sevgili başa bela etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevgili başa bela etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Kasım 2015 Pazar

şantiye kuralları


Jokerle birlikte harika bir hafta sonu geçiriyoruz. Böyle canim incir çekti, üşenmemiş gitmiş bulmuş. Hamile değilim tabi ki de, ama nasıl mutlu olmuşum nasıl anlatamam. Önüme koyduğu an yemeye başlamışım ama nasıl yemek. Böyle yıllardır aç kalmış gibi. Yüzüme gözüme bulaştıra bulaştıra. Ama yerken ne önemi var nasıl göründüğümün dedim yedim. Sonuçta adam benim sevgilim. Hem filmlerde kız ağzını hayvan gibi doldurur ve adam onun o haline aşık olur dimi? Bende kesin bana aşık ve yemek yiyen kadınlardan olduğum için hayran hayran bakıyordur, o bakışları yakalıyım diyorum. Kafamı kaldırıyorum bir de ne göreyim! Adam bana altına sıçmış çocuğun bezini değiştirme işi komşunun eltisinin görümcesinin kızına düşmüş ifadesiyle bakıyor. Etrafıma bakıyorum herkes aynı şekilde pis bakışlar atıyor. Aha adamı etraftaki sürtüklerden biri kapıp götürecek, dedim ama sonuna varamadan öküz bağıra çağıra ayağımdan çekiştirerek uyandırdı. Cümle aynen su “Kızım sen delirdin mi şantiyede götünü devirip yatıyor musun? Ya ben değil başkası olsaydı? Ne zaman büyüceksin sen? Ne düşüncesizsin iki dakika başını boş bırakmaya gelmiyor.” Gördüğüm şey rüyaydı ama bana bunları sayan şey kâbus. Lan bu adam yazdan beri her hafta sonu o şantiyeye uğramıyor mu? Pazar cumartesi demeden hem de. Ben değil miydim yazın bile arabanın içinde o sıcakta oturan? Hem göt ne Allah aşkına? Ne terbiyesiz bir kelime. Kıç kesinlikle daha kibar bir kelime. Bari kıçını deseydi. Hem ne hakla beni suçlar? Ben onu orda tam iki saat bekledim. Hangi kız sevgilisiyle buluşacağı zaman aman yanıma kitap alayım canım sıkılırder. Ben diyorum. Çünkü adam her hafta sonu beş dakika diye uğruyor saatlerce gelmiyor. Sanırsın içeride açık kalp ameliyatı var, hayat kurtarması lazım. İlk gittiğimizde beş dakika dedi yirmi dakika yoktu. Sonra yine beş dakika dedi yarım saat yoktu. Sonra bu bir saat iki saat derken benim kitaplar bunu beklerken teker teker bitti. Bu yine beş dakika gidip geleceğim dedi bir saat gelmedi. İş güç anlıyorum da bu ne iş aşkı? Lan ben yanındayken ne işi? Ama bunu dışımdan diyemeyince “Tabi git canim haha” dedim oturdum boyna bekledim. Bu kez de kitap bitince beni bir uyku bastırdı bir uyku anlatamam. Anahtarı aldım geçtim arka koltuğa. Sonra fosur fosur uyudum ki bir saat on dakika uyumuş sonra da incirli rüyamı görmüşüm. Benim sevgilim insan olsa güzelce seslenir uyandırırdı ve bende her Türk kızı gibi bana rüyamda attığı pis bakışlar yüzünden hesap sorup tirip atardım. Ama nerdee. Ben daha beni bekletmesinin hesabını soramazken adam bana götünü devirip yatmamın hesabını soruyor.