Terk edilince kuzu kuzu düştün buralara derseniz hakkınız
var derim ama ayıp olur. Kibarlığı elden bırakmayın derim. İki aydır ben
Joker`siz hayatta kalmaya çalışıyorum. Dışarıdan bakan anlamıyor. İki hafta
Joker ona buna ayrıldık diyene kadar ağzımı açmadım. Sonra zır telefon “Lady
ayrılmışsınız doğru mu?” Lan sana Joker demiş tabi doğru. Niye söylememişim bıdı
bıdı. Kuralları varmış. Ayrıldıktan sonra kendimi dışarı atıp hikayeler
paylaşmam, götümü başımı açıp bak bu taş kızı kaybettin mesajı veren fotoğraf
paylaşmalar, fon müziği imalı olan videolar ve tabi ki gurubum kadın erkek
karışık olmalı. Erkekleri de onun tanımaması gerekiyormuş. Bir falcı randevusu
şart adam dönecek mi bilmemiz lazım. Tabi tanıdıklarla kızın talibi çok
mesajları iletilmeliymiş. Bir süre sonra çok üzgün özledi seni ama bak bir
çocuk var iyi düzgün biri elini çabuk tut döneceksen dön diyecek dostlarım
araya girmeliymiş. Benim yaptığım ise iş ev iş ev. Kimseye söyleyemedim çünkü
ben kabul edemedim. Buraya ayrılık sonrası milletin dizdiği benim uyguladığım kadın taktiklerini yazıp dergi gibi prim yapmak isterdim ama hepsi yalan oldu. Uslu uslu aramasını bekledim ettim ama ayrılmışsınız diye arayan telefonlar Joker`i onla gördüm bunla gördüme döndü. Arkadaşı dedim, olur dedim işime evime gittim. Kocası tarafından boynuz yiyen ama erim yapmaz beni seviyor diyen kadın gibi inkar ve büyük bir inanış içinde bekledim. Sonra zır telefon Joker`i biriyle öpüşürken gördüm. Ona bile inanmadım be. Trump`ın seçildiğine inanamayan Hillary Clinton oldum bir anda. O kadar inanmadım ki fotoğraf istedim. Kendimi bu hala düşürdüm. Hayatımda ilk defa biri için anneme sarılıp hüngür hüngür ağladım. Joker için döktüğüm son göz yaşımdı, beni cidden terk etmiş. Üzüldüm. Pişman oldum tüm davranışlarım için. Onu dışladığım, duygularımdan
bahsetmediğim için ama lan siz erkekler değil misiniz duygu konuşmaktan bıkan.
Hani bizim dırdırımız bitseydi? Sana seni seviyorum bile dedim ki bu
uzaylıların dünyaya barış getirmesi gibi bir şey. Korkuyorum işte ben ilişkinin
sonraki adımlarını atmaktan. Ayrılık adımı bile takip edemiyorum ben. Etsem
çoktan dönermişsin bana. Bir arasaydın be. Bende şeytan dilemezdim. Pijama koltuk
takılırdım. Salağım ben baya zaten. Olmasam ağzıma gram alkol sürmeden dün akşam elin İtalya`nını öpmezdim. Kız kıza doğum günü kutlamaya çıkıp bize katılan turistlerden biriyle öpüştüm. Niye neden yaptığım açıkça ortada ama onu öperken intikam değil ya dedim kendime. İki soda içip çiseleyen yağmurda dans edip İtalyanı öptüm. İşin kötü tarafı aldatılmıştan çok aldatmış hissediyorum. Ama yalan da yok yakışıklı, centilmen çocuktu, sefam olsun. Elin kızlarını öperken Joker düşünseydi benim ne yılan olduğumu.
5 Ağustos 2019 Pazartesi
12 Temmuz 2019 Cuma
tekmeyi ben yedim
Giriş kısmını geçiyorum hayatımın gelişme kısmıyla
başlıyorum. Yazmaya da okumaya da vaktim falan olmadı. Eh buraya yazdıkça
kendimi bolca da gazlayıp Jokerle ilişkime zarar verince bir dur dedim kendime.
Sonuç terk edildim. Mis gibi kızdım halbuki. İşimi kurdum, çılgınlar gibi çalıştım.
İkinci üniversite bitti, üstüne meslek mi değiştirsem moduna bile geldim. Kaynanaların
istediği şeker kız, erkelerin oh be rahatlık dediği kızdım. Ama kızların
koynundan çıkarıp kendime sevgili yaptığım Joker daha fazla dayanamadı bana. Ayrılma
sebebimiz benim ailesi ile tanışmamam. Bir yıldır on gün huzurluysak on birinci
gün kavgamız buydu. Beş yıl olmuş annesi beni bir tek fotoğraflarda görmüş. Ne
güzel işte sana kaynana gelin dramı yaratmadık bak keyfine. Onu oyalıyormuşum,
ciddi düşünmüyormuşum. Erkekler ne zaman evlenelim diyen taraf oldu? Hepsi
Aslan ve NilKuşu`nun evlenmesi yüzünden. Sıçsalar biz daha büyük yaparız der
bu. Aile fobim var dedim, terapist önerdi. Evlenme korkum var dedim,
evlendiğini anlamayacaksın bile dedi. Sanki kuaförde bıyık aldırıyoruz. Ulan
nasıl anlamayacağım. Adamın derdi annemi doğum gününde aramak, babamın babalar
günü kutlamak. En son bizimkiler Amish deyince baya sinirlenip ayrılalım dedi. Ciddi
olduğunu anlamam beş dakika sürdü. O koca beş dakikada hiç konuşmadan sadece
baktı. Hiçbir şey konuşmadık. Tamam dedim. Adam duyar duymaz silah sesini
bekleyen koşucu gibi kalktı gitti. Bir aydır ne sesini duydum ne gördüm. Hayvan
öküz. Terk etti be beni. Bir de gitmeden öptü. İnşallah bağışıklık sistemimin kaldırabildiği
ama seni süründürecek bir virüs o son öpücüğün tükürüğü ile sana bulaşmıştır. Kurtulmak
için de bana ihtiyacın olur ben dönüp bakmam sana. Üzülmedim, ne olacak ya diye
bir ay gezdim. Herkese güldüm ama daha fazla dayanamadım be. İçimi söktün,
bende ağlayacak hal bırakmadın. Annenle tanışsaydım keşke. Kabusumla yaşardım,
sen olurdun yine.
10 Mart 2018 Cumartesi
kaldırım terörü
Türkçemize yeni bir deyiş kazandırmak için aranızda
bulunmaktayım. Bu yeni deyiş herkesin bildiği ancak henüz adını kimsenin
koymadığı bir durumu, bir insanoğlu tipini tanımlıyor. “Kaldırım öküzleri”
benim bu ara taktığım ve en en nefret etiğim insanlar listesinde top 10`da.
Onlarında içinde bulundukları durumu anlamaya çalışsam da ipin ucu yine onlara
dokunuyor onların eylemsizliklerine ve ben yine kendimi onları suçlarken
buluyorum. Sokaklarda park edecek yer kalmayınca kaldırımın yayalar için
olduğunu unutup yayaların kaldırımdan başka çaresi olmadığını göz ardı edip
araçlarını kaldırıma park ediyorlar. Belediyeler sağ olsun zaten yapılan
binalar ile kaldırımlar iyice daraltılıyor. Bu da yetmezmiş gibi araçlarda park
edince bize yürüyecek alan kalmıyor. Yolun kenarında yürüyorsun bu kez de yolda
hak sahibi olan hareket halindeki araçlar sürekli kora ve yolun ortasında
yürüme bağrışları. Bıktım ya. Yaya
yolunu işgal edenden de, kaldırımdaki öküzler yüzünden yolda yürümek zorunda
kaldığımı anlayamayan öküzden de. Park yeri yetersiz bla bla demeyin. Kaldırım benim
hakkım. Eğer park yerin yoksa belediyene bağır ondan talep et park yerleri. Her
şeyi geçtim göremeyen ya da tekerlekli sandalye kullanan vatandaşların hakkını
gasp ediyorlar. Duyarlılık diyorum ama park eden aracı şikayet ediyorum plaka
veriyorum poliste bir şey yapmıyor. Aklıma twit açıp gördüğüm her kaldırımda ki
aracın fotoğrafını çekip ifşa etmek ve görenlerinde bana yönlendirecekleri bir topluluk oluşturmak
istiyorum ama kendimi biliyorum kontrolü sürekli sağlayamayacağım. Ama Lady ben
bu işle uğraşırım sana da yardım ederim gel ifşa edelim derseniz fikir burda
konuşalım kaldırımdaki araçlardan kurtulalım.
12 Şubat 2018 Pazartesi
benim hayata karşı gazım var
Toplaşın anlatacaklarım var. Uzun zamandır yazmıyorum ama
buraya yazdıkça kendimi bir gazlıyordum hani. Fare ben aslan oluyordum. Aslan
gölgesiyle kaplan indirmeye gidince Joker böyle yaptı şöyle dedi diye ağlıyorum
buralarda. Geri kalanlar için iki yazı öncesinin yolunu gösteriyorum tabi merak
edene. Derdinden tasandan bıktım diyene de hak veriyorum ben bile bıktım. Bir
hafta düşün dedi bir kerecik aramadı domuz. Seni özler dayanamaz arar o,
pişmandır nasıl affettireceğini düşünüyordur kendini diye kendimi gazladım durdum. Ben kaşıkçı
elması çünkü, Frodo`nun taşırken ölüp ölüp dirildiği yüzüğüm çünkü. Bir elimle
gazlayıp bir elimle kendimi avutmaya çalışınca işlemcim arıza verdi. Her kadının
yapacağı gibi soluğu kuaförde aldım. Sırf Joker istemediği için üç yıldır saçımı
istediğim gibi kestirmeyip ortalıkta Kezban Kezban geziyordum. Sonunda blog headerındaki
hatun kadar kestirdim. Joker dizimin dibinde olmayınca bende etrafımla
ilgilenmeyi bıraktım kendimle ilgilenmeye başladım. Gidip bir iki kursa
başladım. Yapmak istediğim ne varsa yaşlanmadan, emekli olmadan yapmam
gerektiğine karar verdim. Sağlık problemleriyle uğraşacağım yaşta hayattan
nasıl keyif alabilirim ki hem. Kendimi kabullenme evresine geçtim. Yıllardır
bariz ortada olan disleksimle bile barıştım. İnkarı bırakıp gittim doktora
yaptırdım testlerimi mis gibi. Sonra
şunu fark ettim ben sigortamın ödendiği haftada resmiyette 40 saat olup
gerçekte 5685961 olan, bir binanın içine tıkıştırıldığım işler olmadan da para
kazanıyorum. Ve kendi işimi kurmaya karar verdim. Gittim biri iki girişimcilik
kitabı falan da aldım şu sıra şirket nasıl kurulur fikir nasıl pazarlanır
evrelerini halletmeye çalışıyorum. Kendi markam olsun istiyorum. Ama arada iş
görüşmelerine de gidiyorum. Hep insanların beklentisini anlamak hem de şartlarımı
kabul edece kadar deli biri var mı diye görmek için. Kendim iyi olmadan ne ona
ne ilişkimize faydam olacağı kafama dank etti sonunda. Tam 20 aramadı beni
bende onu aramadım ki doğal olarak ayrıldığımızı bile düşünmeye başladım. Yalan
söyleyemem özledim deli gibi özledim yaptığım bir çok şey için pişman oldum,
böyle bitmesini istemediğimi daha iyi anladım. Akbabalar ciğerimi didik didik yiyor
gibi hissettim. Telefonda adını görünce collatz problemi ispatını yapmış kadar
mutlu oldum. Ama hayvanın söylediği ilk şey “Saçını niye kestirdin?” Lan adam
benle yirmi gündür konuşmuyorsun tek derdin üç beş santim kıl tüy mü? Neymiş
uzun saçımı seviyormuş ona söylemeden niye kestirmişim. Benim saçım benim
bedenim. Bizimkilerden duymuş ona ayrı bozulmuş. Aradı sordu halimi ben
söylemedim sanki. Tuttum çenemi görüşene kadar. Görünce onun ağzına lağım
çukuru muamelesi yapacağım diye evden çıktım ama onu görünce yüzünü bakışını
hepsi gitti. İlişkide karşı tarafın aklından geçenleri bilemiyorsun. Her şeyi
konuşuyoruz saklamıyoruz diyordum ama birbirimize karşı hissettiklerimizi
saklıyormuşuz en çokta. Bu adamın ağzından beni sevdiğini bir kez duydum ona
onu sevdiğimi hiç söylemedim. Bazen davranışlar yeterli değil, söze dökülünce
ayaklanıyor. Duyarsız davrandım, bir adım geri durdum incinmemek için ama
sanırım şimdi anlıyorum yaşamda her duyguyu tıka basa korkmadan yaşamak lazım.
5 Ocak 2018 Cuma
bana alerjim var
Annemin bir inancı var yeni yıla nasıl girersen tüm yılı
öyle geçirirsin. Yani amuda kalktıysan sıçtın tüm yıl öyle dolanmak yorucu
olacak senin için. Ben yeni yıla battaniyemin altında salaya sümük tek başıma
girdim. Jokerle her şey boka sarınca iptal planlarla evde kendimi yalnız
buldum. Bir haftadır bir kere aramadı. Gerçi kavga ettiğimiz gün “Gerçekten mi?”
diye mesaj attı ama o sayılmaz. İt herif daha beterini hak etti. Bu beni
arabadan indirip, beni ağlamama rağmen o taksiye bindirdi, tek bir teselli
kelimesi söylemedi ya rezil olmuş çok mu? Taksici amcaya kızı istediği yere
götür deyip para verdi, bir de kartını verip bırakınca ara dedi. Taksiciyle
bile benden kibar konuştu. Bana “Bir hafta düşün düzgün karar verebildiğin
zaman ararım” dedi. Düzgün karar verdiğimde götleşe alt yazı geçiyorlar herhalde.
Benim ayarlarım bozuldu sen en iyisi iade et bir iki üst modelini alırsın.
Apple bile kazıklamış milleti bir kazıkta sen benden yana yemişsin işte ne
olacak. Al o paranı falan dedim ama döndü kıçını gitti. Lan o nasıl bir muamele
ben senin orospun muyum da para verip gönderiyorsun beni? Ben tabi içimden
kanguru çekiyorlar gibi ağlayıp küfürler yağdırınca taksici amca böbreğimi
falan çaldı sandı. “Arama alma ver geri parasını ben veririm onun parasından
hayır gelmez” falan diyorum bir yandan da işkencede tırnağım çekiliyor gibi
ağlıyorum. Taksici amca “Kibar çocuk bak merakta ediyor seni” deyince “ Amca
bunun kibarlığına aldanma yalan hep. Bana neler etti bilmiyorsun” ile başladım.
Gerisinde neden ne için öyle şeyler dedim bilmiyorum ama en son amca “vay
pezevenk, bunun parası sokağa atsan bulana bile pislik bulaştırır!” diyordu.
Benim söylediğim şeyler hayal gücümün ve ona olan öfkemin sonucu ya da beni
şeker krizine girmiş suç ehliyeti olmayan zavallı bir kız sayabilirsiniz. Şey
dedim… “Amca bu beni kandırdı, seviyorum falan dedi inandım” diye Türk filmine
bağlayınca adam hamileyim evlenmiyor sandı. Bende bir doz yükseltip “Öyle olsa
yine iyi meğer bu it kadın pazarlıyormuş” diye höyküre höyküre ağladım. Polis
falan dedi bir panikledim ama bunlara bulaşılmaz mafya bunlar keser doğrar diye
lafı çevirdim. Adam cesur çıkar giderse polise inkar ederim ya da şizofreni
raporu almaya bakarım diye düşündüm. Sonra yol boyu bir amca bir ben beddua ede
ede evime gittik. Herhalde amca bizimkini aramış olsa gerek birkaç saat sonra
mesaj attı o günden sonrada ne aradı ne sordu. Şurda bir güncük kaldı arar mı bilmiyorum. Of
ben o kadar atıp tutup ne kadar kafayı yemiş olduğumu gösterdikten sonra
arayacağını sanmıyorum ama arasın istiyorum. Özledim. Pişmanım. Öfkeliyim.
Etiketler:
abarttım,
ben,
blog,
blogger,
günlük,
ilişki,
ilişki raporu,
ilişkiler,
Joker,
kız günleri,
kişisel blog,
kişisel gelişimim,
kişisel post,
new year
30 Aralık 2017 Cumartesi
sevgili pozisyonu için başvuru formu
Kocası Almanya’ya çalışmaya gitmiş, seni aldıracağım deyip, boşanma
kağıtlarını kendine tuvalet kağıdı yapan kadınlar gibiydim. Ya gel ya da bak
bana hayırlı kısmet kategorisinden mis gibi çocuklar buluyorlar kuş yuvadan
uçar dedim. Gönül istedi benim hasretime dayanamadı ondan geldi diyeyim ama gönlü
bu devirde kim takıyor ki. Konuşacak çok şey var diye ortalarda dolandı durdu.
Bana kalırsa yok. İşte güzelim gittim ama pişmanım seni beklettim ihmal ettim
desin yeter. Kızlar ya evlenme teklifi
edecek ya seni terk edecek dedi kısmet dedim ne diyeyim. Bende bu şans varken
evlenmek istemiyorum diye terk edilirim ya neyse. Gittik bunun evine, oturttu
koltuğa bağladı gözlerimi. Gözlerim açıkta konuşurduk falan dedim ama içimden
terk edilmeye giden bir yüzük çıkmaz diye dua ediyorum. Hayır ben adama hediye
diye uzaktan kumandalı süper ötesi bir araba almışım birlikte oynarız diye
planlar yapmışım, yüzük bizi ciddiyetimize fazla. Gitti geldi bir takırtı
patırtı dedim herhalde adamı çok zorladım Hannibal Lecter`a bağladı bıçak seti
ortaya çıkarıyor. Gözlerimi açtığında bir de ne göreyim dünyalar güzeli bir
köpek. Görünce aklım uçtu bir de sırnaşık minnacık yavru daha. Yarım saat sonra
anca kendime geldim de kimin diye sordum. Bana almış hep istiyormuşum,
yalnızlıktan sıkılıyormuşum hem bana arkadaş olurmuş. Yani tamam çok güzel
düşünmüş evet istiyorum ama bu bambaşka bir şey. Bir kere annem eve asla almaz
ki daha önce defalarca denedim gram taviz vermedi. Hem ben satın almak yerine
bir barınaktan kendime dost edinmeyi isterdim. Ben çok büyütüyormuşum evde
bakamıyorsam onda kalırmış. Ya sabah çıkıyor akşam kaçlarda dönüyor. Bunun yemesi
var içmesi var gezdirmesi var ki tüm gün eve hapsetmek ona büyük haksızlık.
Annesine götürürmüş zaten evde varmış iki tane daha. Ne diyecek kadına kız
arkadaşım bakamadı sana kakaladı anneciğim mi? Öyle rahat konuşuyordu ki bir de
çocuk yaparız arada büyür gider işte dedim adam deliye döndü. Sürekli her şeyi
tiye alıyormuşum, onu ciddi olarak dinlemiyormuşum. Hayır ciddi olmayan ben
miyim? Adama mantık denen şeyden habersiz. Baktım bizim hal kavgaya gidiyor eve
gidiyorum dedim, demez olaydım. Beni bırakmak için ısrarcı oldu, yağmur var,
trafik var, arabada kızgın iki boğa var. Nerde nasıl neyle başladı bilmiyorum
ama ilk defa adam benle resmen kavga etti. Sanki duymuyormuşum gibi bağıra
bağıra kulağımı yırttı. Ben onu hiç tanımıyormuşum. Onunla ilgili hiçbir şeye
dikkat etmiyormuşum. Ne yer ne yemez neyi sever bilmiyormuşum. Ama o ekşi
yediğimde ensemin sağ tarafının terlediğini, yalandan gülerken suratımın aldığı
ifadeyi, düşünürken kendi kendime konuştuğumu, sıkıldığımda dirseğimi
kaşıdığımı biliyormuş. Sevdiğim yemekleri, kimseye söylemediğim ondan
sakladığım şeylerin gölgelerini görüyormuş. Çocukmuşum, hala geleceğe dair
kararlı davranamıyormuşum. Sinirimden mi canım acıdığından mı bilmem gözlerim
baktım doluyor çek sağa inicem dedim.
Filimler de bırakmıyorlar, bırakanda geri dönüp alıyor ama bu film değil. Ciyak
ciyak ineceğim diyorum adamda tek tepki yok. Sonra bir baktım bir taksi
durağına yanaştı indirdi beni. Daha fazla tutamadım kendimi yağmurda var zaten
dedim koyverdim. Ağladım diye teselli eder sandım ama yok adam öküz. Aklım
olsaydı sevgili pozisyonu için bir başvuru formu hazırlar buna doldurturdum. Gerçi
adamda haklı beni öğrenen o, dikkat etmeyi onu öğrenemeyen ben. Bu erkek
milletinede yaranılmıyor. Kadın iğne iplik eder hayatlarını suç, kendi haline
bırakırlar suç. Onu bunu bilmem ama bana bağırmasını söylediği buraya
yazmadığım bin misli lafları ben hak etmedim, ettiysem de etmedim. Aklını
kullanıp başvuru formu hazırlasaydı.
23 Aralık 2017 Cumartesi
koca mı para mı
Bizim bir meclis var zamanında sevgilim olmamasına
takmışlardı. Etrafta bana uygun gördükleri insanları gözlerine kestirip
ağlarına düşürürlerdi. Gel zaman git zaman Joker`i kabullendiler. Aradıkları
kriterlerin tamamını göstermese de bir şekilde onayladılar. Lütfedip izin
verdiler. Daha iyisini bulana kadar oyalanırmışım. Zaten Joker`de atari, playstation
çıkana kadar beni oyalayacak. Sevgilime at arabası muamelesi yapmaları etrafta Porsche
aramaları canımı sıksa da zamanında sevmişim bu kadınları bir şey diyemiyorum.
Meclisimiz annem hariç 5 deli kadından oluşuyor. Joker Amerika`ya gidince Joker
karşıtı propaganda anında başladı. Terk etmiş beni, ben daha iyisine
layıkmışım, benim gibi kız yalnız bırakılır mıymış. Ayıp yapmayın dememi
bekliyorsanız sizleri hayal kırıklığına uğrattığımı itiraf ediyorum. Haklısınız
dedim ya haklısınız. Hayır adam bir hafta diye gitti ne zaman gelecek belli değil.
Dedim bende akıl olsa başta dinlerdim sizi. Haklıymışsınız valla ne işim var
benim o itsiz sapsızla. Zaten aldatır beni o kaşı gözü ayrı oynuyor. Tabi
yeterli gazdan sonra ikinci aşamada ona neler yapsam onu tartıştık. Ben evrimin
son basamağına adım atmışım, kolumda dünyanın en yakışıklısı -ama en zekisi de malum
devir zeka devri- Joker`e bir zamanlar tribini atıyorum. Sonra
bir baktım önümde iki telefon biri esmer biri kumral iki yakışıklı. Ortak
meziyet zeki ve köşeyi dönmüşler. Yurt dışında tamamlanmış okullar, ülkenin iyi
şirketlerinde yaşlarından beklenmeyen koltuklar ve evlerinin arabalarının
ederi. Çünkü ben paradan bir boka değer vermeyen sığ ötesi bir insanım ya da bu
koşullarda emlakçıyım evlerin mevkileri ve fiyatlar benim için önem arz ediyor.
Kuyumcuda olabilirim çünkü ailenin altın takma potansiyelinden de bahsedildi. Yetmedi
birkaç güne karşıma kaynana adaylarım çıkartılıp kollarından boyunlarından
sarkan altınların geline de takılacağı vaat edilip, gayrimenkul sektörüne yaptıkları
yatırımlardan bahsedildi. Film nerde
koptu bilmiyorum ama gözüm döndü. Ya ben ne zaman bu insanlara paraya değer
veriyorum dedim. Ne zaman sevgilimden ayrıldım bana birini bulun evlenmek falan
istiyorum dedim. Ya ben insanların gözünden böylemi görülüyorum ya! Hepsinin
bir koca kaynana bilmem ne pişmanlığı bitmek bilmeyen dersleri var ve adı dünya
benim duygusallığımla değil para ve mantıkla dönüyor. Şakaya vuruyorum, kalp
kırmamaya çalışıyorum ama yetti. İnsanların hayat derslerini dinlemeye özen
gösteririm ama para ile ilgili bir hayat dersi parayı haklı çıkarıyorsa dinlemem.
Dünya üzerinde gördüğüm tek şey insanların din dil ırk diye yaptığı tüm ayrımların
birleştiği tek şey para. Birbirlerine katlanamayan insanların ortak
tapındıkları şey para. Hayatın başındasın daha hiç yoklukla sınanmadın
diyebilirsiniz haklısınız da belki. Aşk karın doyurmaz klişesini de
söyleyebilirsiniz ama parayı değerli kılan insanları ona yükledikleri anlam
bence. Paraya değil de insana vicdana değer verirsek para bir kağıt parçası
olmak dışında bir anlam ifade etmez.
Etiketler:
amerika,
ben,
günlük,
ilişki,
ilişki raporu,
Joker,
kız günleri,
kişisel blog,
kişisel gelişimim,
kişisel post,
koca,
öfke,
para
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






