toplum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
toplum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2018 Cumartesi

kaldırım terörü


Türkçemize yeni bir deyiş kazandırmak için aranızda bulunmaktayım. Bu yeni deyiş herkesin bildiği ancak henüz adını kimsenin koymadığı bir durumu, bir insanoğlu tipini tanımlıyor. “Kaldırım öküzleri” benim bu ara taktığım ve en en nefret etiğim insanlar listesinde top 10`da. Onlarında içinde bulundukları durumu anlamaya çalışsam da ipin ucu yine onlara dokunuyor onların eylemsizliklerine ve ben yine kendimi onları suçlarken buluyorum. Sokaklarda park edecek yer kalmayınca kaldırımın yayalar için olduğunu unutup yayaların kaldırımdan başka çaresi olmadığını göz ardı edip araçlarını kaldırıma park ediyorlar. Belediyeler sağ olsun zaten yapılan binalar ile kaldırımlar iyice daraltılıyor. Bu da yetmezmiş gibi araçlarda park edince bize yürüyecek alan kalmıyor. Yolun kenarında yürüyorsun bu kez de yolda hak sahibi olan hareket halindeki araçlar sürekli kora ve yolun ortasında yürüme bağrışları. Bıktım ya.  Yaya yolunu işgal edenden de, kaldırımdaki öküzler yüzünden yolda yürümek zorunda kaldığımı anlayamayan öküzden de. Park yeri yetersiz bla bla demeyin. Kaldırım benim hakkım. Eğer park yerin yoksa belediyene bağır ondan talep et park yerleri. Her şeyi geçtim göremeyen ya da tekerlekli sandalye kullanan vatandaşların hakkını gasp ediyorlar. Duyarlılık diyorum ama park eden aracı şikayet ediyorum plaka veriyorum poliste bir şey yapmıyor. Aklıma twit açıp gördüğüm her kaldırımda ki aracın fotoğrafını çekip ifşa etmek ve görenlerinde bana  yönlendirecekleri bir topluluk oluşturmak istiyorum ama kendimi biliyorum kontrolü sürekli sağlayamayacağım. Ama Lady ben bu işle uğraşırım sana da yardım ederim gel ifşa edelim derseniz fikir burda konuşalım kaldırımdaki araçlardan kurtulalım. 

29 Eylül 2014 Pazartesi

bakkal baba hayali


Suratsızız. Toplum olarak “ne kadar güler yüzlü ve misafirperveriz” desek de. Bana artık bunlar tamamen yalan geliyor. Daha kapı komşunu tanımıyorsun ama “ahh biz diğer ülkeler gibi değiliz. Biz bir başkayız.” diyoruz. Tamam haklı tarafları yok değil elbette var ama haklı olmayan tarafları da var. Son on yılda çok değiştik be biz. 21 yaşındasın ne bileceksin demeyin sakın. Ben sokakta oynadım şimdi sokaklarda park edilmiş arabadan başka bir şey yok. Hava koşullarından dolayı sivrisinek gibi içeri kaçmadı bu çocuklar. Yazında ortalıkta yoklardı. Ben küçükken az mı bilmem ne teyzenin ekmeğini almaya, bilmem ne ablanın acil kahvesini almaya gitmedim. Şimdi çikolatanız kalmasa sokakta bakkala gönderecek çocuk yok. Hahah bakkal mı dedim? Bakkal mı kaldı da ben bakkal diyorum. Her taraf zincir marketler dolu. Bağımsız yaşayabilen market bile yok. Zaten şimdikilerde bakkal deyince bön bön bakıyor bu ne diyor diye. Oysa ben hatırlıyorum babam işini gücünü bıraksın bakkal açsın diye hayal ederdim. Böylece aldığım şeyler için para ödemeyecek ve sonsuza kadar, istediğim kadar şey yiyebilecektim. Bunun obur bir çocuk olmamla da ilgisi yok. Laf arsından sorduğum hemen her arkadaşımın bakkal baba hayali varmış. Şimdiler de çocukların hayali babasının Apple`dan hisse alması. Çocukların konuşmak denen şeyden ise haberleri yok. Gerçi büyüklerin var mı?