Garip huylarım var benim. Huy tanımına da girmeyebilir. Belki takıntıda denebilir. Her neyse. Bende ki garip bulduğum şeylerin listesini yapmaya itildim. Metrodan çıkarken sağ taraftaki turnikeyi ısrarla kullandığımı fark etmem bir arkadaşım sayesinde oldu. Evet ben hep çıkarken en sağdaki turnikeyi kullanıyorum ve her girişte de sol turnike. Bende bu garip bir şekilde takıntı. Sonra ışıkta uyuyamam ve odanın kapısı açıksa da uyuyamam. Bembeyaz çarşafların içinde de yatamam. Ne o öyle kefen mi bu yatak örtüsü mü? O yüzden hiçbir zaman Martha Steward kadınlarından olamayacağım. Şeftaliyi tüylü diye yemem ama kayısının tüylü olması hiç rahatsız etmez. Her sabah uyandığımda elma yerim. Elma kesinlikle ekşi olmalı, kırmızı elmadan hoşlanmam. Tattan ziyade pamuk prenses yüzünden sevmem. Duştan sonra dört bardak su içerim. Neden bilmiyorum ama çok susuyorum. Sevdiğim ve özlediğim şeyleri yerken burum akıyor. Çok iğrenç dimi? Joker köpek gibisin diyor. Adam Pavlov gibi inceliyor resmen beni. Hayvanlardan korkarım, sineği bile öldürmem. Yatak değiştiririm ama öldürmek yok. Babamın hediye ettiği ucuna şemsiye tasarlattığı gümüş kolyemi boynumdan hiç çıkarmam. Kulağımdaki prisingden ise yaprak şeklinde gümüş küpemi hiç çıkarmam. Etrafta bu iki takıyı takan olursa Lady misin diye sorun. Şifreleme takıntım var. Uzun komplike şifreler kullanırım. Her çocuğu illa ağlatırım. Şu zamana kadar ağlatmadığım çocuk yoktur. Kızgınsam koşarım, bazen öfkem geçmez canım çıkar bu yüzden. Yabancı bir evde yatıyorsam yaz kış fark etmez kapüşonlu hırkayla yatar kafamı kapatırım. Yatıya kalacaksam çantamda yiyecek bulundurur, asla çok yemem, gece aç midemi çantadakilerle doyururum. Yanından geçtiğim trafik ışıklarında karşıya geçmesem de basarım. Yani İstanbul trafiğinin sebebi benim. Canım sıkıldığında gidip insanlarla tanışırım. Otobüste orda burda pek fark etmez. Milyonlarca renkli postitim, fosforlu kalemim var ve hiç kullanmam. Ders çalışmayı sevmem, son geceden önce ders çalışmam. Sevdiğim insanların poposunu ellerim. Sapıkça değil şirinlikten ve herkesin değil. Kardeşlerimin, kızların bir de bir iki kuzenin. Tanıştığım her insanı bir çizgi film karakteriyle özdeştiririm. Yüksekten hoşlanmam ama adrenalin sevdiğimden paraşüt falan olaylarına girmişliğim var. Birinden ödünç aldığım kitabı seversem tekrar okumayacak olsam da alır kütüphaneme eklerim. Yolda yürürken şarkı söylerim yüksek seste. Üzgünsem portre çizerim ama kesinlikle füzenle.
Dışarıda işemem. Çok zorda kalırsam oturmadan ayakta yapıyorum. Erkekler anlamaz kadınlar bilir ve bunun için inanın sağlam bacak egzersizi gerekiyor. Herkesin yaptığı yemeği yemem. Mutfağı görmem lazım, temiz olduğunu bilmem lazım, sevmem lazım bir de güzel görülmeli. Yeni tarif takıntım var ve ilk tadına asla ben bakmam. Kendimi çok seviyorum ölmek istemem malum. Ağız şapırtısından, geğirilmesinden nefret ederim. Sağa sola öne arkaya çok allanırım. Bir dakika bile sabit duramam. Yalnız hissettiğimde ortamdaki en sevdiğim insana gidip bana sarılmasını isterim. Dağınıklıkta düzenim vardır, yerinden oynatılınca anlar çemkirim. Çok beğendiğim şeyleri alırım giyemeyecek olsam da. Misal kırmızı bir eteğim var götü açıkta geziyor demesinler diye giyemiyorum. Başkasının kullandığı el havlusunu dahi kullanmam. Hatta evdekilerin bile. Havlum ayrıdır ve misafir olduğum evde hep üstüme silerim ellerimi. Parfüm sıkmak için yaz kış balkona çıkarım. Bu Sidikli astımı çocukken azıtık olduğundan kalan bir alışkanlık. O uyurken özellikle sıkıp rahatsız etmemek için başlayıp sonradan üzerime yapışan bir huy. Başladığım işi bitirmeden kalkmam başından ve çalışırken konuşmayı sevmem. Yaptığım iş sıkıntılı veya uzun bir işse mutlaka klasik müzik dinlerim agresifliğimi alır. Şemsiye kullanmam. eski tshirtlerimi evde giye orası burası yırtılsa da annem çöpe atarak beni delirtmeyi göze alana kadar giyerim. Aldığım her hediyenin aynısından kendime de alırım. Sonuçta beğenmiş almışım neden kendime de hediye verip şımartmayayım. Yatağımın hemen yanında hep bir el feneri bulundururum. İnsanlara asla 1 dakikaya kadar geliyorum falan demem. Genelde “100 kadar say ordayım” falan derim. Pijama altı giymem uyurken sanırım bahsetmiştim daha önce. Takıntıdan ziyade alışkanlığa giren bir diğer huyum çıkardığım sütyeni dolabımın kulpuna asarım diğer kulpta zaten hep uyu bandım asılıdır. Annemden sütyen yüzünden yediğim azardan bahsetmeme gerek yok sanırım. Off çok daraldım. Bunlar ilk aklıma gelip, insanlar bu kız mal ya demeyecek seviyede olanlar daha fazla yazamayacağım. Devamı evet var ama yoruldum be. Meğer ne manyakmışım haberim yokmuş. Yüzde kırkı buysa annem kesin doğurduğuna pişmandır.
Okumaya katlanan not: Mimleyen aradaşları tek tek yazamayacak kadar yıprandım yazıyı yazarken ama onlar kendilerini biliyorlar. Tabi benim teşekkür ettiğimi de. Dimi? Ve Melodram yapmazsa evde kalsın, Cha yapmazsa anasıyla kalsın, Müpte yapmazsa bir daha bloga giremesin amin.
