Bu çocuğu kıçımıza yapıştırdılar valla. Benim şu instagram popüleri
kuzenim geldi. Son üç yıldır anası babasıyla bayram geçirmez oldu. Bu sene
birde son senesi oturup kalkıp ders çalıştır diyor. Öğrenci evindeki bulaşık
sırası gibi Sidikli, ben ve Uyuz sıraya girdik. Ne var iki sevap işle diyeni
duyuyor gibiyim ama bu çocuk adamı delirtiyor. Tam konsantre oluyorum hop sigara
molası-Ergen müsveddem benim 13 yaşından beri sigara içer araba kullanır. Tipi
plaza erkeği olmasa potansiyel dolmuş şoförü.-, hop karnım acıktı, hop tatlı
yiyelim, hop bir hava alalım. Türev hayatında en son böyle işkenceyi hesap
makinesinde türev işlevini kullanmayı bilmeyen öğrenci elinden çekti. Ay birde
bizim bayramımıza bir ton laf. Neymiş çocuk bile şeker için kapıyı çalmamış,
neden kimse gelmemiş, neden gitmemişiz. İstanbul`da şeker toplayan çocuk
kalmadı. Ay annem yüzünden ben küçükken bile toplayamamıştım. İzin vermezdi
gitmeme. Şeker istiyorsan al evde bir sürü var derdi. Sanki toplananla evdeki
aynıymış gibi. Birinci dereceden akrabalar zaten hep şehir dışında, anca
telefon. Geriye annem ve babamın kuzenleri ve arkadaşları kalıyor. Onlara da
annem babam gider bizi zorlamaz gitmek için ki bizde gitmez ararız. Tek
geleneği namaz sonrası kahvaltı olan bir aileyiz. Şimdi gel de bayram senin
için bir anlam ifade etsin. Yıllardır durum bu. Dede eli öptüğüm bayram bile sınırlıdır. Lan
bize harçlığımızı bile dayılarım havale yöntemiyle gönderiyor. Gerçi geçen
bayramın parası Sidiklinin hesaba gidince çakal üstüne yattı. Hem daha bayramın
ilk günü her yer buram buram çiğ ve pişmiş etken kimse beni yatağımdan
çıkaramaz. O etler ortalıktan kalkana kadar ben odamdan çıkmam. Allah günah
yazmasın ama şu kurban bayramını hiç sevmiyorum. Gözümün önünde ruhu havalanmış
cennete giden koyunlar, inekler dolanıyor. Resmen psikolojim bozuldu.
bayram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bayram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Eylül 2015 Perşembe
25 Temmuz 2015 Cumartesi
uyutur yine kaçarız
Geçirdiğim en zevkli tatillerden biriydi. İlk defa
amcamlarla tatile gittik. Babamın bir boy büyüğü. Kendileri bir buz kütlesi
olmakla meşgul olduğu için adama bir türlü ısınamadım. Erkek kardeşler olarak
çok az konuşarak markalaşsalar da bu amcam işi en çok abartan. Yıllarca farklı
şehirlerde yaşadığımız içinde hep kırk yılda bir görüştük. O yüzden Artist`nin
huyunu suyunu bilmem. Ama kardeşi geçen yaz bizimle tatile çıktı, tüm yaz bizde
kaldı. Her sabah sigarasını içtiği balkonumdan içeri girerken dürtükleyip
karnım acıktı dedi. O yüzden onun huyunu suyunu bilmekle kalmam hangi yemeği
sevdiğine kadar bilirim. Ama abisini çok yakından tanıyorum dersem yalan
söylemiş olurum. Tatil sayesinde aslında ne kadar harika ve eğlenceli bir kuzen
kaçırdığımı fark ettim. Ne güçlü akrabalık bağlarımız var ama dimi? Bazen aman
akraba uzak dursun desem de, hepsi için böyle konuşmamam gerektiğini anladım. Ne
bilim sanırım her dakikasından zevk aldım tatilin. Bir iki gün büyüklerle
takılıp sonra sizi baş başa bırakıyoruz ayağına kaçmalarımızı daha çok sevdim. Çok
abes olacak belki ama hayatımda ilk defa deve güreşi yaptım. Sidikli ile
düşmeyince Artist Uyuzu teklemeyip düşürdü de biz kazandık. Ya Artistin
sevgilisinin omuzuna çıkıcağım diye tutturması. Bir doksanlık adam. Kız desen
elli kilo bir şey. Mantıksızlığı anlatsak da hayat müşterek dedi çıktı valla. Gerçi
çıkmasıyla düşmeleri bir oldu tabi. Deniz bisikletinde üç kız bırakıp atlayınca
bizimkiler akıntıda bolca sürüklenince bizim haspa Sidikli ne pedal çevirdi ne
yüzmeye razı oldu. “Saçlarım yeni kurudu sahil güvenliği arasınlar kıyıya kadar
yüzemem” deyip durdu. Küçük beyde
hayatında ilk defa renkli istop oynadı. Abisi Artist ile 11 yaş olunca o da öğretememiş.
Çocuk gelmiş 17 yaşına bir kere oynamamış. Takma ismini söyleyince o kim be
diye aval aval etrafına baktı. Bu yaşta ne oyunu demeyin cidden eğlenceli
oluyor. Hele sekizden sonra tek kişi kalmayınca plajda daha güzel oluyor. Karanlıkta
ortada sıçan bile oynadık. Akşamları gittiğimiz yerlerde uzun bir masa olup
eğlenceli yemekler yedik. Balıktan nefret etme noktasına gelinceye kadar oturup
kalkıp balık yedik. Akşamları gezerken bir sürü saçma hediyelik eşya aksesuar
alıp cüzdanımda delikler açtım. Geceleri kumsalda oturup güneş doğduktan sonra
uyumaya gittik. Aklımızı kaybetmiş gibi güneş doğar doğmaz buz gibi suya
girdik. Ne bilim bir sürü basit, bazen çocukça şeyler yaptık ama çok eğlendik.
Seneye annemle amcamları bırakıp birlikte tatile çıkmaya karar verdik. Gerçi bu
annemlerin seneye olan tatili şimdiden ayarlamasıyla annemleri uyutur yine
kaçarıza döndü.
Etiketler:
bayram,
ben,
deniz kum güneş,
günlük,
kişisel post,
tatil
28 Temmuz 2014 Pazartesi
bayram tebrik gibi bişeyler
İyi bayramlar demiş miydim? Tatilli bayramlar kadar güzeli
yok. Benim bayramım şeker gibi. Sizlerin de öyledir umarım. Hoh hoh ho iyi
bayramlar. Bu noel kahkahasıydı dimi?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


