31 Ağustos 2015 Pazartesi

oturdum düşündüm bende


İnsanları haklı olduklarında dinlemek istemiyorum. Kimse hatalarının yüzüne vurulmasını istemez. İsteyen varsa da ben o erdemli insanlardan değilim. Hatalı olduğumu fark ettiğimde oturduğum yerden nefret ediyorum. Kim hataları önüne servis edilsin ister ki. Birde fark edince işin yoksa düzelt. Bu seferki hatam hayatımı paylaşmayı bilmemem. Bazı şeylerin saklamakla yalan söylemenin arasında ki ince çizgiyi fark edememem.  Geri kalan ise bahtsızlığım. Yanlış yerde çalan telefonlar. Her ne kadar boynuzu kafama, tekmeyi götüme yesem de, işim düşünce gururu bırakıp hiçbir şey olmamış gibi Bay B` yi aradım. Sanki adam en başından beri kalbimin hızlı çarpmasına sebep olan adam değil de, bir arkadaşımmış gibi aradım. Ne yapayım işime yarıyor. Mırın kırın edip salak salak gurur yapamazdım. Dünya o kadar masum değil. Evet insanlar işime yarıyorsa atılan kazığı unutuyorum, çünkü gün kurtarıyor. Kaldı ki bu kez kendi pis emellerim için kullanmadım. Çocukta geri çevirmedi yardım etti işte. Ve ben tüm bunlar olurken Joker`e hiçbir şey danışmadım, hatta paylaşmadım bile. O iki gün boyunca evet itiraf ediyorum ne aradım ne sordum aklıma gelmedi. Beynim fazlaca meşguldüm ne yapayım. Öyle sürekli telefonda konuşan tipler de değiliz yadırgamadım durumu. Yoksa cidden Bay B ile ilgili bir durum değil. Ama Joker`le otururken onun araması sanki arkasından iş çeviriyormuşum gibi oldu. İlk günden veri B`den hoşlanmıyor biliyorum. En baştan beri adam hakkında tek iyi lafta etmeyip gıcıktı ama yaptığı şeyi sağ olsun dedikoducu arkadaşlarım yetiştirince bana daha çok acımıştı. Onun beni böyle rahatça araması, benim konuşmamda adamı köpürttü diyebilirim. Dünyanın en rahat adamı gitti, testislerine vurulmuş köpek geldi. Evet, o kadar çok sinirlendi. Hatta ben olayları anlatınca daha çok sinirlendi. Gururum yok muymuş onu nasıl aramışım. Ona sormak aklıma gelmezken B nasıl gelirmiş. Arkasından iş çevirmişim. Asıl ilginç olan o bir torba dolusu laf ederken kendimi suçlu hissetmiş olmalıyım ki gıkım çıkmadı. Ben, bana bağırılmasına katlanamayıp öfkeden gözü dönen benden gık çıkmadı. Ne kadar haklı ne kadar haksız bilmiyorum ama gelmedi işte. Etrafı ile çok ilgilenen biri değilken bana yardım edebileceğini düşünmedim. İster ön yargı desin ister umursamamazlık ama durum bu. Düşüncesizlik ettim ama kalbimin kırılmasını ya da bu sözleri hak etmedim bence. En kötüsü de kırdığının bile farkında değil. 

tüm sorun erkek olmamam


Huzurumun üzerine Bay B düştü. Aramaz aramaz Joker yanımdayken arayacağı tutar. Tabi ben Joker`e hiçbir şey anlatmamış olunca karpuzu kafamda patlatmış oldum. Hiç mi aklına gelmedi derseniz, gelmedi. Sürekli telefonla görüşen tipler olmadığımızdan iki gün boyunca onu aramam ya da beni aramaması garip bile gelmedi. Evet biliyorum, dünyanın en muhteşem ilişkisi değil. Ama cidden rahattı. Ta ki Bay B çocuğa hediye almak için görüşmek isteyene ve ben Joker yanımdayken “Tabi olur” diyene kadar.  Joker artık bildiğim Joker değildi. O artık yuvasına saldıran canlıları öldürmeye çalışan dişi aslan, o artık kırmızıyı gören boğa, rahatı bozulmuş intikamcı kargaydı. Joker köpürünce tabi ben kuzu kuzu reddettim. Meğer adamı sinirlendirmek lazımmış. Dayısını aradı, Matematikçiden bahsetti burs verilmesi gerekiyor dedi, tamam dedi, hesap numarası verdi kapattı. Neymiş B`nin aradığı adamı da boş verecekmişim, dayısı halledecekmiş. Yardım severliği gözlerimi yaşartsa da aklımdan geçen “Kızım servis parasını çıkardın, bak şimdi harçlıkta çıktı. Çocukta çalışmaz artık. Şanslısın.” İdi. Bilseydi baştan söylerdim ama nerden bilebilirim ki adamın bu kadar iş bitirici olabildiğini. Off tamam adamın sayısının Antalya`da oteli varmış. Anasıda ortakmış. Ben açıkçası bu derece zengin olduklarını bilmiyordum. Oturup onun araştırmasını mı yapacaktım. Ben bu adamı stalklamadım bile  ki evet hoşlandığım adamların tc`sini geçin nüfus cüzdanı seri nosunu bile buluyorum. Yine dağıldım dimi? Söylediği sözler hoş olmasa da, hatta ağır laflar etse de gıkımı çıkarmadım. Off bir de aptal gibi Joker bizimkini alıp alışverişe çıkınca yine yumuşadım. Yoksa dedikleri yutulacak cinsten değildi hani. Çocuğu en son karşılaştıklarındaki hoş olmayan davranışı yüzünden suçluluk duyuyor olsa gerek nasıl ilgilendi görmeniz gerek. Ama en önemlisi bunu yaparken bir an olsun onun gururunu incitmedi. Of zaten ikisi de Beşiktaşlı bir başladılar konuşmaya beni unuttular. Saha yapılınca maça götürme sözü verdiğinde Matematikçi adama aşık oldu, bunu gözlerinde gördüm. Benim beğendim dediklerimi değil de Jokerin beğendiklerini beğendi hep. Ahh ahh erkek milleti nankör işte. Zaten Matematikçi benden çok Uyuz`un lafını dinliyor. Tek sorunum testislerimin olmaması mı yani?

Kendime Not : Öfkeyle söylenen sözler gerçeği yansıtmaz. Hem herkes sinirlenince kötü şeyler söyler. Üzülme.


29 Ağustos 2015 Cumartesi

azıcık aklımı kullandım


Olay kesinlikle benimle alakalı değil. Eğer olsaydı arayıp yardım istemezdim. Bu kadar önemli bir konuda da gurur yapacak kadar salak değilim. Bir kaç yardım vakfına üyeyim, gönüllü olarak yardım ederim. Birinde bir yaz tatilim boyunca çalıştım. İnsanlara tek para ile yardım edilebileceğine inanmam. Zaten öyle yardım edebilecek kadar paramda yok. Ama bu vakıflar sayesinde oldu. Biraz karılık istemek gibi oldu ama yardımlarıma karşılık yardım istedim. Birisi annesine düzeni iş verebileceğini söyledi ki bu çok önemli. Çünkü ne yazık ki sigortaları falan yok. Bir kurumda-toçev- ilk okula giden kardeşlerine yardım etmeyi kabul etti. Para yerine okul malzemesi, giysi falan veriyorlar ki aslında bana daha mantıklı gözüküyor. Bizimkini de yarı yolda bırakmayacak birine ihtiyacım vardı bende Bay B`ye aradım. Adam Lions üyesi, o bulamazsa kimse bulamaz dedim, İki gün önce onu aradım, durumu anlattım. Burs verebilecek birini buldu. Lise sona kadar burs vermeyi kabul etti. Üniversite kazanması halinde vermeye de devam edecekmiş. Hayatımda bu kadar sevindim başka bir an yok. Ve bir insanın mutluluğunu görmenin ne kadar güzel bir şey olduğunu unutmuşum. Şuan tüm dertlerim sıkıntılarım o kadar boş gözüküyor ki. Bilgiçlik taslamak için söylemiyorum ama herkes bir şekilde birilerine yardım edebilir zor değil. İlla cebinizden parada çıkmak zorunda değil. Ne bilim birine ders verirsiniz, biriyle ilgilenebilirsiniz bu o insanın hayatını değiştirmesek de hayatına dokunmak demek. 

İlgilenen arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. Sıkıntımı dinlemekle kalmayıp resmen yardım elinizi de uzattınız, cidden çok sevindim.

27 Ağustos 2015 Perşembe

aman para dediğin nedir ki elimin kiri


Çocuk okutmak zor. Okul için servis parası lazım. Servis olmasa paso aylık yaptırmalı. Kılık kıyafet var, beden eğitimi için kıyafet lazım. E bir ayakkabıda artı oraya. Kantin masrafından bahsetmiyorum bile. İyi ki kullanılmayan kitaplar bedava. Gerçi o bedava olsa ne olacak, ilk yıl yabancı dil kitabı için cüzdanından bir kaç yüzlük istiyorlar. İlk yıldan sonra da devam ediyorlar. Benim zamanımda 150 200 veriyorduk. Okula kayıt içinde para lazım, okul aile birliğine ağlayacağım yapacak bir şey yok. Defter işi var ama onu saymıyorum bile, bir şekilde halledilir. Asıl problem yol ve sürekli verilmesi gereken cep harçlığı. Tabi kılık kıyafete de bir ara el atmak lazım. Okul gezileri ikinci dönemim işidir diye düşünüyorum. Tanışmadan başlamazlar o işe herhalde. Çocuk yaptım da boyum kadar büyüttüm gibi hissediyorum. Matematikçi`den bahsediyorum. İyi bir lise kazandı şimdi yok orası uzak gitmesi sorun yok tam gün ne zaman çalışacağı diyor. Ya onun o yaşta çalışmak zorunda olması ayrı acı verirken birde bunlar yüzünden geleceğini yakmaya kalkması ayrı acı veriyor. Evin yakınlarındaki meslek lisesine gidermiş. Yaptırmadım ikinci tercih falan yaptırmadım, üçüncü dördüncü kaç hak verirlerse versinler yaptırmayacağım. O kadar çalıştı, dershaneye gitmeden gecesine gündüzüne kattı. Lan her hafta sonu için Uyuz kalktı geldi.Boş bulduğum her dakika ona ders anlattım. Kaldı ki bu yıl yoğunluktan ölüyordum. O emeğini çöpe atmaya razı ise de ben değilim. Annesine yazık be. Kadın her gün temizliğe gidiyor. İşe yaramaz boktan babasına rağmen ayakta durmaya çalışıyorlar. Kadın nasıl gurur duydu. İzin vermem. Benim gözümde hala gözüne uhu kaçtı diye ağlayan elleri boyalı küçük çocuk. İdealist fedakar ayaklarını ona yediririm yine de izin vermem. Sadece lanet olası parayı bulmam gerekiyor. Off keşke yan gelip yatacağıma iş arasaydım. O zaman çoktan iki aylık maaşım olurdu. Köşeye attığım para hem bana ona yetmez, annemlerden istemem imkansız. Bursa`daki evin borçları, Sidikli`nin yurt, Uyuz`un ev masrafları var. E İstanbul gibi bir yerde yaşıyorken adam zaten anca topluyor. Burs veren yerler lise olunca vermiyor. Bazısı ilk okul diyor bazısı kız çocuk diyor pof. Bir yol bulmam lazım en acil tarafından. Ya en iyi banka soyayım ben.



26 Ağustos 2015 Çarşamba

klozette selfie de modaymış


Millet olarak işemeyi bir türlü öğrenemedik. Daha doğrusu nereye işememiz gerektiğini öğrenemedik. Bu baya da eskiye dayanıyor hani. Mesela Osmanlı zamanında cami duvarına işemek cezalandırılıyordu. Şimdi bunun yasama kısmı var mı bilmem ama bence duvar neyin duvarı olursa olsun işenmesi yasak olsun. Dün AvukatKız`ın mezuniyet töreni vardı. Tabi ki unuttum. Unutmakla da kalmayıp kız nerdesin diye aradığında sinemadaydım ama yoldayım trafik var dedim. Film arasında çıktım en hızlı gidebilecek toplu taşımaları tercih edip en son olarak da tramvaya bindim. Tam Aksaray`da köprünün altında bir adamın duvarın dibine işerken gördüm. Beş metre ilerisinde insanlar karşıdan karşıya geçiyor. adam çalının arkasına girdi diye sanırım kendini görünmez hissetti. Tramvayın orda yavaşlaması sebebiyle adamanın donu topladığı kısma kadar yetiştim. Adamdaki rahatlıkta beni benden aldı hani. sanki evinin banyosundan çıkar gibi gayet rahat yoluna devam etti. öyle giyimi sokakta yaşayan bir tipte değil. Baya gömlek, ütülü pantolonlu bir tip. Hayır yani biz alışıktık balkondan çöp kutusuna kadar basketbol oynamaya çalışan insanlarken ben daha fazlasını kaldıramam diyordum. Gerçi bize laf ediyorum ama sanki dışarda durum farklı. Birkaç yıl önce o Kesha isimli nadide ünlümüzün sıkışan trafikte sokağa sıçarken mi  işerken mi ne görüntüsü var. Birde kendi paylaşmıştı, al bak bende işiyorum dercesine. Anladığım şu, ister dünyaca tanınmış şarkıcı ol ister pos bıyıklı dayı dışarı sıçmaya meraklıysa hiçbir şey onu durduramıyor.

Not : Dün demişim ama saat çoktan on ikiyi geçmiş.

22 Ağustos 2015 Cumartesi

gelecekte bunu millete caka satmak için kullanabilirim


Kafamı kuma gömmek istiyorum. Deve kuşu misali. Hatta o koca kıçımın dışarda kalması bile umurumda değil. Neden hep utanç verici olaylar benim başıma geliyor. Azıcık kışkırttığım doğru ama hepsi benim kışkırtıcı aklım yüzünden olmuyor. Herkesin bir listesi vardır ya hani ölmeden önce yapılacakları türden, ondan bende de var. Aklı başında pek maddesi olmasa da bunlardan biri tanımadığın birine kağıda yazıp numaranı vermek vardı. Bunu yaptım ama listede olduğu için değil çocuk çok yakışıklı olduğu için yaptım. Aramadı. Her ne kadar sonraki karşılaşmamızda aradığını iddia edip, kendi numarasını vermiş olsa da. Lan millet yapınca ve aranmayınca bir daha hiç karşılaşmıyor, ben yapınca bir anda yörüngeme giren etrafta dolanıp duran salak bir gezegen oluyorlar. Ay çocuğun peşimde koştuğu yok, sadece tesadüflerin boku çıkıyor. O günden sonra defalarca karşılaştık. Otobüste, yolda, oturduğum bir yerde hatta ve hatta bakkalda bile. En son AvukatKız ve Edebiyatçı`nın bozuk moralini anlattığımda ballandıra ballandır çocuğu anlattığımda Edebiyatçı`nın arkadaşı çıkması ise işin bokunu çıkardı. Çocuğun instagram profilini gördükten sonra o salak numarayı aramadığım için pişman olmuşken, çocuğun 2014 bestmodel yarışmasına katıldığı fotoğrafı gördüğümde bir anda aydınlandım. Adamın beni neden aramadığı çok açık değil mi? Ben onun yerinde olsam ayna karşısına geçer bir tek kendimi izlerdim. Onun yerinde olsam benim gibi fanilere numaramı da vermezdim. Maazallah Hollywood kapıları o surata açılınca yakasını bırakmazlar falan. İyi ki aramamışım onu bir salaklık yapıp. Çok büyük oynamışım meğer ben, onu da anlamış oldum. 

21 Ağustos 2015 Cuma

mini mini bir kuş dondu


Öyle parlak bir aşk hayatım yok. Aslına bakarsanız acınası. Cidden hoşlandığım iki adam tarafından keriz yerine kondum. Bu her kıza nasip olmaz. Hadi bir tanesinde olsun ikincisinde kız filmlerde olduğu gibi bir değişim geçirir. Artık güçlü, vazgeçilmez ve sert olur. Sonra tabi ki hayatının aşkı çıkar vs. Bizde mutlu son için izleriz. Bende de olur sandım olmadı. Zaten mutlu son bir tek filmlerde oluyor. Mutlular diye bitiyor, unutmuşum. Bende ise ikinci defa keriz yerine kondum. Hâlbuki ben baya baya hoşlanıyordum. Böyle içim kıpırdamıştı. Tam ergenlik cümle ama bu yani. İster hormon de ister kelebek, börtü böcek. Sonra elimi eteğimi çektim. E mantıklı olan bu. Demek ki benim kumarda kazanmam lazımdır. Gerçi onu denemedim poker,21 oynamayı bilmiyorum. Öğrenirsem neden olmasın. Las Vegas masaları beni beklerdi. Sonra annemin çöpçatan arkadaşları fırladı her yerden. Ezikçe ama gittim ya. Bana münasip görülen kısmetlere baktım. Zaten sadece baktım. Hoşlanamadım. Aşk, şehvet, tutku yoktu. Biri olsa ona da tavdım. Gerçi annem şehvet ve tutku kısmını bilse kafamda tepsi patlardı. Sonra Centilmen geldi. Heh dedim umut var. Etkiledi adam beni. Ardından bunalttı. Yok gece dışarı çıkamıyorsun, yok özgür değilsin, yok annenler bla bla. Adam sanırsın prime time yerel kanal dizisi, Disney Channel gençlik dizisi kahramanı. Lan burası Türkiye. Tabi izin vermeyecekler. Burda ayda yılda bir, yalvarma ile çıkmak makbuldür. Ama nerde onda o anlayış. Sonra Joker`in iki çift sözüne kandım ben be. Eh koştun o kadar yoruldun bari bir soluklanalım dedim. Okuduğum romanlar fazla kaçtı heralde ilişki fobimi yenmek adına bağlılık olmayan, özgürlüğün olduğu bir ilişkiye girdim. Eh adamın derdi ilk sevgilim olmakken balıklama atlayamazdım. Hem ben o “Şurdayım aşkım, böceğim. Aaa sen beni sevmiyorsun. Nerdesin yanında kim var?” kızı da değildim, mantıklı geldi. Pişman mıyım derseniz hayır. Ama kedi köpek olan bizim bu kadar iyi anlaşmasını da beklemiyordum. Allah bizi 16 bölümlük yaz dizisi olmaktan korusun. Tüm bunları neden anlattın derseniz sadece ne bok yediğimin bir listesini yapmak istedim. Gayet masum hanım hanımcık bir hatunum. Zaten herkes benim bu işlerden anlamayan, odun bir hatun olduğumu düşünüyor. Ne var yani trip atıp göz süzemiyorsam. Herkes yapacak değil ya. Uzun`a göz süzdüm de ne oldu. Bay B`nin peşinden av köpeği gibi koştum da ne oldu. Söyleyeyim pır pır ederken benim börtü böcek o canlandı ellerim bomboş kaldı.