diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mart 2015 Çarşamba

36 bedene elveda


Saat onda olan dersleri seviyorum.  Bugünde onun nimetlerinden faydalandım. Dün markete giderken kot pantolonumun düğmesini kapatamadım. Uzandım göbeği içeri çektim zıpladım hatta anne yardım et dedim. Sonunda kapandı ama içinde sıkıştım kaldım. O an fark ettim artık 36 beden bir pantolonun içine giremiyorum. İşim gücüm ne yazık ki hep bilgisayara bağımlı. Bende istedim şöyle atlamalı zıplamalı bir işim olsun, derslerde 2 saat kıçımızı tahtadan kaldırmadan oturmak zorunda kalmayalım. Küçükken şişkoydum, sonra kendiliğinden gitti. Yemek yemeyi severim ama kilo almazdım. Hatta koşu yapmadığım dönemlerde bile. Bu kez nasıl olduysa ipin ucu kaçmış. Ama garip bir şekilde de bu halimi sevdim desem. Yani ne biliyim daha az kemikli daha iyi duruyor gibime geldi. Ama sonra aklıma içine giremeyeceğim kıyafetler geldi. Bende sabah altıda koşuya gittim. Kapıma da anneme not bıraktım. En nefret ettiğim şey koşuya giderken telefon taşımaktır çünkü. Anahtarımı bir de gençlere kötü örnek olmak istemem ama çakımı attım çıktım. Normalde bu kadar erken çıkmam ama amacım Yüzücü`ye yetişmek. Adamın fixi yaz kış şortuyla koşmak –bacakları cidden iyi- ve altıda başlayıp sekiz buçuğa kadar koşmak. Normalde bu kadar erken kalkmam ama özledim sanırım onu. Tabi asıl sebep başına ekşiyip dırdır etmek. Atladığı kısım ise üç beş kişi bile değil o saatte koşan. Bir tek fötr şapkalı amca var. O da koşamıyor yürüyor. Yani beni kesmeye kalksalar amcadan bana hayır yok. Hayır adam her gün geliyor da ya bugün gelmezse. Kabahat bende keşke telefon numarasını falan alsaydım. En azından arar sorardım. Evet, evet götüm yemiyor bu saatte koşmayı. Ben tırs tırs giderken arkamdan biri karın boşluğuma doğru hamle yapıp böhledi. O ara küçük bir kalp spazmı geçirdim tabi ben ama ilk hamlem geri doğru dönüp elimi yumruk yapıp şakacı vatandaşa saldırmak oldu. Milleti kıtır kıtır kestikleri bir ülkede olduğumuzu unuttu herhalde, o yüzden korkuttu. Koştuk ama o koşmayı bana sorun. Her hücrem tembelliğe alışmış can çekişti, şu an ise sızım sızım sızlıyor. Oturunca da başladım konuşmaya. Sustu sustu, bende anlattım sustuğunu bile fark etmedim. Sonra “eee ne diyorsun” deyince de “Göbek yapmışsın” dedi.