Cenazeye çelenk, düğüne çelenk, doğuma, hastaya çiçek, özel günlere çiçek, böyle bir arada esince ki Türk erkeğine çok esmez yine çiçek gönderiliyor. Çiçeği sırf bu günler için besleyip büyüten, işin ticaretini yapan koca bir sektör. Ve ben buna karşıyım. Babaannem çiçeğin toprakta güzel olduğunu söylerdi ben küçükken. Çünkü ben her defasında o kırmızı gelinciği koparmak için yanıp tutuşurdum. Ne var ki her seferinde kopardığım da üzülürdüm. Çünkü elimdekinin sonu belli solup gidecek. Anlamam uzun süremi aldı ama sonunda çiçek sektöründen nefret ettiğim kararına vardım. Bir çiçek sipariş edeceksiniz kimse gül ağacını satmıyor. Herkes solup gidecek gülü satıyor. Bu yüzden de her ne kadar kibarlık ettiklerini düşünseler de işe girdiğim için çiçek gönderen arkadaşlarıma uyuz oldum. Tamam tebrik etmek için yaptınız anlıyorum da, bu kadar ince olmak zorunda mısınız Allah aşkına. Kimse kusura bakmasın, öküzlüklede suçlansam bana biraz saçma geliyor. Ay işe girmiş hemen çiçek gönderelim. Koş yetiş, sen eksik kalma. Boşuna demiyorum besleyin beni burda oyayım gözünüzü. Ama ne yapayım, kaç yıldır arkadaşımsınız bilin bir zahmet koparılmış çiçeğe karşı olduğumu. Sonra elin Joker`i gelip tahtınızı sarsmasın. Adam kaktüs göndermiş. Hem de saksıda derdim de, malum o hep saksıda salakça olur bunu demem. Diğerlerinin yaptığı saçma gelirken, o yapınca direk ne ince, tatlı çocuk bu moduna girdim. Bir de demiyor mu "Seni bir buketle kandıramam, pek senlik olaylar değil." Ben ona hiç bahsetmemişken bunu bende fark edebilmesi çok hoşuma gitti. Lütfen bana bunun çok hoş bir jest olduğunu, "böyle giderse ben buna çok pis aşık olurum, korkmama gerek yok ama" duygusunun bende panik yaratmaması gerektiğini söyler misiniz?
