“Minnettarım” sevdiğim kelimelerden biridir. Hep bana daha
içten gelmiştir. Söylerken ise ilk defa bu kadar içten hissediyorum.
Felsefecilerin söylediği değişimle ilgili her şey ne kadar doğruymuş. Bir yıl
önce şuan yanında duran adam için hissettiğim minnettarlıktan bahsetseler
uyuşturucu komasına falan girdiklerini düşünürdüm herhâlde. Ama öyle
hissediyorum. Garip ki Joker`in varlığına şükrediyorum. Kendime de ona da
şaşırıyorum. Bu kadar duyarlı olmasını beklemezdim. Ne de bana bu kadar değer
vermesini. Belki o bunu sadece arkadaşı olduğu biri için bile yapabilecek biri
ama ben aylarca onu tanımamak için uğraşmışım. Dedemin şahit olduğum ilk
krizinin üzerine aradığında ağlamaktan zor konuşuyordum ama aradığı için o
kadar rahatladım ki. Resmen kuyunun dibine adam ip atmıştı. Çürük ip elimde
kaldığında ona ne kadar çok ihtiyacım duyduğumu anladım. Şarjı bitti hemen
arayacağını söyledi ama saatlerce aramadı. Ona aramadığı için kızarken bir ipe
ne kadar çok ihtiyacım olduğunu anladım. Tam dört saat boyunca aramasını
bekledim. Salak bir telefon bu kadar saatte şarj olabileceğine göre beni aramak
istemiyor dedim. Ne beni aramak istiyor ne benim için kuyuya ip salmak istiyor
diye düşündüm. Hak etmiştim ama. Adama ben gidiyorum deyip sevgililer gününde
kaçan bendim. Telefonda soğuk konuşup aramalarına cevap vermeyende bendim.
Başıma ne geldiyse hak etmiştim işte. Sürekli ben dedim, özgürlüklerim,
hissettiklerim, hissetmek istemediklerim, güvensizliklerim, korkularım. Zaten
sonun böyle biteceğini biliyorken çok da şaşırmadım. Tekrar aradığında
aklımdaki tek şey hiç ağlamadan, onun benle vakit kaybetmesini engellemekti.
Ama o bana “nerdesin” dedi. 5 saat geçimişken ve ben son bir saatte kafamda
onunla ayrılık konuşmamı yapmışken “Nerdesin?” dedi. Muhtemelen son dakika dünya
kadar para bayıldığı uçak biletine rağmen,
havaalanı hastane arası kiraladığı aracın bozulmasına rağmen yanıma
geldi. Ben onun için böyle bir şey yapar mıyım emin bile değilken hatta itiraf
etmek gerekirse yapmazken o benim için yaptı. Ona sarılmak sanırım o ara
yaşadığım en rahatlatıcı şeydi. Acı çekerken güçlü durmak zorunda kalmadığım
tek insandı. Benim için gelmişti, elinde havalimanından aldığı masal kitabıyla.
Kitabı verirken dediği “Mutlu sonla bitiyor Kurbağa” hayatımda duyduğum en romantik cümle. Tek
sorunum Fransızcam “je t'aime ve bonjour”dan ibaret.
