psikopat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
psikopat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mart 2016 Pazartesi

batman`e joker mumelesi


Doktorun stresten ve yorgunluktan olduğunu söylediği mide kramplarım ve burun kanamalarım var. Kuzenimin beyaz gömleğinde kan gördüğümde bir yeri kanadı diye düşündük. Meğer ben salya sümük ağlarken peçete yerine çocuğun gömleğini kullanmışım. Sidikli senin burnun kanıyor dediğinde keşfettik. Zaten o saatten sonra orda geçirdiğim son haftam oldu. Babam öğrendiğinde İstanbul’da buldum kendimi. Üçümüzün de ikinci bir emre kadar gitmesi yasak. Durumu stabil ve orda yapacağımız beklemek dışında başka bir şey yokken babamın sözünü dinlemek zorunda kaldım. Sanırım daha çok benim için endişelenip onada bir şey olmasından korktuğum için. Uyku problemi çekiyorum biraz da psikopatlıktan mustaribim. Gece kendimi yatak odasına gidip babamın nefes alıp almadığını kontrol ederken buluyorum. Bundan kimseye söz etmedim. Sanırım sırrımı saklayabilirsiniz. Babam cumartesi sabahı annemin yanına gitti. Sırf annemi yalnız bırakmamak için her fırsat bulduğunda yanına gidiyor. En son gidişinde ehliyetini kaybettiği için uçağa binemeyip otobüste süründü. Buna rağmen annem yalnız kalsın istemiyor. Bende yalnız kalmak istemeyince kızları aradım. Bütün gün NilKuşu ve Sarıyla alışveriş yaptım. Sanırım hayatlarındaki en sıkıcı alışverişti. Çok fazla gülüp konuşamayınca onlarında keyfi kaçtı. Buna rağmen hisettirmemek için çok uğraştılar. Tüm gün yanımda kalıp akşam yemeğinde bile bırakmadılar. Bir kez daha onlara sahip olduğum için ne kadar şanslı olduğumu anladım. Gece uyuyamayınca bizde kalmak istediklerinde reddettiğim için çok pişman oldum. Yalnız kalmaktan cidden nefret ediyorum. Benim için yalnızlık fazla yalnız. Bende gecenin üçünde Joker`i aradım. İlk açmadı ikinci sefer yine açmadı. Üçüncüde artık ne hatlar karıştırıyorsa ağızına tuvalet muamelesi yapmaya hazırdım. Ben burda yalnızlıktan ölüyordum o gecenin bir yarısı ne boklar yiyordu acaba. Hiç bana paranoya demeyin bilirim ben malımı dedim adama nerdesin diye çemkirdim. Bazen neden böyleyim bilmiyorum ama bildiğiniz pis, art niyetli bir tipim ben. Ben ona nerdesin sen diyorum o uyku sersemi telaşlı telaşlı iyi misin diye soruyor. İyi misin? Doğrusunu isterseniz şuara pek değilim. Üzgün olmak istemiyorum eski o neşeli kaygısını çukurlara gömen kız olmak istiyorum. ama şu sıra ağlayan korkan bir kızım. Gerçi Jokeri gece üçte yatağından kaldırıp, komşular görürse el birliğiyle ağzıma sıçarlar demeden eve çağırdım. Hiç itiraz bile etmeden geldi. Ben sızana kadar benimle oturdu. Uyuz gibi ağırsın sen deyip koltukta bırakmayıp yatağıma taşımış. Sonrada o beni parçalama potansiyeli olan komşular uyanmadan gitmiş.    

16 Temmuz 2014 Çarşamba

bu beyin bana zararlı

(Bay B olunca uzun uzun yazmam lafını yediriyor.)

Stajımı zamanında yapsaydım böyle sürünmezdim. Erteleye erteleye koca yazın her gününü stajla harcamak zorunda kaldım. Millet tatilde kıçını büyütürken ben yine stajyer olacağım. Ne güzel dimi. Neyse ki ortam iyi yoksa çekilecek çile değil bu. Gündüzde yardım vakfından “çocuklara hediye paketleyeceğiz yardım eder misin?” deyince ben direk atladım. Bu sıcakta çok sevindiğimden değil. Stajdan bir saat erken çıkma ve tabi ki Bay B. Yi görme ihtimali. Küçük bir ihtimal ama sonuçta o da benim gibi gönüllü dimi ama. Şaka bi yana seve seve gittim. Neden bilmem hoşuma gidiyor işte yardım işleri. 

Kağıthane`nin bilmem neresindeymiş depo. bulana kadar canım çıktı. Ben ne bilir Kağıthane`yi. Ama güneşin altında beynimin yanan anakart gibi olmasına değdi. Bizim Bay B hakimiyeti ele almış çocuklara hediye paketleme işine koyulmuş. İşte o andan sonra beynime sıçılmış, stajda kendimi kanalizasyon çukurunda gibi hissediyormuşum falan yalan oldu. O andan sonra mallar karne hediyesini yeni mi gönderiyorlar diye söylenmem bitti. Verilen hediyelerin uzaylılar paketleyip getiriyormuş sanan ben bir anda iş aşkıyla kavruldum.


Her şey çok mükemmeldi.  Annem zır zır arayana kadar. Akşam misafir geliyormuş da nerde kalmışımda. Bir iki arayınca dedim bizim hatun delirdi gitmem lazım. Zaten şimşek çakıyor, yağmurdan önce o metrobüse binmeliyim yoksa göte gelirim. Bay B “Arabayla geldim ben bırakırım  ” dedi ve ben nasıl sevindim, ta ki kaşar karı “azıcık iş kaldı bekleyin” diyene kadar.  Ben beklerimde anam beklemez. Zaten sinirliyim anacığıma inada bindi ben gidiyorum dedim. Bay B “Bende birazdan çıkacağım bekle” diyor ama yok bi kez inada bindi.

Hay ben inadıma sıçayım. Durakta otobüs bekliyorum ama yok. Taksi desen yağmurlu hava müşteriyi almış su sıçratmaktan başka bir boka yaramıyor. Hava zaten kafayı yedi. Baktım olmayacak akıllı ben Zincirlikuyu` ya kadar yürümeye karar verdim. Çok akıllıca dimi? Hayır beklesem ne oluyordu. Böyle daha mı iyi oldu? Güneşe güvenip giydiğin elbise güzelce ıslanıp üstüne yapıştı, sandaletler şap şap saçlarında bok gibi oldu hani. Aklınıza sakın o romantik komedilerdeki ıslanınca güzelleşenler gelmesin. Bildiğin canavara döndüm. Yalan onlar hep yalan. Hayır üç kuruş param var onu da canı gönülden taksiye vermek istiyorum ama duran yok. 


Caddeye çıktım mal mal yürüyorum, arkadan zart zart korna. Lan ilerlemeyen trafikte korna ne çalıyorsun öküz diyorum içimden ama yok hayvan herif devam ediyor çalmaya.  Kim bu dangalak bi bakim dedim ve tahminiz doğru Bay B. Adam arabam var deyince öğrenci adamdan daha mütevazi bişey bekliyordum. Adam bildiğin para babası çıktı. Aha dedim buldum kusuru. Adam zengin ve orda burda boyna havasını atıyor. Tanrım lütfen bu olmasın en nefret ettiğim şey. Onun yerine çok konuşsun ya da alışverişten nefret etsin. Ama öyleyse adam, üç oğlumun katili, pembe panjurlu evimin depremi olacak bu. Ama öyle değildir yoksa hediye paketlemeye ne diye gelsin ki. Lanet yağmur yüzünden de tam bir kezbana benziyorum. Arabaya doğru gidiyorum ama bi yandan da bu salak ıslak olduğumun farkındadır umarım çağırırken. Sonra laf etmesin koltuğumu ıslattın da zart zurt. Hayır böyle diyen öküzde gördüm ben. Ama bu yüzünü bile ekşitmedi.

Yerime kuruldum. Başladık lak lak yapmaya. Bunun aktif olarak çalıştığı bir uluslararası yardım vakfıyla dolaştığı ülkelerden girdik, çocukken karıncaları elimde sıkıp öldürüp sonra “bu karıncalar öldü” diye zır zır ağlamamdan çıktık. Hayır o karıncayı ezince öleceğini tahmin edemeyen kız kadar aklım hala. Hiç mi değişmez bir insan. Bu çocuğa anlatılacak şey mi? Resmen çocukken karınca katliamı yapıyordum ben dedim.

“Evler yakın  metrobüse gerek yok ben bırakırım” dedi. Ben de böylece ilk defa sıkışık trafik için alkış tutmak istedim. Ama annem pek öyle düşünmedi işte. Sürekli “Ayıp olur misafire nerdesin?”. Sanki kara kaşımı gözümü görmeye geliyorlar. Diyemiyorum ki “Anacığım Bay B yanımda”. Annem o dakka kapatır telefonu da bu kez bu sorar “Dün bir bugün iki bile değil anan beni nerden tanıyor.” Bilmiyor ki ana kız kahve içerken ben anama seni anlatıp duruyorum.


O böyle lak lak konuşup dururken ben bunu izliyorum. Yok hatta içine düşüyorum. Sonra bu sağa çekti arabayı. Bişey demeden indi, bagajı açtı. Ve işte dedim işte herf psikopat. Anladı ona sapık sapık baktığımı sinirlendi, arkadan levye alıp kafama indirecek. Zaten camlarda kapkara. Ay yok bu elin sümüklüsü yüzünde koltukları kanla pisletmez de. Onun yerine felç eden, kalp krizinden öldüren iğnelerden birini saplayacak. Üç beş dua biliyorum ben daha birincisini okumadan bu gelmiş olur. Neyse ki bugün oruçluydum. Dur lan çocuğu kesitim öküz öküz. Oruç bu koşullar altında bozulur mu ki? Göt kadar elbiseyi de ben giydim. Din dersini dinlemeyince böyle oluyor işte. Benim beyin komplolarına devam ederken bu bagajı kapattı, elinde yazlık mont köşede kucağında çocuğuyla dilenen kadının yanına gitti. Elindekiyle çocuğun üstünü örtüp geldi.

Ben mi ne yaptım? Çok utandım. Meğer pis fesat olan benmişim. O ise aç gözlü kurdun yanında kuzu.  Bu çocuğa ben ancak cehennemden kart atarım. Ah şu çarpık beynimi iki dakika susturabilsem. Ne var işte herkes kusurlu olmuyor ki. Sen kusurlar bütünüyken çocuk senin olmadığın her şey. Eğer bu çocuk sana bir kez olsun dönüp bakarsa bil ki önceki hayatında bir hayat kurtardın. Bu çocuk bana aşık falan olmaz.  


15 Temmuz 2014 Salı

hangimiz psikopat ki?


Ben belamı arıyordum buldum. Ne vardı sanki standart hayatıma devam etmek varken gittim elin adamına aşık olmaya kalktım ki. Hayır bide ben kendimi biliyorum, aşık olduğuma karar verirsem saplantılı kara sevda olur o. Sonra uğraş dur ki kalbimi toparlayayım. Bahsetmiştim daha önce Bay B ile bi yardım vakfında tanıştık. Hayır insan şu yaşında bu kadar mükemmel olmaz ki. Ne bilim yaşlandıkça mükemmelleşse olmuyor muydu? Dedim hadi sen geziyorsun şunu yapayım bunu yapayım diye, ama bu niye gezer ki. Yok yani yardım biz kadınlara özel değil de, yardımsever erkek hem genç hem yakışıklı yok hani. Ya da yıllardır bana hiç denk gelmemişti. Kadınlara ve çirkin veya yaşı azıcıktan ilerlemiş erkeklere özel  sanırken bu çocuk tabuları yıktı. Sonra dedim dur bi dakika bu kadar mükemmel olamaz. Asosyal olabilirdi mesela, ya da tüm o yardım ediyorum ayaklarının altında kötü huylu, suratsız biride olabilirdi. Ya da psikopat bi tip olabilir hani. Ama çocuğun asosyallikle hiç alakası yok. Geçen akşam gittiğim bi mekanda gördüm, hani çevresi de oldukça kalabalıktı. O kadar tatlı tatlı konuşuyor ki ya iyi bi oyuncu ya da gerçekten iyi biri. Zaten çocuğun gülüşüne aşık oldum demiştim. Psikopat olma ihtimali hala mevcut. Ama öyleyse umarım benden önce yanında ki sırnaşan kızları doğrar.