Kimin nazari değdi lan. Hangi kem göze geldim. Kime ne
yaptım acaba da beddua etti. Lan küçükken annemin anlattığı masalların hep sonu
“sonsuza dek mutlu yaşadılar” ile biterken, ben bırak sonsuza kadarı azıcık
mutluluk yüzü görmedim. Düşünüyorum yerlere çöp atmadım, hayvanlara eziyet
edemedim. Acaba bankamatik sorasında bunak dediğim teyzemi beddua etti de
tuttu. Hakketmişti ama o. Yaşına başına bakmadan dövesim gelmişti. Noel Baba’yı
mı kızdırdım acaba? Ayda yılda bir bir şey istedim; onu da veriyormuş gibi
yapıp boka batırdı. Mutlu olacağım hayalleriyle yattım, altını ıslatan çocuk
misali kalktım. Hoşlanıyorum dedi, öpmeye kalktı sonra ses yok. Benden hoşlandığını
söyledikten sonra bir şeyler olmamız gerekmiyor muydu? Hayır öpmeye kalkmasa
beni öyle “ayy çok seviyorum seni yaa” diye ona buna söylemem gibi olabilirdi. Ama
eyleme geçtiysen olmaz hani. Olur mu? Kafam zerre basmıyor yaa. Ailede ki tek
özürlü benim bence. Ya bence benden değil. Tamamen onun saksı olmasından. Ya o
günden sonra oturdu bekledim, bir arasın, bir mesaj atsın. Ama yok tık yok hem de.
Dayanamadım akşama doğru bende dayanamadım. Bok vardı sanki, yazdım. “İyiyim teşekkürler
sen nasılsın?” bu kadar ya, bu kadarcık.
Dilenciye bir lira verdiğinde ayıplandığın zamanları yaşıyoruz, bu hala önüme
beş kuruş atıyor. Niye böyle yapıyor ki? Erkeksel bir taktik falan mı bu? Ne
aradı ne sordu. Bende daha fazla gurumu şey edip yazamadım. Off zaten gurur mu
kaldı ki? Adamın yakasına yapıştım ki ben resmen. Adam istemiyor işte. İstese kaç
aydır köpek çeker mi? Hatayı nerde yaptım yaa. Aşk bu hata falan demeyin oluyor
işte. Bu işler tamamen taktiksel anladım. Acaba ben nerde hata yaptım. Oturup bir
plan çıkarsaydım böyle olmazdı. Yazsın, arasın, karşıma çıksın yaa. Ne olur
lütfen….
