centilmen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
centilmen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Eylül 2015 Çarşamba

aman avrupa memesi görmüş ne de matah bir şey


Avrupayı gezmişmiş, orası böyle değilmiş. Yurt dışına çıkan her “görgüsüz on” türkten onu da ülkeyi, insanını aşağılamayı bir bok sanıyor. O zaman içimden “Lan it git o zaman orda yaşa” diyorum. Mülteci olarak mı girersin, sığınmamı istersin bilmiyorum ama git. En azından ülkenin görgüsüz nüfusu azalır. Lan bizde bilmiyor muyuz yaşam standarttı birbirinden çok başka. Biliyoruz. Ama kusura bakmasın burda yakalayıp orda yakalayamayacağı çok şey var. Misal burda komşu doğuma gidince bizimkiler kadının evini cam çerçeve sildi. Halıları yıkamaya verip, adamı iki güne kadar getirmezse yapacakları hakkında tehdit ettiler. Bunu bir İngilizin yaptığını düşünün. Olmadı eğreti durdu dimi? Ama olur mu? Hep biz pislik biz geriyiz. Tamam tamamen haklı olabileceği şeyler vardır ama ya şu ben Avrupa gördüm her genişliğe açığım demek nedir? Sanki kendileri her kış tatilini İsviçre`de geçiriyor, yazları İtalyan sahillerinde salınıyor. Avrupa gördü diye onunla her şey konuşabilirmişim. İlişkilere de açık olmayı öğrenmişmiş.  Birkaç hatunla yattı kalktı ilişki uzmanı kesildi başımıza. Bunları anlatmak için mi aradın diyorum, onunla görüşmemişim yaşadığı maceraları bari telefondan anlatayım demiş. Lan mal hava atmak için aradın bari belli etme. Ay bir de demez mi “Sen Avrupa’da yaşamalısın çünkü orda normal sayılıyorsun.” Normal ve ben ile kastettiği ben ve göğüslerim. Orda bakmazlar rahatsız edilmezmişim, çünkü tüm kızlar erkeklerin göz sevki için yaratılmışçasınaymış. Elli bin defa dedim ona uğraşma benle diye ama dinlemedi. O kim veya haddine ki benim vücudum hakkında böyle fütursuzca konuşabiliyor. Sinirlerim ne kadar gerildiyse siktir git dedim kapattım telefonu. Bir değil iki değil bu ne be. Sporcuyum, etrafımdaki kadınlar hep muhteşem, mesleki deformasyon insan vücudundan anlıyorum diye diye gözleriyle yedi bitirdi zaten bari sus. Aptallık bende, sutyen bedenini tahmin edip silikon değil dimi diye soran adamdan ne bekliyorsun. Hele bu konuda hassas olduğunu bilip, onunla bu seviye bir arkadaşlığınız olmadığını söylemene rağmen ya ben genişim hep sendeki bu toplum baskısı diyen adamın ağzından çıkan lafları ne dinliyorsun. Cinsellikten, kadın vücudundan, erkek vücudundan konuşmaktan utanmam. Doğal karşılarım. Ama bunu konuşabilmen için karşındaki insanla arkadaşlık kademelerin olduğuna inanırım. Daha dün tanıdığım ve samimiyetine güvenmediğim biri kalkıp memelerimden bahsedemez. Kimsede kusura bakmasın.

Geçtiği her sınırı anlatana not: Üzgünüm ama size görgüsüz dedim. Ama bu hayatınızın acı gerçeği. Neden mi? àBir arkadaşım her tatili ailesiyle yurt dışında geçirir. Ama bir kez aşağılama cümlesi duymadıysam, sormadıkça bahsetmiyorsa, ay siz bilmezsiniz şurada şöyle, ben sizden daha medeniyim çünkü Avrupa gördüm demiyorsa bu onun “normal”, bıdı bıdı yapanların “görgüsüz” olduğunun kanıtıdır. Tabi bence.

20 Eylül 2015 Pazar

hamile de değilsin ki


Evde boş boş oturmama rağmen her güne bir şey uydurdum. Mırın kırın etti ama sonunda iyi dedim bir kahve içelim. Bu kadar israrından sonra kaçmanın anlamsız olacağına karar verdim. Perşembe günü için tam anlaştık, itiraz kabul etmiyorum kahveyi bizde içiyoruz, ben yapacağım diye tutturdu. Zahmet etme dedim, ben ısmarlarım dedim yok. Adam kafaya koymuş ne desem eve bağlıyor. Ailesinin evi yakınmışmış, tatildeler diye orda kalıyormuşmuş. Evi evi evlikten çıkarttı da toplamamı bekliyorsa, ben aradığı insan değilim. Ay canım yazık deyip elin evini toplamam. Kusura bakmasın iki görüşmeye de elalemin adamının evine gitmem. Arkadaşım olsa ama hani gerçekten arkadaşım olsa giderim neden gitmem. Dahi`lere Dahi evde yokken anasıyla oturmaya, kahve içip fal kapatmaya, dedikoduya bile gidiyorum. Ama bu Centilmen güvenilecek bir adam değil. Çok eğlenceli farklı biri ama yok valla niyeti bozuk bunun. Bende ne bahane bulsam bilemedim, sonunda yalanıma karar verdim ama adam nerdesin geliyor musun diye aramadı. Bende oh dedim kızım hadi yine iyisin bak seni unuttu. Şanslı günümdeymişim dedim rahatladım. Araya cuma girdi sesi çıkmadı ama bugün adam beynimde sikilmedik hücre bırakmadı. Neymiş gelmemişim, aramamışım, hatta özür için bile aramamışım, beklemiş vs. Bahanemi söyledim, o da aramayınca unuttuğunu düşünüp üzerine tuz basmamaktan yana kullandığımı açıkça söyledim. Bu kez bu daha çok trip attı. Onu başımdan atıyormuşum. İçimden evet anladı şükür derken, dışımdan insan arkadaşını başından atar mı dedim. Arkadaşa vurgu yaptım her, cümlemi arkadaşla bitirdim ki adamın aklında ki bana dair her niyet ölsün diye. Ama yok!! Ne anladı, ne mızmızlanmayı bıraktı. En sonunda patladım “dokuz aylık hamile karısını evde bırakıp metresine giden adam muamelesi yapma” dedim. Ama ne yapayım daral geldi. Birde vicdan yaptırmaya çalışıyor. Şimdi kendini bir bok sanma, çocuk arkadaşça yaklaşıyor demeyin adamın niyeti bozuk cidden. Yoksa kendimi bir bok sanmaktan değil. Ama bıktım yaka silktim artık. Ben bundan nasıl hoşlanmışım ya. Ben bunun kadar mızmız adam görmedim. Sayesinde mızmızlanan adamlardan hoşlanmadığımı anladım. Az ağır olsun be. Karı gibi bıdı bıdı nereye kadar. Bazen o kadar çok konuşuyordu ki zaten telefonu bırakıp işemeye gittiğim oluyordu, döndüğümde fark etmiyordu.  Ayıp demeyin adam yokluğumdan habersiz, ben işemişim çok mu? Zaten ısrarcı tavrı delirtiyor. Bir kez daha anladım beni rahat bırakacaksın, çok mızmızlanmayacak, ilgiyle bunaltmayacak, fazla arayıp sormayacaksın. Bakınız Joker ölsem iki gün sonra duyar, adam hala favorim. Hatta daha çok favorim.

14 Eylül 2015 Pazartesi

arabesk bir dizi olur benden


Bir gün olsun derdim bitmiyor benim. Kendimi anlamıyorum ben bu çocuktan nasıl hoşlandım. Acaba geçekten biz kızar da gitarını tıngırdatan şöyle Fransızca İspanyolca gibi diller konuşan her erkeği seksi bulma ve hoşlanma durumu mu var? Ya kötü çocuk ya altın pohpohlanmış çocuk görünce zaten salyalarımızı silmesi için birini tutmamız gerekiyor. Bende bu tip kızsal zaaflar gösterdiğimi düşünüyorum. Centilmen haziranda İtalya`ya giymiş giderken de gelemeyeceğimi bilmesine rağmen benimle gel demişti. İçimden ne münasebet desem de onun anladığı anne babamın üzerimde egemenlik kurduğu ve benim boyun eğdiğim olduğu. Yoksa bir kaç ay önce tanıştığım biri ile ben şehir dışını bırak yabancı bir ülkeye gidebilecek biriydim de kendimi tanımıyormuşum. Gittiğinden beri hiç konuşmadık. İletişimimiz birbirimizin fotoğraflarını instagramdan beğenmekle sınırlı idi. Sonra doğum günümde bir video attı. Son üç haftadır iki arkadaşıyla ülke ülke gezmeye başlamışlardı. Bunlardan birinden doğum günümü kutlamış, gittiği şehirlerden aldığı küçük hediyeleri göstermiş gelince vereceğini söylemiş. Birde koleksiyonuma eklemem için her ülkeden birer anahtarlık almış. Şirin şirin şeyler söylemiş sonunda keşke beni dinleyip benimle gelseydin demiş. Joker`de bu yüzden trip attı. Kıskandığını düşünmüyorum ama daha çok o her şeyden bahsederken benim bazı şeyleri sakladığımı ima etti. Ben onun yediği her haltı sormuyorum, şuan olanı zaten söylüyorum. Geçmiş geçmiştir ama. Her neyse biz Jokerle pazar günü kahvaltı yapıyoruz Centilmen aradı açmadım. Sonra mesaj attı döndüm diye bir iki saat sonra döndüm. Bu kez tutturdu bize gel bana kahvaltı hazırla. Arkadaşla birlikteyim olmaz dedim, tutturdu beklerim diye. Hayır ben onun evine ne diye gideyim ve ona neden kahvaltı hazırlayayım. Annesi tatilde it kendine hizmetçi arıyor. Saten bu erkeklerin kadın arkadaşlarının veya sevgililerinin evlerini seve seve toplayacağı yalanını kim söylemiş bilmiyorum. Onun evinde ne işim olur kısmına hiç girmiyorum. Ben vik vik mesajlaşırken jokerin elimden telefonu alıp üzerine okuduktan sonrasında çıkan tantanadan ise bahsetmek istiyorum. Adam koca yazıyı okuduktan sonra beklediğim elin adamı seni evine davet etme cesareti nerden buluyor falandı. Sonuçta sevgili olmasak da çorba bir ilişkimiz var. İnsan bir der ne oluyoruz. Bizimkinin genişliğinden her şey geçti sadece ondan bahsederken arkadaşım dememe takıldı. Ne diyeyim ben ona. Bir sıfatı varda biz mi demedik? Çorba erkek arkadaşım desem bir dert, ortur anlat, demesem ayrı olaylar. Hem insan biraz kıskanır be. Çok bir şey istemedim azıcık kıskanılmak ama nerdeeee. Klasik Türk kızı kararsızlığı genlerim harekete geçti.

8 Haziran 2015 Pazartesi

türk sporu nereye gidiyor


İçimdeki olmaz sesi bir kez de haksız çıksın. Şu içimdeki altıncı his zırvalığı boktan bir yanılmadan ibaret olsun. Ya ben kimin ahını aldım? Kimin canını yaktım da bütün sorunlular beni buluyor. Lan ben sinek bile öldüremem ki kimseye zarar vereyim. Kaldıracağını bilmediğim kimseyle dalga geçmem. İyilik meleği değilim. Bir çok kötü huyum, yaptığım kötülük var ama ne bilim hak etmiyorum gibime geliyor hala. Bir “zıvanadan çıkmak” lafı nasıl bu noktaya geldi. Laf arasından söylediğim bu kalıbın zıvanasına taktı. Anlamını biliyor musun dedi? Hiç merak etmemiştim bireysel anlamını. Ot sararken bir şeyler diye vızıldadı dikkat bile etmedim. Şu psikolojimsi derste hoca ile şu arkadaşın ot muhabbetini anlattım. Okulda böyle bir muhabbet geçmesine şaşırdı. Sonra itiraf ediyorum benim dalga geçerek anlattığım bu olaydan sonra bu bir rahatladı ve hop itirafımız geldi. Çeşitli otsal bilgilerinin kaynağı kullanmasından kaynaklanıyormuş. Şoka girdim resmen. Ben konuyu değiştirip içsel savaşımı verirken bu bir şekilde yine aynı mevzuya getirdi. Kafayı bulunca ki tatlı krizine, daha dün akşam ki kafa çekişine, sonra liseden beri birçok uyuşturucu madde kullandığına. Yargılamak bana düşmez. Kullanma diye ahkam kesmekte. Ama bunu alkolden daha zararsız bir şey olarak gören, kendi kararlarını veren bir adama bir şeyleri dayatamam. Ama denemek ister misine de katlanamam. Lan belli ki bağımlılık sende bu. Batmışsın bir bok çukuruna, başkasına denemek ister misin diye ısrarla sormak nedir? Israrla hayır dememe rağmen! Kızgınım çünkü konuştukça ot dışında bir sürü uyuşturucu madde saymaya başladı. Yoksa, isterseniz duyarsızlıkla suçlayın ama beni ilgilendirmez kullanıp kullanmaması. Gönül isterki kullanmasın. İki gündür tanıdığı kızı da takmaz hani. Zaten taksa, denemek istemediğimi belirtmeme rağmen  “Yanımda var dene, bir şey olmaz” demezdi. Yok canım benim denemek istemem. Zaten bende ki bu şansla eve dönerken polis çevirir arar diye üç buçuk attım. Hani diyorlar ya “Türk sporu nereye gidiyor”  ben söyleyeyim. Soldan dönünce spor akademisine aldığınız Centilmen`e gidiyor.  

3 Haziran 2015 Çarşamba

nü`den tanrıya


Nü`sü bitti tanrısı başladı. Bir çok şeker ve etkileyici özelliği var. Hayattan zevk alması ve keyfini çıkarması güzel. Eve giriş çıkış saatlerim üzerine dalga geçse de aksatmadan eve bırakması güzel. Beni cidden dinlemesi güzel. Yardım organizasyonlarına katılması güzel. Kültürlü olması güzel. Olmadık sürprizlerle karşıma çıkması da güzel. Kimsenin sormadığı soruları sorması da güzel. Mesela bana hayatta ki amacımı sorması. Benim ki mutlu olmak. Hayat görüşümü sevmesi güzel. Ama tüm bunlara rağmen tanrı yok deyip beni ikna etmeye çalışması can sıkıcı. Önemli olan inanıp inanmaması değil. Önemli ve sıkıcı olan beni bu konuda ikna etmeye çalışması. Neymiş mutlu olmak için kendimi kandırmayı bırakmalıymışım. Tanrı ya inanmakla kendimi kandırıyormuşum, mutluluğumu engelliyormuşum. Sinirden çatladım. En sonunda “İnanmaya ihtiyacım var. Kendini kandırmak diyorsan de. O halde kendimi kandırmak beni mutlu ediyor. İç huzurumu koruyor. Bahsettiğin diğerleri gibiyim. Bir şeylere inanmaya ihtiyacım var. Sana diyor muyum illa bir şeylere inan.” diye çemkirdim. İyi oldu. Ona mı soracağım neye inanıp inanmayacağımı. 

28 Mayıs 2015 Perşembe


Gezdik, tozduk, deli gibi eğlendik. Benlik değil biliyorum ama yanında rahatım dedim. Kafa çocuk işte. Bir sürü şeyden bahsedebiliyoruz. İlgili, sürprizlerle dolu. Farklı işte. Ama tüm bunlara rağmen beynimin içinde olmaz diye bir ses var. Aynı ses bana aynı zamanda fazla bunaldın, beynini fazla yıkadılar diyor. Çünkü o tam kendime arkadaş olarak seçebileceğim biri. Ama bir yandan da hoşlanıyorum, mesaj attığında salakça mutlu oluyorum. Sürekli benden küçük olduğunu vurgulayan espriler yapıyorum. En sonunda da ağzımın payını aldım. “En son sevgilim 89`lu” dedi. Çıkartma işleminde hata yapmadıysam benden dört yaş büyük. Ama daha durun ben sorunlu herifleri bulmakta ustayım. İkinci bombamı patlatıyorum. Bir kız arkadaşıyla karşılaştık bir yerde oturduk birlikte. Centilmen lıkır lıkır içtiklerini işemeye gittiğinde kız bana “Centilmen benim çok yakın arkadaşımdır. En zor günümde yardımıma koştu.” Aklımdan geçen lan kızım çocuk çok iyi acaba ne yaptı oldu. “Proje ödevim vardı. Param yoktu. İki bin lazımdı, model için. Centilmen`i aradım” dedi. Aha dedim bak kıza parayı şak diye vermiş. “Bana nü poz verecek birisi lazım, param yok dedim. Centilmen`de ben sana poz veririm dedi. Canım ya. Onun sayesinde dersi geçtim.” Yuh ama yuh. Lan arkadaş dediğin para verir, dert dinler, ne bilim sarhoş olursun seni ayıltır. Bu nasıl bir arkadaşlıktır ki çıplak poz veriyorsun. Lan erkekte değil kız lan bu arkadaş. Kesin üç tane sınavdan sonra ben halüsinasyon gördüm. Hayır rahatsın, özgüven patlaması yaşayan, kendini beğenmiş bir tipsinde çıplak poz vermek nedir? Ben bir de buna çocuk demiştim dimi? Allah`ım ya ne olur söyle valla gidip kimin ahını aldıysam ayaklarına kapanıp özür dileyeceğim. Ciddiyim bak.

21 Mayıs 2015 Perşembe

yasak elma


Azıcık hoşlanıyorum ama bunun artmasından korkuyor olabilirim.  Olmaz çünkü ben kendimi biliyorum. Ama bir yandan da bilinçaltımdan fırlayan bir ses babaannen, anneannen dedelerinden büyük diyor. Yıl kaçtı haberin var mı o zamanlar. Bir de olmaz diyorum ya daha çok cazip geliyor. Resmen kendimle savaşa giriyorum. Bit kadar hoşlanma oldu aslancık. Tabi çocukta bunu destekliyor. Ay bunun adı da Centilmen olsun. Şarkılar markılar derken biz sabah akşam vikvik mesajlaşmaya başladık. Cumartesi sabahı benim böbrekler daha uslu uslu dururken de koşuya gittik. Geldi aldı, beni de Öğretmeni de. Geçen yüzüklerimden dolayı dövmem olup olmadığımı sormuştu. Meğer onun varmış. Bacağında kocaman ve güzel. Bir arkadaşı yapmış. Sanat diyor dövme için. Ve bir hoşlanma sebebi daha. Çoğu tip sırf popülariteden falan yaptırıyor. Off birde bu çocuk paraya hiç önem vermiyor yaaa. Anı yaşa deyip, parayı sadece araç olarak görüyor. Bir de üzerine çok güzel Portekizce konuşuyor. Fransızca beni tahrik ederdi hep. Nedenini bilmezdim. Fark ettim ki Portekizcede onun ağzından çıkınca beni aşık ediyor. Yok yok daha o kadar değil. Ya kırk yılda bir birinden hoşlanıyorum o da olmayanından. Gerçi düşünüyorum ben gerçekten ve çok hoşlansam sikerim yaşını derdim. Demediğime göre yasak elmanın cazibesi bu çocukta. Ha yasağı koyanda manasızca çalışan beyin devrelerim. Rica ediyorum biri işlemcimi söksün. 

Not :  Çocukta yaparım kariyerde diyenlere inanma. Okulla basit bir flörtü zor götürüyorsun bir arada çocuk bok yaparsın. Sen süper kahraman değilsin. Bunlar hep yalan dolan.

15 Mayıs 2015 Cuma

parantez içi


Geçen gün bir şeyi söylemeyi yani aslında yazmayı atlamışım. Bir parantez arası aslında. Hani şu kendini bir bok sanan doktor adayının olduğu yazı. Orda bir çocuk daha vardı. Çocukla aynı arkadaş ortamında tanışalı bir yıldan fazla oldu sanırım. Ama hiç muhabbetimiz olmamıştı. Yani kısa ayaküstü hep. Bu kez konuşma fırsatım oldu, yani uzun. Zaten bana destek çıkması da onu süper kahraman ilan etmeme neden olmuş olabilir. Tam dibimde oturdu ve ne bilim dikkatle dinliyordu. Diğerleri toplu konuşurken bir baktım ki biz sazın farklı tellerinde çalıyoruz. Çıktık Sınıf Öğretmeni ve ben o, bu salak doktor ve diğerlerinden ayrılıp arabasına bindik. Koştuğumu öğrenince üçümüze hemen plan yaptı, hafta sonu için. Kızı metrobüse kadar bıraktı. Sonra arabayı park edip yürüyelim mi dedi? Arabanın süresi kısaymış. Eve kadar konuştuk durduk. Ailesi bizim evin oraya çok yakın oturuyormuş. O karşıda. Ayrılırken yaptığı harekette sanırım beni eritti. Elini tutup klasik öpüşme vedasını yapacaktım ki, elimi tuttu, gözlerimin içine bakarak öptü. Yani bunu şu zamanda kim yapar. En son erkekler Audrey Hepburn filminde kadınların elini tutup öpüyordu. Bunda etkilenecek ne var kızım, çok bayık desem de yok, adamdan etkilendim ben. Zaten daha ilk tanıştığımız zaman hoş çocuk demiştim. Off hemen kaptırma dedim sonra aklıma gitar çaldığı geldi. Sesi çok güzeldi. Bir de malum yardım sever. Ama öğrendim ki üç arkadaş, bir araba çadırlarla Ege, Akdeniz tutu yapacak kadar deli. Akşamında mesaj atması. Offff çok klasik şekilde şarkıdan yürüdü ve lanet müzik zevki de iyi. Adam sporcu. Spor akademisinde. Eh zaten yardım sever bir tip dememe gerek yok sanırım. Sanki etkilenmem için en doğru zamanmış gibi gel koy karşıma bunu. Tüm sosyal mecrada da takip falan etmesi ile de en boktan özelliğini keşfettim. Benden beş ay küçük. Ben yaşıtım birinden bile hoşlanmazdım beee. İyice sıyırdım. Birde bir ocak doğumlu. Yıl gibi bir şey gidiyor. Sanki bir gün erken çıksa ölürdü. Off birde bu bir seksen falan. Ben uzun olunca ı ıhh olmuyor işte. Ne vardı azıcık kısa ve genç olsam.