Doktorun stresten ve yorgunluktan olduğunu söylediği mide kramplarım
ve burun kanamalarım var. Kuzenimin beyaz gömleğinde kan gördüğümde bir yeri
kanadı diye düşündük. Meğer ben salya sümük ağlarken peçete yerine çocuğun
gömleğini kullanmışım. Sidikli senin burnun kanıyor dediğinde keşfettik. Zaten o
saatten sonra orda geçirdiğim son haftam oldu. Babam öğrendiğinde İstanbul’da
buldum kendimi. Üçümüzün de ikinci bir emre kadar gitmesi yasak. Durumu stabil
ve orda yapacağımız beklemek dışında başka bir şey yokken babamın sözünü
dinlemek zorunda kaldım. Sanırım daha çok benim için endişelenip onada bir şey
olmasından korktuğum için. Uyku problemi çekiyorum biraz da psikopatlıktan mustaribim.
Gece kendimi yatak odasına gidip babamın nefes alıp almadığını kontrol ederken
buluyorum. Bundan kimseye söz etmedim. Sanırım sırrımı saklayabilirsiniz. Babam
cumartesi sabahı annemin yanına gitti. Sırf annemi yalnız bırakmamak için her
fırsat bulduğunda yanına gidiyor. En son gidişinde ehliyetini kaybettiği için
uçağa binemeyip otobüste süründü. Buna rağmen annem yalnız kalsın istemiyor. Bende
yalnız kalmak istemeyince kızları aradım. Bütün gün NilKuşu ve Sarıyla
alışveriş yaptım. Sanırım hayatlarındaki en sıkıcı alışverişti. Çok fazla gülüp
konuşamayınca onlarında keyfi kaçtı. Buna rağmen hisettirmemek için çok
uğraştılar. Tüm gün yanımda kalıp akşam yemeğinde bile bırakmadılar. Bir kez
daha onlara sahip olduğum için ne kadar şanslı olduğumu anladım. Gece uyuyamayınca
bizde kalmak istediklerinde reddettiğim için çok pişman oldum. Yalnız kalmaktan
cidden nefret ediyorum. Benim için yalnızlık fazla yalnız. Bende gecenin üçünde
Joker`i aradım. İlk açmadı ikinci sefer yine açmadı. Üçüncüde artık ne hatlar
karıştırıyorsa ağızına tuvalet muamelesi yapmaya hazırdım. Ben burda
yalnızlıktan ölüyordum o gecenin bir yarısı ne boklar yiyordu acaba. Hiç bana
paranoya demeyin bilirim ben malımı dedim adama nerdesin diye çemkirdim. Bazen
neden böyleyim bilmiyorum ama bildiğiniz pis, art niyetli bir tipim ben. Ben ona
nerdesin sen diyorum o uyku sersemi telaşlı telaşlı iyi misin diye soruyor. İyi
misin? Doğrusunu isterseniz şuara pek değilim. Üzgün olmak istemiyorum eski o
neşeli kaygısını çukurlara gömen kız olmak istiyorum. ama şu sıra ağlayan
korkan bir kızım. Gerçi Jokeri gece üçte yatağından kaldırıp, komşular görürse
el birliğiyle ağzıma sıçarlar demeden eve çağırdım. Hiç itiraz bile etmeden
geldi. Ben sızana kadar benimle oturdu. Uyuz gibi ağırsın sen deyip koltukta
bırakmayıp yatağıma taşımış. Sonrada o beni parçalama potansiyeli olan komşular
uyanmadan gitmiş.
psikopat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
psikopat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Mart 2016 Pazartesi
batman`e joker mumelesi
Etiketler:
ben,
blog,
günlük,
kişisel blog,
kişisel post,
psikopat
16 Temmuz 2014 Çarşamba
bu beyin bana zararlı
(Bay B olunca uzun uzun yazmam lafını yediriyor.)
Stajımı zamanında yapsaydım böyle sürünmezdim. Erteleye
erteleye koca yazın her gününü stajla harcamak zorunda kaldım. Millet tatilde
kıçını büyütürken ben yine stajyer olacağım. Ne güzel dimi. Neyse ki ortam iyi
yoksa çekilecek çile değil bu. Gündüzde yardım vakfından “çocuklara hediye
paketleyeceğiz yardım eder misin?” deyince ben direk atladım. Bu sıcakta çok
sevindiğimden değil. Stajdan bir saat erken çıkma ve tabi ki Bay B. Yi görme
ihtimali. Küçük bir ihtimal ama sonuçta o da benim gibi gönüllü dimi ama. Şaka
bi yana seve seve gittim. Neden bilmem hoşuma gidiyor işte yardım işleri.
Kağıthane`nin
bilmem neresindeymiş depo. bulana kadar canım çıktı. Ben ne bilir Kağıthane`yi.
Ama güneşin altında beynimin yanan anakart gibi olmasına değdi. Bizim Bay B
hakimiyeti ele almış çocuklara hediye paketleme işine koyulmuş. İşte o andan
sonra beynime sıçılmış, stajda kendimi kanalizasyon çukurunda gibi
hissediyormuşum falan yalan oldu. O andan sonra mallar karne hediyesini yeni mi
gönderiyorlar diye söylenmem bitti. Verilen hediyelerin uzaylılar paketleyip
getiriyormuş sanan ben bir anda iş aşkıyla kavruldum.
Her şey çok mükemmeldi. Annem zır zır arayana kadar. Akşam misafir
geliyormuş da nerde kalmışımda. Bir iki arayınca dedim bizim hatun delirdi
gitmem lazım. Zaten şimşek çakıyor, yağmurdan önce o metrobüse binmeliyim yoksa
göte gelirim. Bay B “Arabayla geldim ben bırakırım ” dedi ve ben nasıl sevindim, ta ki kaşar karı
“azıcık iş kaldı bekleyin” diyene kadar. Ben beklerimde anam beklemez. Zaten sinirliyim
anacığıma inada bindi ben gidiyorum dedim. Bay B “Bende birazdan çıkacağım
bekle” diyor ama yok bi kez inada bindi.
Hay ben inadıma sıçayım. Durakta otobüs bekliyorum ama yok. Taksi
desen yağmurlu hava müşteriyi almış su sıçratmaktan başka bir boka yaramıyor. Hava
zaten kafayı yedi. Baktım olmayacak akıllı ben Zincirlikuyu` ya kadar yürümeye
karar verdim. Çok akıllıca dimi? Hayır beklesem ne oluyordu. Böyle daha mı iyi
oldu? Güneşe güvenip giydiğin elbise güzelce ıslanıp üstüne yapıştı, sandaletler
şap şap saçlarında bok gibi oldu hani. Aklınıza sakın o romantik komedilerdeki
ıslanınca güzelleşenler gelmesin. Bildiğin canavara döndüm. Yalan onlar hep
yalan. Hayır üç kuruş param var onu da canı gönülden taksiye vermek istiyorum
ama duran yok.
Caddeye çıktım mal mal yürüyorum, arkadan zart zart korna.
Lan ilerlemeyen trafikte korna ne çalıyorsun öküz diyorum içimden ama yok
hayvan herif devam ediyor çalmaya. Kim bu
dangalak bi bakim dedim ve tahminiz doğru Bay B. Adam arabam var deyince
öğrenci adamdan daha mütevazi bişey bekliyordum. Adam bildiğin para babası
çıktı. Aha dedim buldum kusuru. Adam zengin ve orda burda boyna havasını
atıyor. Tanrım lütfen bu olmasın en nefret ettiğim şey. Onun yerine çok
konuşsun ya da alışverişten nefret etsin. Ama öyleyse adam, üç oğlumun katili,
pembe panjurlu evimin depremi olacak bu. Ama öyle değildir yoksa hediye
paketlemeye ne diye gelsin ki. Lanet yağmur yüzünden de tam bir kezbana
benziyorum. Arabaya doğru gidiyorum ama bi yandan da bu salak ıslak olduğumun
farkındadır umarım çağırırken. Sonra laf etmesin koltuğumu ıslattın da zart
zurt. Hayır böyle diyen öküzde gördüm ben. Ama bu yüzünü bile ekşitmedi.
Yerime kuruldum. Başladık lak lak yapmaya. Bunun aktif
olarak çalıştığı bir uluslararası yardım vakfıyla dolaştığı ülkelerden girdik,
çocukken karıncaları elimde sıkıp öldürüp sonra “bu karıncalar öldü” diye zır
zır ağlamamdan çıktık. Hayır o karıncayı ezince öleceğini tahmin edemeyen kız
kadar aklım hala. Hiç mi değişmez bir insan. Bu çocuğa anlatılacak şey mi? Resmen
çocukken karınca katliamı yapıyordum ben dedim.
“Evler yakın metrobüse gerek yok ben bırakırım” dedi. Ben
de böylece ilk defa sıkışık trafik için alkış tutmak istedim. Ama annem pek
öyle düşünmedi işte. Sürekli “Ayıp olur misafire nerdesin?”. Sanki kara kaşımı
gözümü görmeye geliyorlar. Diyemiyorum ki “Anacığım Bay B yanımda”. Annem o
dakka kapatır telefonu da bu kez bu sorar “Dün bir bugün iki bile değil anan
beni nerden tanıyor.” Bilmiyor ki ana kız kahve içerken ben anama seni anlatıp
duruyorum.
O böyle lak lak konuşup dururken ben bunu izliyorum. Yok
hatta içine düşüyorum. Sonra bu sağa çekti arabayı. Bişey demeden indi, bagajı
açtı. Ve işte dedim işte herf psikopat. Anladı ona sapık sapık baktığımı
sinirlendi, arkadan levye alıp kafama indirecek. Zaten camlarda kapkara. Ay yok
bu elin sümüklüsü yüzünde koltukları kanla pisletmez de. Onun yerine felç eden,
kalp krizinden öldüren iğnelerden birini saplayacak. Üç beş dua biliyorum ben
daha birincisini okumadan bu gelmiş olur. Neyse ki bugün oruçluydum. Dur lan
çocuğu kesitim öküz öküz. Oruç bu koşullar altında bozulur mu ki? Göt kadar
elbiseyi de ben giydim. Din dersini dinlemeyince böyle oluyor işte. Benim beyin
komplolarına devam ederken bu bagajı kapattı, elinde yazlık mont köşede
kucağında çocuğuyla dilenen kadının yanına gitti. Elindekiyle çocuğun üstünü
örtüp geldi.
Ben mi ne yaptım? Çok utandım. Meğer pis fesat olan
benmişim. O ise aç gözlü kurdun yanında kuzu. Bu çocuğa ben ancak cehennemden kart atarım.
Ah şu çarpık beynimi iki dakika susturabilsem. Ne var işte herkes kusurlu
olmuyor ki. Sen kusurlar bütünüyken çocuk senin olmadığın her şey. Eğer bu
çocuk sana bir kez olsun dönüp bakarsa bil ki önceki hayatında bir hayat
kurtardın. Bu çocuk bana aşık falan olmaz.
15 Temmuz 2014 Salı
hangimiz psikopat ki?
Ben belamı arıyordum buldum. Ne vardı sanki standart
hayatıma devam etmek varken gittim elin adamına aşık olmaya kalktım ki. Hayır
bide ben kendimi biliyorum, aşık olduğuma karar verirsem saplantılı kara sevda
olur o. Sonra uğraş dur ki kalbimi toparlayayım. Bahsetmiştim daha önce Bay B
ile bi yardım vakfında tanıştık. Hayır insan şu yaşında bu kadar mükemmel olmaz
ki. Ne bilim yaşlandıkça mükemmelleşse olmuyor muydu? Dedim hadi sen geziyorsun
şunu yapayım bunu yapayım diye, ama bu niye gezer ki. Yok yani yardım biz
kadınlara özel değil de, yardımsever erkek hem genç hem yakışıklı yok hani. Ya
da yıllardır bana hiç denk gelmemişti. Kadınlara ve çirkin veya yaşı azıcıktan
ilerlemiş erkeklere özel sanırken bu çocuk
tabuları yıktı. Sonra dedim dur bi dakika bu kadar mükemmel olamaz. Asosyal
olabilirdi mesela, ya da tüm o yardım ediyorum ayaklarının altında kötü huylu,
suratsız biride olabilirdi. Ya da psikopat bi tip olabilir hani. Ama çocuğun
asosyallikle hiç alakası yok. Geçen akşam gittiğim bi mekanda gördüm, hani
çevresi de oldukça kalabalıktı. O kadar tatlı tatlı konuşuyor ki ya iyi bi oyuncu ya da gerçekten iyi biri. Zaten çocuğun gülüşüne aşık oldum demiştim.
Psikopat olma ihtimali hala mevcut. Ama öyleyse umarım benden önce yanında ki
sırnaşan kızları doğrar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





