Ben küçükken şişkoydum. Ama baya. Mesela ilk okulda
aldığınız hırkanın şu yaşınızda size büyük geldiğini düşünün. Ya da önlüğünüzün
kilolu olduğunuz için büyük beden alındığını, bu sebeple ayaklarınıza kadar
geldiğini ve kestirmek zorunda olduğunuzu. Şişkoyum diye saklambaç oynarken hep
sayar hiç saklanmazdım. Beni çabuk bulurlardı bende utanırdım. Sonra herkese
ben yumucam çok seviyorum yalanını uydurdum. Ben küçükken mesela dört tane
lahmacun yerdim. Keşke hala yiyebilsem. Yemek konusunda çok aç gözlüyüm. Şimdi
birde tıkanıyorum, ikinciyi yiyince tüm gün mide ağrısı çekiyorum. Küçükken hiç
şarkı ezberleyemezdim. Durun ben hala şarkıları ezberleyemiyorum. Mutlaka bir
kısmını unutup ya da kafama göre düzenleyip yani kıçımdan uydurup söylüyorum.
Anemin kuzenin oğlu vardı Mustafa. Herkes ona Mıstık derdi ben Fıstık derdim.
On yaşına gelene kadar adını Fıstık zannetmemse bence tam bir salak olduğumu
gösteriyor. Üç dayım var ama küçükken onların yanında kimi görsem dayım
zannederdim. Yine annemin kuzenlerinden birinin oğlu var Gazeteci. Küçükken hep
onunla oynardım. Onunla oynayabilmek için babama hep araba falan aldırırmışım.
O ise iki yıl önce onlara yemeğe gittiğimizde annemle anlattılar bana karınca
ye dermiş. Bende o dedi diye tutup tutup yermişim. Allahım ya çocukken bana
gram akıl vermemişsin. Annemin kuzenin eşi kuşunu-kadınların genital bölgesine
artık ne derseniz o hep kuşun derdi- tuttum atıyorum diye camı açar sanki
avucunda bir şey varmış gibi fırlatırdı. Bende arkasından ağlardım. Çişim geldi
nasıl yapacağım derdine düşerdim. Kadın bildiğiniz travma yaratıyormuş. Gerçi
oğlu yüzünden de karıncaları yediysem suç bende. Küçükken annem dışında
kimsenin yemeğini yemezdim. Bu yüzden annem hep evde yedirmek zorunda kalırdı.
Hala daha mutfağını görmediğim insanların yemeğini yemem. Büyüyünce uzaylı
olmak gibi bir hayalim vardı. Mesleğim o olacaktı ama işler gördüğünüz gibi pek
yolunda gitmedi. Lütfen aranızda benim kadar salak çocukluk geçirmiş birileri
olsun.
