patron etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
patron etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ekim 2014 Çarşamba

afiyet olsun patron


Patronlar dünyanın en can sıkıcı insanları. Varlıklarını ensenizde hissetmek yerine köpek maması yemeyi tercih etmenize sebep olabilir. Ya da bu sadece bende ki etkisi. Okulu bırakıp çalışma hayatına atılmadım, endişelenmeyin. Olan şu sanırım 3 yıldan fazladır zaten çalışıyorum. Babamdan beni bir kursa göndermesini istedim. O da bana 1 yıl içinde bıraktığım, tamamlamadığım işleri ve kursları örnek gösterdi ve hayır dedi. Bende o gün kendi cebimin patronu olmaya karar verdim. Daha önce tek bir iş yapmamıştım ve sakarlıkla öyle garson falan olmam imkansızdı. Bende dayımın üniversiteden arkadaşı olan Patron`u aradım. Ne alaka sesini duyabiliyorum. Şöyle ki dayımla çok yakınlardı ve dayımla birlikte bize sürekli gelirdi ve ben uzun süre onu da dayım sandım. Ne yapayım denizde kum bende dayı. O da gel benle çalış dedi. Birincisi yaptıkları işten ben bir halt anlamıyorum, alakam yok. Gel zaman git zaman ben işi baya kaptım. Koca yazda onlarla çalışınca ofisin yeni elemanı olmuş oldum. Tek fark ben canım istemeyince gelmiyordum. Bu da şu sorunları beraberinde getirdi. Patron tam bir çalışma manyağı, daha doğrusu o yatma diğerleri çalışmalı manyağı. Gece eve gitme mutlu oluyor ya adam. Bense bir dakika geçirmeden çıkıyorum. Zaten tüm gün çalışıyorum, tüm günüm ölüyor. Ben erken çıkıp, kafama göre gelince çalışanlarını ayarttığını düşünmeye başladı. Bir de zamanla kalıcı eleman olunca, baştaki pamuk adam gidip Patron geldi. Ofis içinde canavar çıkınca dayı sandığım adam. Para gelmiyorsa bir de adamın gözü dönüyor. Bana gör yüz iki yüz kafi ama adam günde on binden aşağısını para saymıyor. Sonrada para yok diye söylenip, patlayacak birini arıyor. Başta bana bağırdığında karşılık veriyordum, sonra ilerde bu tiplerle karşılaşabileceğimi düşünüp sükunetle karşılama başladım. Ama bende de sabır var. Millete sinirlendi, üzerine çalan telefonum yüzünden deliye döndü. Neymiş doğru düzgün bir şey koyacakmışım. Sükunetle karşıladım, kocaman güldüm tabi dedim ve “çay getireyim yeni yaptılar” dedim. Bardağı aldım çaydan önce güzelce TÜKÜRDÜM. Ardından çayı doldurdum, götürdüm afiyet olsun dedim ve ilk yudumunu almasını bekledim. “Çay çok güzel olmuş. Ellerine sağlık” dedi. “Ben yapmadım.” dedi. Neymiş benim elimden içti diyeymiş. Her zamanki gibi pişman oldu şirinlik yapıyor aklı sıra. Azıcık akıl olsa bana bağırdıktan sonra, hiç yapmadığım bir iş yapıp ona çay getirmeyeceğimi akıl ederdi. Önce sakız çiğniyorum diye, sonra zil sesim. Bir günde birden fazla azar beni geriyor be dostum. Git gerçekten kızdığın işe yaramaz sağ kolum o benim dediğine kükre. Bana değil. Yoksa şeker niyetine tükürdüğüm çayı böyle içersin. Öz dayım olsan da tanımazdım ama üzülme.