,
üzerine iş kazası raporu alıp bana dava açmayı planlıyor. Kaburgalarımın kalbi
kırık. Ödümde zaten ortalık yerde patladı. Ciyak ciyak bağırırken de ses
tellerim soğuktan gerilen elektrik teli misali koptu. Esnekliği iyi
hesaplayamamışız ne yapalım. Neymiş kapüşonu kafaya geçirince ben, saç falanda
yok tabi Joker sanmış. Hayır Joker`i hep böyle uyandırıyorsa bu mal kurtarmak
lazım bu çocuğu. Sağlam kalsın diye adaklar adamalıyım. Neymiş erkekler böyle
şakalaşırmış. Derdiniz ne sizin ya? Kaç kilo adam öldüm, iç kanama geçirmem
umarım diye dualar ediyorum. Hayır bir de suçlusu ben oldum. Ne işim varmış
Joker`in yatağında. Sana ne sevgilimin yatağı desem ne fayda. Joker`in de
ağzından çıkan iki cümleden biri “Suç senin!” diğeri “Orda işin ne!”
Aslan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aslan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Ocak 2016 Cuma
4 Mayıs 2015 Pazartesi
yanlış filme bilet aldınız
Altıda kalkıp gitmek nedir? Yataktan sürüklendim resmen. Bir
önceki akşam oturmuşum sabaha kadar. Orda burda dolaşırken yorulmuşum alarmı
duymadım bile. Ama NilKuşu sağ olsun zil sesine tüm apartmanı uyandırdı. Trafik
olmasınmış. Cumartesi günü, insanların uyumak için fırsat buldukları gün neden
erken kalkıp kendilerini trafiğe neden atsınlar ki? Deli mi millet bizim gibi?
Aaa sürprizden bahsetmedim dimi? NilKuşu sevgilisi Aslan geliyor, NilKuşu`nun
okuldan bir arkadaşı sevgilisiyle geliyordu. Son olarak da Elmacı isimli baya
kafa olan bir arkadaş ile ekibimizi tamamlamıştık. Ama arabanın içinde Elmacı
yerine Joker vardı. Kızın işi çıkmış gelmemiş, bunun ne işi var çözemedim. Yol
boyunca horul horul uyudum. Aslan`nın iğrenç müzik zevki olmasa rüya bile
görürdüm ben. Güzel bir pansiyon ayarlamıştık. Manzara iyi, bahçesi var, bir de
iyi yorumlar almıştı. Tek sorunumuz çiftler birlikte ben Elmacıyla kalacaktım.
Göt kadar mekan, oda sayısı belli. Bizim dışımızda da var bir iki kişi. NilKuşu
kalırmış benle ama surat beş karış. “Sana ne kızım! Boş ver kalsın senle. Sana
mı sordu sanki Joker`i getirirken.” diye düşündüm. Ağzımdan çıkansa “ya gir
sevgilinin koynuna yat. Odada iki yatak yok mu? Yatar uyuruz. Sanki kaç saat
uyuyacağız hem gezmeye geldik.” Kimse çok iyisin demese de ben bir melek
olduğumu biliyorum. Adamdan hoşlanmama rağmen aynı odada kalmayı kabul ettim.
Benim hakkım ödenmez. Sağ olsunlar ödediler. Gittiğimiz her yerde çift çift
uzaklaşmalar, ortalıktan kaybolmalar. Zahmet edip topluca zor takıldık. Bizde
her zaman ki gibi Joker`le uzun süre birbirimizi yedik, sonra uzlaşmaya bakıp
daha insansı sohbet etmeye başlayabildik. Hatta elimde telefon Doktor Bey ile
pıt pıt mesajlaşırken dikkatini çekti oturdum ondan bahsettim. Nasıl acınası
bir haldeymişim meğer. Ben bu kadar anlatınca susturmak için olsa gerek buda
son kız arkadaşından yediği kazığı anlattı. Kızla bir süredir birliktelermiş.
Geçen gün biriyle görmüş. Kızda buna sadece fiziksel bir şeydi erkek arkadaşım
var zaten benim demiş. Vay be ne hatunlar var diye düşündüm, dayanamayıp
söyledim. Ama bana güldü it. O kızın söylememesine bozulmuş. Onun için fark
etmezmiş. Söylese de devam edebilirlermiş. Dürüstlük önemliymiş. Mal ya bu.
Sana dürüstte ya sevgilisine. Bu ara ne çok bu tiplerle karşılaşır oldum ben. Bizimkiler
de baş başa takılınca çeneme vurdu sanırım. Ne diye konuşursun ki. Akşam bir
araya gelip eğlenmesek ama cidden kızabilirdim. Madem çift çift takılacaktınız
ne diye baş başa gelmediniz ki? Gece geç yatarız diye düşündüm ama erkenden
çekip gittiler. Bizde mecbur çıktık odaya. Ay gözlerini kapat, araya yastık
koyalım, uzun bakışma sahneleri gibi film sahneleri bekliyorsanız boşuna
beklediniz. Sırayla giyindik, yataklar iki adet tek kişilikti. Uyuyamayınca
açtık televizyonu çizgi film izledik. Ama yatmadan inşallah ölmeyiz, polis
falan basmaz diye dua ettim öyle yattım. Hayır gazeteye yansır sevgilisiyle
çıktıkları tatilde öldü falan, bizimhalk ilk ahlar sonra “tuu”lar. Elin adamıyla
ne işi vardı, hak etmiş diyenlerde olur. Annem zavallı öldüğüme mi üzülsün
artık, milletin dediklerine mi bilemem. Tabi polis falan basarsa hani öyle olur
ya o zaman ölseydim keşke derim. Ölürsem annem üzülür, polis gelirse annem
öldürür. Ay bir de inşallah horlamam, sayıklamam ya da osurmam. Yenimle yüz yıl
dalga geçer diye düşüne düşüne uyudum. Ertesi gün daha iyiydi Allah`tan. Tabi
bunda NilKuşu`nu kenara çekip biraz daha yalnız bırakırlarsa çekip gideceğimi
söylemem faydalı olmuş olabilir.
9 Nisan 2015 Perşembe
vahşisin doğa
Gelsin çocukluğum. Öksürük şurubu. Ama tatlı değil bu
seferki. Böyle acımrak bir şey. Günde dört defa bu eziyete katlanmak zorundayım
sanırım bir süre. Annem kıçın başın açık dolanma, daha havalar soğuk demişti
de, ben söz dinlemedim tabi ki. Bugün iki sınavdan sonra kendimi hastaneye doğru
yönlendirdim. İki gündür deliler gibi öksürüyorum çünkü. Ciğerlerimi olduğu
yerde sevdiğim için gittim zaten. Bronşit falan dedi. aslında buraya bunlardan
bahsetmeye gelmedim. Sınavdan nasıl kaçılır isimli bir yazı yazıp okul
defterini kapatmışları maziye götürecektim. Ama ondanda vaz gesize Majo ve
Nyota`dan bahsedeceğim. Ders çalışmaya başlamadan önce bir meyveli yoğurt yemek
istedim. Aç ayı oynamaz, nasıl ders çalışsın? Yerken de birkaç zaplamadan zarar
gelmez dediğimde vefakar, çilekeş anne Nyota`ya rastladım. Majo için nasıl
çırpınıyor bir görseniz içiniz parçalanır. Yapayalnız kalmışlar tarafsız
bölgede. Avlanma sorunlarının yaşandığı bir dönem ve Majo bir gün daha sadece
süt içerse ölecek. Söyledim dimi aslan ana oğul bunlar. Ciddi ciddi belgesel mi
anlatıyorsun diyeceksiniz ama evet. Sinirlendim ve üzüldüm çünkü. Majo ve
annesini kimse sürüsüne almıyor. Hatta yaklaşamıyorlar bile tehlike diye
görülüyor. Majo`nun yaşıtlarıyla oyunlar oynayıp bir aslan nasıl olunur
öğrenirken o açlıkla savaşıyor. Annes bir av buluyor, onda da daha
kursaklarından geçmeden sırtlan sürüsüyle karşılaşmak zorunda kalıyorlar. Majo
yemese ölecek, daha fazla dayanamayacak; yemeye devam ederse de bir başlarına
kalmış ana oğlu sırtlanlar harcayacak. Bu belgeseli çekenlere de aferin hani.
Lan koskoca BBC sponsor, iki kilo et alıp veremediniz mi hayvana? Bir erkek
aslan sahip çıkar diyen varsa bu Türk filmi değil ki. Erkek aslan demek
Majo`nun ölmesi demek. Erkek aslanlar kendi yavrularının bile dörtte birini
öldürüyor. Bak bunu su aygırları da yapıyordu. Sırf dişinin ilgisi için.
Belgesel bitti ama Majo`ya ne oldu öğrenemedim. Bir sürü erkek aslan olma
dersini kaçırdı, oynayamadı, yapayalnız kaldı. Nyota desen yavrum yemedi
yedirdi, avladı getirdi. Bana da ne olduysa resmen belgeseli izlerken gözlerim
doldu. Ama çok tatlıydı kıyamadım be. Gerçi fark ettim ki bizde aynen böyleyiz.
Biz kan dökmeden sosyal yaşama aynı bunu uyguluyoruz. Güçsüzden kurtul. Yarın sınavda
da Nyoya`dan bahsedip tribünlere oynamayı düşünüyorum.
20 Şubat 2015 Cuma
esra erol`dan hallice
Kar kar diye ağladım ben. İstanbul’a kar yağan her seferinde
bizim evin orası bir gram kar tutmadı. Deniz, yükselti dedik bekledik. Sidikli
gidene kadar sadece bir kere hediye için NilKuşu ile buluşmuştum. Dahi`yi bile göremedim.
Adamın gitme vakti geldi. Hiçbirimiz buluşmasak diyemedik ve Çarşamba günü o
fırtınaya kara buluştuk. Saatlerce kafede mahsur kaldık resmen. Kar bir türlü
dinmedi. Ama değdi be. Dahi`yi çok özlemişim. Adam benim en yakın arkadaşım. Ne
kadar bir zamanlar beni gıcık etse de. Bütün gün saçma salak şeylerden konuştuk.
NilKuşu Aslan`ın bir arkadaşıyla tanışmam konusunda sürekli ısrar etti. Kendi
mi Esra Erol`da hissettim. Sarı telefonundan benim için hazırladığı aday
listesini gösterdi. Lan bu kadar acınası hale mi geldim ya? Dahi mezuniyette
Clarke Kent`i ayarlarım deyip durdu. Galiba hepsinden azıcık nefret ediyorum.
Ama Dahi`den daha az. Aslan`da ondan bahsettiğimiz anladı sanırım NilKuşu`nu
arayıp o da geldi. Bizim aslan kar yere ilk düştüğü an itibariyle arabasını
kullanmayı bırakmış. NilKuşu korkak diye dalga geçiyor. Adam yedi yıldır İstanbul`da
hala kara alışamamış. Yemek yerken de laf bizim whatsapp`da ki guruba geldi. İsmi
pek edepli değil, şey içeriği de. Sidikli ve Hostes üzerine Sarı ve NilKuşu
olunca o guruptan hayırlı bir şey beklenmez zaten. Aslan`ın tek tepki kafayı
çevirip “Bacım yanlış anlama ama senin o kardeşin çok fena.” İsimlendirme işi
bizimkinindi. Dahi ise NilKuşu`nun attığı Grey fotoğraflarını ve Sarı`nın
edepsiz konuşmalarını görmüş. Hostes ve Sisikli`nin reddedilen erkek
koleksiyonunu paha biçilemez bulmuşlar. Benimse guruba tek katkımın “hahahah” olduğunu
saptamışlar. Sonuç mu? Aslan ve Dahi dördüyle görüşüp masum beynimi onlardan
uzak tutmamı tavsiye ettiler. Tabi bu NilKuşu`nun çantasından çıkarıp verdiğim
Grinin Elli Tonunu gösterene kadar sürdü. Yalnız Dahi ve NilKuşu orta okulda
okudukları Melisa P. `nin olayın atası olduğunda ısrarcı.
2 Şubat 2015 Pazartesi
hediye yerine ulaştı ama ben kendimi azıcık kaybettim bulamıyorum
Nil Kuşuna hediyeyi aldım ama verememiştim. Sonunda bu akşam
verebildim. Stajdan erkenden kaçtım. İşe giderken VS paketi cartu curtu belli olmasın diye her bir
şeyini sardım sarmaladım poşet değiştirdim. Ne gerek vardı sen böyle şeylerden
çekinmezdin dedim ama yine de paketledim. Bu ara zaten kendimi tanıyamaz oldum.
Önceden millet ne der, ne konuşur diye umursamazdım ama artık millet şöyle
bakar böyle der diye düşünmeye başladım. Durumdan memnun muyum? Hayır tabi ki.
Memnun olmasam da bir türlü kafadan atamıyorum. Rahatsızda olsam bu halimden kendime
katlanacağım bir süre. Baktım olmuyor kendimi karşıma alıp konuşurum. Ayy yine
dağıldım bak. Neyse ben bunla buluştum Aslan aradı bende geleyim dedi yemekleri yedik ettik, kalktık kahve içmeye gittik, Aslan geldi biz kahve kısmına geçtiğimizde. Ama Aslan varsa mendabur suratlı hıyarda vardır dimi? Bende tam
zamanı dedim hediyeyi verdim. Verirken de evde aç diye tembihledim. Bizim melahat
duramadı açtı, sonra rengi bilmem neyi merak etti ucundan bakayım dedi paketi
ucundan açtı. Arsız benim bu kız. Aslan kafayı poşet içine uzatıp öksürük
krizine girdi yanımdaki gülme krizine. Hayır aldığımda atla deve değildi ki be.
Don sutyen işte. Bizimki de eve kadar sabretse ölür tabi. Gerçi bende ucundan
bakardım da hepsi kafa sokan Aslan`ın yüzünden. Utandım. Sonuçta elin adamı çok
canım cicimli bir samimiyetimiz yok ve aklıma direk kesin hakkımda kötü düşündü
fikri oluştu. Joker`de kulağıma”Aslan`ın gözü gönlü açılacak”dedi. Bu nasıl
arsız bir insan ya. Bilmiyorum ya. Tamam arsızım ama erkek olsam hayatta böyle
bir şey demezdim sanırım. Yani sonuçta mahrem. Bu salak cidden karaktersiz. Ya
neden ilmiyorum bu adama cidden sinir oluyorum. Espri yapmaya çalıştı
anlıyorum, başkası dese uyuz etmez ama bunun dediği her şey batıyor. İyice
yaşlılara döndüm ben. Nerde bendeki o eski özgür kafa, nerde kimseyi takmayan
kafa, nerde her istediğini yapan kafa?
Not: toplu taşımada telefonla yazmak ne zzormuş arkadaş
Not: toplu taşımada telefonla yazmak ne zzormuş arkadaş
13 Ekim 2014 Pazartesi
ben ve sinirlerim
Baştan uyarıyım herkesi hakaret içerikli bir yazıdır. Ya
birilerini boğazlayacağım, daha iyisi öldürecektim ya da buraya kusacaktım.
Sinirden köpürüyorum. Ne sanıyor bu dangalak kendini. Tüm o salak salak
konuşmalarına, hatta varlığına dayanıyorum. Huysuzluk çıkarmamak için ne olsa,
ne söylese sineye çekiyorum. Ama bu kadarı fazla ya. Saygısızlık. Hep onun
istekleri. Her boka zaten bir sürü bahanesi var kurbağa suratlının. Öküz.
Hayvan herif. Salak. Mal. Domuz götü. Tezek kafalı. Beyin yok adamda. Beyin
yerine taş, toprak koymuşlar. Kafandaki her hücreyi ezmek istiyorum. Elektrik
verilmiş havuza atmak istiyorum. Kafanda karpuz patlatmak istiyorum. Ağzından
çıkan her sözü tekmeleyerek geri sokuşturmak istiyorum. Bir daha da o fil
kulaklı aptal ahtopot suratını görmek istemiyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





