final etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
final etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Aralık 2014 Salı

son on saat


Gençler öğüt sevmiyor. Azıcık sevsek ben bu hallerde olmazdım. 24 saatte makalemi tamamlamaya çalışmaz, sınavıma çalışmış kıçımda pireler sauna da keyif yapıyor olurdu. Bok vardı depresyona girdim. Ay onu bile beceremedim zaten ben. Depresyon ayağına yan gelip yatmışım resmen. Proje ödevimi İyilik Meleğim olmasa bok bitirirdim. Bitirir miydim demişim ben? Hepsini çocuğa yaptırdım ben ya. Çocuk işini gücünü bıraktı ödevimi yaptı. Bana bir tek adımı yazıp dosyayı rar`layıp göndermek kaldı. Bu konuda da vicdan azabı çekiyorum, resmen üzerine yıktım kullandım çocuğu ama sonuçta İyilik Meleğim işte. Hem her iyilik meleği dişi olmak zorunda mı? Gerçi ödevi o yaptı finalde benden çıkacak acısı, yapamayacağım. Zaten bugün ki sınavım berbattı. Adamın dersini bir kez asmışım sağ olsun o da hazır Lady yokken ne işlediysem bir tek oradan sorayım demiş. Tam olarak 10 saatim kaldı. Makalemi bitirmeli ve sınava çalışmalıyım. Beynimin içinde yapay zekalar bilmem neler uçuşuyor. Bir de makale demeye bin şahit ister. Kopyala yapıştırın anasını belledim resmen. Ona rağmen bir boka benzemedi. Makaleye dair sallamadığım tek şey verilerim. Offf offf. Bu dersten de büt gözüktü. Ya ben bu sene mezun olmak istiyorum, olmalıyım. Yoksa bizimkiler kapının önüne koyacak bende birinize mülteci olarak yerleşmek zorunda kalacağım.

28 Ocak 2014 Salı

büt ve ben




        Vicdan azabı nedir bilirisiniz? İşte ben şuan onu yaşıyorum. 3. sınıfım ve seneye son. Ama ben kıytırıktan iki dersi geçemiyorum. Her sene büte girmekten gına geldi be. Yine kaldım ve hiç çalışmadım. Neden böyleyim hiç bilmiyorum ama aklım benim fazla garip çalışıyor. Çalışmak için fırsatım varken sürekli kalırsın bırak diyorum ama yumurtam götüme dayanınca da geçersin aslında çalışmadığından oldu diyorum. Hangisi bilmem ama ben çalışmayı sevmiyorum. Ama bi yandan da kendime kızıyorum. Ailen o kadar yırtınsın sen kendine bahaneler bul kaç.



      Tam bir salağım. Tanıdık bedava psikolog varsa bana ulaşmalı. Psikolojim kaçmaya o kadar müsait bahaneler yaratıyor ki bi kaç psikolog beni zor düzeltir. İsterseniz üzerimden tezde yazabilirsiniz.

7 Ocak 2014 Salı

yalan final


Yıllardır kandırılıyoruz. Hemde çocukluğumuzdan beri. Sürekli bize hayal ürünü olan, gerçekle uzaktan yakından alakası olmayan şeyleri öğretiyorlar. Bizlere umut satıyorlar.


İlk olarak bize küçüklüğümüzden itibaren masallar anlatmaya başlıyorlar. Sonu sonsuza kadar mutlu biten. Sonsuza kadar kimin mutlu olduğu görülmüş ki. Kim sonsuz yaşamı bulmuşta mutlu olmuş bi türlü anlamadım. Masalların sonunu tatlıya bağlıyorlar çocuklar için. Sonra bi bakıyorsun deniz kızı sonsuz kadar prensiyle yaşamamış. Prensi sürtüğün biriyle evlenmiş, deniz kızı da köpüklere karışmış.. zaten kırmızı başlıklı kız kadar korkunç bi hikaye yok. Kurt var kızı yiyecek daha ne olsun.


Sonra reklamlar var. Size ürünleri allıyorlar pulluyorlar gösteriyorlar. Ama elbiseyi giydiğinizde mankendeki reklamdaki hatun gibi üzerinizde durmuyor. Çikolatanın akışkan karemeli diyolar eğer yazsa o karamel oradan akmıyor.


Okula gidiyorsun annenler harika bi yer, çok eğlenceli diye allayıp pulluyor sonra sen göte geliyorsun. Oyun oynamak yerine masanın başında annele babandan kaçmaya çalışıyorsun.


Sonra seni her yıl değiştirdikleri boktan sınav sistemlerine tabi tutuyorlar. Değiştirdikleri müfredatla kendilerinin ideolojilerini benimseyecek ot beyinler yaratmakla kalmayıp, bildiğin üzerinde deney yapıyorlar. Üniversiteye girersen eğer hiç çalışmak zorunda kalmayacaksın rahatlayacaksın diyorlar. Ama bu da götlek bi herifin ortayaattığı saçmalıktan ibaret. Boş günlerin final zamanı burnundan geliyor.


Sonra sana küçükken diyorlar ki büyüyünce çok güzel bi kız olacaksın. Sende evleneceksin, seni seven biri olacak bolca çocukların. Ama büyüyorsun bakıyorsun ki ya çelimsiz yada şişko bi ergen olmuş ve gençliğinde bunun ezikliğini yaşayan salak bi hatun olmuş çıkmışsın. Seni seven biri ya olmuyor yada her şeyin olduğu gibide aşkın sonu geliyor ve sen boynuzla üç çocukla ortada kalıyorsun. Gerçi kimse gerçekten istediğin bu mu diyede sormuyor. Doğdun büyüdün öldünün arasına evlilik bi zorunluluk gibi yapıştırılıyor.


Tüm bu zırvalıklarımın sebebi mi? Kandırıldım. Üniversite hayatı bok gibi. Ama lanet lise de öyleydi ve özlersin dediler, şimdilerde mumla arar oldum. Finallerden çakıyorum. Alttan dersi yine veremeyerek salaklar tarihine giricem. Onu bırakın tembelim hem de fazlasıyla. Kendime öfkem ama buraya kusuyorum. Hayat gerçekten çekilmez, bense fazla nefret edilesi.