bayram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bayram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Eylül 2015 Perşembe

havale ve eft ile gönderilen harçlık kabul edlir


Bu çocuğu kıçımıza yapıştırdılar valla. Benim şu instagram popüleri kuzenim geldi. Son üç yıldır anası babasıyla bayram geçirmez oldu. Bu sene birde son senesi oturup kalkıp ders çalıştır diyor. Öğrenci evindeki bulaşık sırası gibi Sidikli, ben ve Uyuz sıraya girdik. Ne var iki sevap işle diyeni duyuyor gibiyim ama bu çocuk adamı delirtiyor. Tam konsantre oluyorum hop sigara molası-Ergen müsveddem benim 13 yaşından beri sigara içer araba kullanır. Tipi plaza erkeği olmasa potansiyel dolmuş şoförü.-, hop karnım acıktı, hop tatlı yiyelim, hop bir hava alalım. Türev hayatında en son böyle işkenceyi hesap makinesinde türev işlevini kullanmayı bilmeyen öğrenci elinden çekti. Ay birde bizim bayramımıza bir ton laf. Neymiş çocuk bile şeker için kapıyı çalmamış, neden kimse gelmemiş, neden gitmemişiz. İstanbul`da şeker toplayan çocuk kalmadı. Ay annem yüzünden ben küçükken bile toplayamamıştım. İzin vermezdi gitmeme. Şeker istiyorsan al evde bir sürü var derdi. Sanki toplananla evdeki aynıymış gibi. Birinci dereceden akrabalar zaten hep şehir dışında, anca telefon. Geriye annem ve babamın kuzenleri ve arkadaşları kalıyor. Onlara da annem babam gider bizi zorlamaz gitmek için ki bizde gitmez ararız. Tek geleneği namaz sonrası kahvaltı olan bir aileyiz. Şimdi gel de bayram senin için bir anlam ifade etsin. Yıllardır durum bu.  Dede eli öptüğüm bayram bile sınırlıdır. Lan bize harçlığımızı bile dayılarım havale yöntemiyle gönderiyor. Gerçi geçen bayramın parası Sidiklinin hesaba gidince çakal üstüne yattı. Hem daha bayramın ilk günü her yer buram buram çiğ ve pişmiş etken kimse beni yatağımdan çıkaramaz. O etler ortalıktan kalkana kadar ben odamdan çıkmam. Allah günah yazmasın ama şu kurban bayramını hiç sevmiyorum. Gözümün önünde ruhu havalanmış cennete giden koyunlar, inekler dolanıyor. Resmen psikolojim bozuldu.

25 Temmuz 2015 Cumartesi

uyutur yine kaçarız


Geçirdiğim en zevkli tatillerden biriydi. İlk defa amcamlarla tatile gittik. Babamın bir boy büyüğü. Kendileri bir buz kütlesi olmakla meşgul olduğu için adama bir türlü ısınamadım. Erkek kardeşler olarak çok az konuşarak markalaşsalar da bu amcam işi en çok abartan. Yıllarca farklı şehirlerde yaşadığımız içinde hep kırk yılda bir görüştük. O yüzden Artist`nin huyunu suyunu bilmem. Ama kardeşi geçen yaz bizimle tatile çıktı, tüm yaz bizde kaldı. Her sabah sigarasını içtiği balkonumdan içeri girerken dürtükleyip karnım acıktı dedi. O yüzden onun huyunu suyunu bilmekle kalmam hangi yemeği sevdiğine kadar bilirim. Ama abisini çok yakından tanıyorum dersem yalan söylemiş olurum. Tatil sayesinde aslında ne kadar harika ve eğlenceli bir kuzen kaçırdığımı fark ettim. Ne güçlü akrabalık bağlarımız var ama dimi? Bazen aman akraba uzak dursun desem de, hepsi için böyle konuşmamam gerektiğini anladım. Ne bilim sanırım her dakikasından zevk aldım tatilin. Bir iki gün büyüklerle takılıp sonra sizi baş başa bırakıyoruz ayağına kaçmalarımızı daha çok sevdim. Çok abes olacak belki ama hayatımda ilk defa deve güreşi yaptım. Sidikli ile düşmeyince Artist Uyuzu teklemeyip düşürdü de biz kazandık. Ya Artistin sevgilisinin omuzuna çıkıcağım diye tutturması. Bir doksanlık adam. Kız desen elli kilo bir şey. Mantıksızlığı anlatsak da hayat müşterek dedi çıktı valla. Gerçi çıkmasıyla düşmeleri bir oldu tabi. Deniz bisikletinde üç kız bırakıp atlayınca bizimkiler akıntıda bolca sürüklenince bizim haspa Sidikli ne pedal çevirdi ne yüzmeye razı oldu. “Saçlarım yeni kurudu sahil güvenliği arasınlar kıyıya kadar yüzemem”  deyip durdu. Küçük beyde hayatında ilk defa renkli istop oynadı. Abisi Artist ile 11 yaş olunca o da öğretememiş. Çocuk gelmiş 17 yaşına bir kere oynamamış. Takma ismini söyleyince o kim be diye aval aval etrafına baktı. Bu yaşta ne oyunu demeyin cidden eğlenceli oluyor. Hele sekizden sonra tek kişi kalmayınca plajda daha güzel oluyor. Karanlıkta ortada sıçan bile oynadık. Akşamları gittiğimiz yerlerde uzun bir masa olup eğlenceli yemekler yedik. Balıktan nefret etme noktasına gelinceye kadar oturup kalkıp balık yedik. Akşamları gezerken bir sürü saçma hediyelik eşya aksesuar alıp cüzdanımda delikler açtım. Geceleri kumsalda oturup güneş doğduktan sonra uyumaya gittik. Aklımızı kaybetmiş gibi güneş doğar doğmaz buz gibi suya girdik. Ne bilim bir sürü basit, bazen çocukça şeyler yaptık ama çok eğlendik. Seneye annemle amcamları bırakıp birlikte tatile çıkmaya karar verdik. Gerçi bu annemlerin seneye olan tatili şimdiden ayarlamasıyla annemleri uyutur yine kaçarıza döndü. 

28 Temmuz 2014 Pazartesi

bayram tebrik gibi bişeyler



İyi bayramlar demiş miydim? Tatilli bayramlar kadar güzeli yok. Benim bayramım şeker gibi. Sizlerin de öyledir umarım. Hoh hoh ho iyi bayramlar. Bu noel kahkahasıydı dimi?