Yıllar geçti. Gerçi ne yılları yüzyıllar geçti ama yok, biz
hala öğrenemedik tiyatro nasıl izlenir. Öksürürsün hastasındır, gülmeyi
abartırsın kolay gülenlerdendir derim. Yanındakine fısıldarsın bak onu da
anlarım. Sonuçta bende fısıldıyorum
abartmaya gerek yok. ama tiyatro izleyicisinin biraz daha dikkatli olması
gereken bir husus var ki defalarca uyarılıyorsun da. Oyun başlamadan hemen önce
iki kez oyun başlayacak telefonlarınızı sessize alın diye uyarıyorlar. Sinemada
bu uyarı yapılmadığından, ses sistemi bangır bangır olduğundan ses çıksa da bir
şey olmaz diyebilirsin. Tamam küfürünü kesin yersin, hatta intikamcı birkaç teyze
varsa bedduasını eder çıkarken de üfler. Gelin görün ki tiyatroda koca salona
oyuncu çıplak sesiyle hitap ediyor. Adam orda gırtlak patlatsın, sen tüm uyarıları
görmezden gelip o telefonun çalmasına izin ver. Ay bir de fark edilmem diye hiçbir
şey yokmuş gibi takılmadı mı delirdim. Yetmedi o telefon bir daha çaldı. 12
Gece olacaktı Teksas Katliamı. Eh Teşvikiye`de yakındı gömerdik. Hadi biz
seyirciyi geçtim, oyunculara da mı saygın yok. Replikleri telefon sesinle
ağızlarına tıkadın fark etmiyor musun? Bazı şeyleri olduramadık işte. Sinema salonunda
ekranı kaplamak, tiyatro salonunda telefonla konuşmak bizim için normal. Alışamadık.
O telefon çalmaz, ekranı biri kaplamazsa zaten yabancılık çekeriz.
