Gençler öğüt sevmiyor. Azıcık sevsek ben bu hallerde
olmazdım. 24 saatte makalemi tamamlamaya çalışmaz, sınavıma çalışmış kıçımda
pireler sauna da keyif yapıyor olurdu. Bok vardı depresyona girdim. Ay onu bile
beceremedim zaten ben. Depresyon ayağına yan gelip yatmışım resmen. Proje ödevimi
İyilik Meleğim olmasa bok bitirirdim. Bitirir miydim demişim ben? Hepsini
çocuğa yaptırdım ben ya. Çocuk işini gücünü bıraktı ödevimi yaptı. Bana bir tek
adımı yazıp dosyayı rar`layıp göndermek kaldı. Bu konuda da vicdan azabı
çekiyorum, resmen üzerine yıktım kullandım çocuğu ama sonuçta İyilik Meleğim
işte. Hem her iyilik meleği dişi olmak zorunda mı? Gerçi ödevi o yaptı finalde
benden çıkacak acısı, yapamayacağım. Zaten bugün ki sınavım berbattı. Adamın
dersini bir kez asmışım sağ olsun o da hazır Lady yokken ne işlediysem bir tek
oradan sorayım demiş. Tam olarak 10 saatim kaldı. Makalemi bitirmeli ve sınava
çalışmalıyım. Beynimin içinde yapay zekalar bilmem neler uçuşuyor. Bir de
makale demeye bin şahit ister. Kopyala yapıştırın anasını belledim resmen. Ona
rağmen bir boka benzemedi. Makaleye dair sallamadığım tek şey verilerim. Offf
offf. Bu dersten de büt gözüktü. Ya ben bu sene mezun olmak istiyorum,
olmalıyım. Yoksa bizimkiler kapının önüne koyacak bende birinize mülteci olarak
yerleşmek zorunda kalacağım.
final etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
final etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Aralık 2014 Salı
28 Ocak 2014 Salı
büt ve ben
Vicdan azabı nedir bilirisiniz? İşte ben şuan onu yaşıyorum. 3. sınıfım ve seneye son. Ama ben kıytırıktan iki dersi geçemiyorum. Her sene büte girmekten gına geldi be. Yine kaldım ve hiç çalışmadım. Neden böyleyim hiç bilmiyorum ama aklım benim fazla garip çalışıyor. Çalışmak için fırsatım varken sürekli kalırsın bırak diyorum ama yumurtam götüme dayanınca da geçersin aslında çalışmadığından oldu diyorum. Hangisi bilmem ama ben çalışmayı sevmiyorum. Ama bi yandan da kendime kızıyorum. Ailen o kadar yırtınsın sen kendine bahaneler bul kaç.
Tam bir salağım. Tanıdık bedava psikolog varsa bana ulaşmalı. Psikolojim kaçmaya o kadar müsait bahaneler yaratıyor ki bi kaç psikolog beni zor düzeltir. İsterseniz üzerimden tezde yazabilirsiniz.
7 Ocak 2014 Salı
yalan final
Yıllardır kandırılıyoruz. Hemde çocukluğumuzdan beri. Sürekli
bize hayal ürünü olan, gerçekle uzaktan yakından alakası olmayan şeyleri
öğretiyorlar. Bizlere umut satıyorlar.
İlk olarak bize küçüklüğümüzden itibaren masallar anlatmaya
başlıyorlar. Sonu sonsuza kadar mutlu biten. Sonsuza kadar kimin mutlu olduğu
görülmüş ki. Kim sonsuz yaşamı bulmuşta mutlu olmuş bi türlü anlamadım. Masalların
sonunu tatlıya bağlıyorlar çocuklar için. Sonra bi bakıyorsun deniz kızı sonsuz
kadar prensiyle yaşamamış. Prensi sürtüğün biriyle evlenmiş, deniz kızı da
köpüklere karışmış.. zaten kırmızı başlıklı kız kadar korkunç bi hikaye yok. Kurt
var kızı yiyecek daha ne olsun.
Sonra reklamlar var. Size ürünleri allıyorlar pulluyorlar
gösteriyorlar. Ama elbiseyi giydiğinizde mankendeki reklamdaki hatun gibi
üzerinizde durmuyor. Çikolatanın akışkan karemeli diyolar eğer yazsa o karamel
oradan akmıyor.
Okula gidiyorsun annenler harika bi yer, çok eğlenceli diye
allayıp pulluyor sonra sen göte geliyorsun. Oyun oynamak yerine masanın başında
annele babandan kaçmaya çalışıyorsun.
Sonra seni her yıl değiştirdikleri boktan sınav sistemlerine
tabi tutuyorlar. Değiştirdikleri müfredatla kendilerinin ideolojilerini benimseyecek
ot beyinler yaratmakla kalmayıp, bildiğin üzerinde deney yapıyorlar. Üniversiteye
girersen eğer hiç çalışmak zorunda kalmayacaksın rahatlayacaksın diyorlar. Ama bu
da götlek bi herifin ortayaattığı saçmalıktan ibaret. Boş günlerin final zamanı
burnundan geliyor.
Sonra sana küçükken diyorlar ki büyüyünce çok güzel bi kız
olacaksın. Sende evleneceksin, seni seven biri olacak bolca çocukların. Ama büyüyorsun
bakıyorsun ki ya çelimsiz yada şişko bi ergen olmuş ve gençliğinde bunun
ezikliğini yaşayan salak bi hatun olmuş çıkmışsın. Seni seven biri ya olmuyor
yada her şeyin olduğu gibide aşkın sonu geliyor ve sen boynuzla üç çocukla
ortada kalıyorsun. Gerçi kimse gerçekten istediğin bu mu diyede sormuyor. Doğdun
büyüdün öldünün arasına evlilik bi zorunluluk gibi yapıştırılıyor.
Tüm bu zırvalıklarımın sebebi mi? Kandırıldım. Üniversite hayatı
bok gibi. Ama lanet lise de öyleydi ve özlersin dediler, şimdilerde mumla arar
oldum. Finallerden çakıyorum. Alttan dersi yine veremeyerek salaklar tarihine
giricem. Onu bırakın tembelim hem de fazlasıyla. Kendime öfkem ama buraya
kusuyorum. Hayat gerçekten çekilmez, bense fazla nefret edilesi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









