Birkaç blog birkaç tarzda yapmış bu olayı. Biri dedikodu
demiş, biri anlatmış falan. Ama işin içine azıcık gıybet katmadan olmaz dedim
ama kötüleyecek bir şeyde bulamadım. İnanın bende ne yaptım biliyorum. Ama
böyle çok sevgi pıtırcığı biri olmayan ben burda resmen bir sürü kişiyi
seviyorum. O yüzden “Lan beni nasıl yazmasın” demeyin, Kalem Filinde
görmediklerimi yazdım. Zaten unutma problemlerim var, acısanız bana.
Cha : uww hatun ters. Ne biçim arkadaşsın deme doğuryu
söylüyorum. Sinirlendirdiniz mi yandınız. Atarını yapar ağzınızın payını alır
oturursunuz. Eğlencelidir, dürüsttür, boş iltifatlara hiç girişmez. Çünkü
hatunun hamurunda samimiyet var. Bu yüzden ilk günden beri çok seviyorum onu.
Zorlamaz, kasmaz. Of bir de bu hatun benim resmen buradaki pusulam. Ne anlatsam
dinler, yanlışsam yanlışsın der. Yargılamaz, üzgünsem sarıp sarmalar. Yazdığı
her yazıyı samimiyetle yazar. Okunma gibi kaygıları da yoktur. Sevdi mi değer
verir, gerçekten verir. Anlayacağınız gibi benim burda ki en sıkı dostumdur.
Mars Beyinli : Ele avuca sığmıyor bu kız. Neresinden tutsam
elimde kalıyor. Asi bir kere bu yola gelmiyor. Nasıl yalvartıyor beni bir
görseniz. En duygusal kelimelerimi buna söylüyorum. Sevgilime bile bu kadar dil
dökmedim ben be. Ama pamuk şekeri gibidir. İncedir ruhu, samimidir,
eğlencelidir. Beyni benim gibi pekte normal işlemez.
Drama : Al bir asi ruh daha. Kız ele avuca sığmaz. Siz onu
istediğiniz yere kapatın kaçar gider. Eğlencelidir, hayat doludur ama en önemli
özelliği gücüdür. Siz ne kadar üstüne giderseniz gidin o ayakta kalmayı
başarır. Böyle zayıf, duygusal dersiniz içinden demir adam çıkar. Gerçi bazen
ben vaz geçtim, sıkıldım, oyun oynamak istemiyorum der ama ben dayakla gözünü
korkuturum hep. Gerçi kız uzak doğu sporlarıyla pek bir haşır neşir bir gün
cidden beni dövecek.
Bla Bla : Al işte bir deli daha. Hayır ben normal sevemiyorum.
Hatuna kanımın kaynaması da kulis taktikleri vermesiyle başladı. Sonra bir
baktım bağımlılık yapmış bende. Samimi, içten ve ne yazık ki buda fazla dürüst.
Azıcık yalan söyleseler beni rahatlatsalar olmaz zaten. Biliyorum avukatsın yalan olmaz sende ama
arada acı be bana.
Müpte : Hayırsızım bu benim. Geliyorum diyor hep yalan
söylüyor. Hayır duygularımla insan bu kadar oynamaz ki. Bende insanım. Ama
benim kızdığıma bakmayın. Harikadır. Sevildiğinizi hissettirir, güldürür,
ilgilenir, yanınızda olsa sarıp sarmalar.
Demir Bey : Bak hayırsız dedim aklıma geldi. Bir ay falan
önce yeni post dedi tık yok ses yok. Hayır hala mı almadı o lanet masayı
anlamıyorum ki. Komiksin, karizmatiksin diye mi bu naz?
Berkay : Bu adamı kesinlikle sabah kahvaltıdan önce
okumayın. Beyinim o saatlerde benim eror halde olduğundan sanırım iki kez
okuyorum. Ne zaman okuyalım derseniz sakin kafayla. Adam en ciddi olaya inceden
inceden giydirip, güldürüyor, sonra zaten oturup uzun uzun düşünüyorsun.
Deep : Şimdi o var orda demeyin biliyorum ama dedikodusunu
yapmadan olmaz. Ya resmen kendimi onun yüzünden cahil hissediyorum. Sürekli
yeni bir şey öğreniyorum. Korkmayın didaktik yazı yamıyor. Ama bir film listesi
verir "izlemedim, izlemedim, ımm izledim mi acaba, bak bunu duydum" diyorum belki
bir tane izledim çıkıyor. Kitaplara ne demeli. Bizde okuyoruz ama yok onun
kadar olmuyor. Off bir de yetenekli. Kendi böyle hikayeler falan yazıyor.
Anasını satayım-bu kelimeye cidden sinir oluyorum, çok kaba- biz daha kendi
günlüğümüze yazamıyoruz. Off evet kıskanıyorum ne var. Bende öyle iyi, mükemmel
falan olsam. Resmen küçükken prenses olmak isterken şimdi Deep olmak istiyorum.
Mim için teşekkür ediyorum ve iki satırda Kalem Fili için
yamadan geçemeyeceğim. Canım bu kadar okuyup neden beni kıskançlık krizine sokuyorsun ki.
Hadi okudun neden güzel güzel yorumluyorsun. Senin yüzünden kredi kartım
patladı. Annem kitaplar yüzünden şikayet edip duruyor. Aferin sana da.





