Kızgınım. Buraya böyle yazdığıma
bakmayın. Dedim ya içimi bir tek burda dökebiliyorum diye yazdım.
Arkadaşlarımdan çok azı biliyor dedemin hasta olduğunu. Hostes, Bilgisayarcı ve
iş yerinde çabucak kaynaştığım biri. Hostes defalarca aradı, iş yerindeki kız
aradı ama benim beş yıllık arkadaşım tek gün kavga etmediğim arkadaşım
Bilgisayarcı hala aramadı. Bir kez bile yazmadı. Whatssap gruplarında aktif
olarak konuşmasına rağmen yazmadı. Ama durun ikide bir işsizliğinden dem
vuruyor. Kandırıldı, az çok farkındaydı ama hırsızlığa sessiz kalmalıydı dimi?
Önemli değildi kandırılması. Hakkımın yenmesindense, prestijli bir okulun
eğitim görevlisinin hırsız olduğunu bilip susmaktansa ben kovulmayı yeğlerim.
Ben böyle gördüm, öğrendim çünkü. Ama bugün ben nasılsın diye bile sorulmamayı
hak etmedim. Babası prostat ameliyatı olacak diye dersi ektim, hastanede onunla
kaldım. Sırf üzülüyor diye. Dedesi hastaydı yine hastanede onunla bekledim.
Annem defalarca tanışmadığı halde annesini aradı. Bunları aa ben yaptım o da yapsın
diye yazmıyorum. Gözünüze sokmak içinde. Bugün olsa yine yaparım. Çünkü ben
değer verdiğim insana ne kadar kızgın ve öfkelide olsam üzgünse yanında olurum.
Bence ben bunu hak etmedim. İstediğim beni araması bile değil. Ya milletle
makara yaparken bir defa olsun bana da nasılsın demesi. Nerdeyse beş yıldır
arkadaşız. Bir gün olsun kavga etmedik. Tüm bu zamanların hatırına yazar be
insan.
