Hasta yatağında insan düşünmeye çok fırsat buluyormuş. Ay sanki
ölüm döşeğindeyim gibi triplere girdim. Hava kötüyken yatakta olmakla iyiyken
yatakta olmak arasında fark varmış. Üzerime nasıl bir bunalım çöktü anlatamam.
Sidikli ile dün hiç konuşamadık cumadan kampa gitmişti bugün dönecekti. İki
dakika konuştu yine kapattı. Ağaç dikmeye gidecekmiş. Sinir krizine girdim,
resmen dikeceği fidanı kıskandım. Benimle baktım tam olarak 1 dakika 17 saniye
konuşmuş. İki dakika bile değil. Hostes`i aradım telefonu kapalıydı. Kim bilir
nereye uçuyordur dedim. Şansımı NilKuşun`dan yana denedim Aslan`layım dedi
kapattı. Başladım söylenmeye hastayım, yalnızım. Annem daha fazla mızmızlanmana
katlanamayacağım dedi indi komşuya kahve içmeye. Babam bir markete gideceğim
dedi gitti. Nasıl çekilmez olduysam çil yavrusu gibi dağıldılar. Uyumadığım her dakika film izledim. Ne hayatlar
gördüm o sırada. Her filmde daha bir depresyona girdim. Herkes aşık oluyor,
başına türlü maceralar geliyor. O kadar sıkıcı bir hayatım var ki dolandırıcıya
özendim resmen ya. En azından hayatında bir adrenalin var. Sidikli`yi
kıskandım. Dağcılık kulübü, ağaçtır, konserlerdir, spordur bilmem nedir sürekli
bir faaliyet içinde. Benimse son dönem tek aktivitem annemi koluma takıp
sinemaya gitmek. Heh bir de Yüzücü ile spor salonunda takılmak. Çarşambaları
basketbol günlerini bile ekmeye başladım. Aa bakın komşularla kahve arası dedikodudan
bahsetmedim dimi? Gün yaparlarken arıyorlar yaaa. Evde misin, kaçta gelirsin? Daha
yaşlanamadan içim geçti. Millet yeni yılda karar alır ama ben hasta yatağımda
aldım. Hayatıma fresh bir şeyler katacak yeni aktiviteler bulacağım. Her şey
fala sıradana bağladı. Farklı ne yapabilirim bir tek onu bulamadım. Fikri olan
var mı?
