kurbağa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kurbağa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Aralık 2015 Salı

yeşil değilim öpsen de prenses olamam


Kadınlar güzel sözler duymaktan hoşlanırlar. Tatlım, balım, böceğim, canım, bebeğim-Bu kelime çok saçma değil mi? Neden bebeği olmak isteyeyim ki? İnsan en çok bebeğini sever falan demeyin hala kulağıma garip geliyor.- tam kadınların hoşlanacağı şeylerdir. Sevgilim desin, aşkım diye o telefona kaydetsin isteriz. Gülüm bunların dışındadır haberiniz olsun beyler. O ulağa oldukça kaba geliyor. En azından benim kulaklarıma. Temel prensip kız arkadaşınıza o güzel sözcükle birlikte isim takarken sahiplik ekini unutmamak. Erkek tarafından sahiplenilmek isteriz aslında. Feminist ayaklarını bırakıp kendimizle yüzleşince görüyoruz sanırım bunu daha çok. Bal, tatlı, böcek derse kafasına ayaklarımızı delicesine acıtan ama seksi olmak uğruna giydiğimiz stilettoları geçirmek isteriz. Çünkü biliriz ki o ayakkabı, o topuk ayakta değilken bile can yakar. Ben mi? Hayır, tüm bu tatlı sözleri istemiyorum. Ben sadece bana Lady demesine razıyım. Telefonumda tam adıyla kayıtlı, tam adımla kayıtlıyım. Gelin görün ki bana seslenirken, konuşurken her defasında “KURBAĞA” diyor. Hani şu yeşil olan, öpünce prense dönüştüğüne inandığımız masaldaki yeşil, bir önceki larva hali siyah minnak balığa benzeyen. Ben ona benzemiyorum, eminim. Ne yeşilim, nede geçmişimde larva deneyimi olmadı. Zaten beni öpeninde beni prensese dönüştüğümü gördüğünü zannetmiyorum. Ama vıraklıyorum. Joker`in iddiası bu yönde. Burak isimli bir arkadaşa seslenirken, onun kulağına “vırak” olarak gittiği günden beri bana kurbağa diyor. Bu onunla birlikte değilken rahatsız edici değildi. Birbirimizi sinir etmek için yakaladığımız birer noktaydı. Şimdi ise onun için sevgi sözcüğü oldu. Her yerde her zaman kurbağa diyor. Kurbağa aşağı kurbağa yukarı. Hayır o şirinlik katacak mucizevi “–m” harfi de eksik. Yalnızken söylemesi beni rahatsız etmekten, başkaları etrafımızdayken her kurbağa deyişinde onun kafasını ayaklarıma üzülüp giyemediğim stilettoyla delmek istiyorum. Çünkü kendimi her defasında dalga geçilen, küçük şişman kız gibi hissediyorum. Bunu yazan bir başkası olsa”Kendine bunu yapma. Git konuş, ilişkide konuşmak önemli iletişim problemi ilişkiyi bitirir”derdim. Kendime de dedim, ona da. Ama bu onu beni sevme şekli olarak görüyor anladım. İnsanların yanında dememeye dikkat ederim dese de sanki özgürlüğünü elinden alıyormuşum bakışları kendimi suçlu hissettirdi. Bilmiyorum, aslında sorun insanların yanında öyle seslenmesi bile değil. Düşününce bizi özel kılan bu ama her kurbağa deyişinde önceden ondan ne kadar nefret ettiğimi, gıcık olduğumu ve yanında gezen kısa etekli uzun bacaklı kızları hatırlıyorum.