gözlem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gözlem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mart 2015 Salı

spor salonu sakinleri


“Bilek çalışıyorum hocam.” kendimi tutamayıp gülmemin sebebi bu cümle oldu. Daha doğrusu hocanın şaşkın, anlamamış bakışları ve ardından kafasını soru işaretleriyle sallaması. Bugünkü konumuz spor salonu insanları. Örnek bir: altmışlık amca. Her akşam büyük bir hevesle geliyor. Şen şakrak yürüyüş bandına kuruluyor. Bugün keyfim yerinde enerji doluyum diyor ve o koşu bandını ağlatıyor. O koşu bandına bebeği bırakın emekler. Örnek iki: bisikletçi hatunlar. En çok takıldıkları yer kadınların genelde bisiklet. Çünkü rahat. Kuruluyorlar, ellerine telefonu alıyorlar. Sonra ver elini instagram, facebook, twitter. Bazen gözleri pörtlemiş şekilde dikleşip, telefonu burunlarına kadar sokuyorlar, sonra tehlike geçince eski konumlarına geri dönüyorlar. Örnek üç: arkadaşıyla gelen kızlar. Asla yan yana olmayan koşu bandı, bisiklet, karın kası sehpası mı ne o tip zımbırtıları kullanmıyorlar. Bir de ağızlarını gere gere, şirinlik abidesi olarak “Hocam bu çok zor yapmasak olmaz mı?” Amaç zorlanmak, o kalorileri vermek, sıkılaşmak falan değil miydi?  Örnek dört: çift olarak gelenler. İkisi içeri girdikleri an itibariyle birbirlerini tanımıyorlarmışçasına davranmaya başlıyorlar. Hatta erkek örneğimiz kızın ona bakmadığı her an gözlerini dört açıp milleti kesiyor. Örnek beş: plates sürüsü. Platesten çıkıp duş sırası beklerken vakit geçirmek için bisikleti kapışıyorlar. Rahatça telefonda takılıp oturabilecekleri tek yer orası. Bu yüzden ramazandaki pide kuyruğunun bir kısmı burada hazırlık yapıyor. Örnek altı: çıplak kadın. Kadın çok güzeldi, fitti. Sporu belli ki sağlıklı yaşam için kullanıyor. Ama bu onu duşun kapısı açık halde duş alırken görmek istediğim anlamına gelmez. Ya da çıplak halde soyunma odasında dolaşmasını hayretler içerisinde izlediğim anlamına gelmiyor. İzliyorum derken izlemiyorum tabi ki. Kalıpsal olarak öyle dedim. Yoksa bana ne kadının açık bıraktığı kıçından başından. Hayır ne zaman Victoria`s Secret defilesi izlesem kadınları göz şöleni olarak görür hatta biseksüel olduğumu düşündüğüm olurdu. Ama kadını görmek, kadınlardan zerre kadar hoşlanmadığımı fark etmemi sağladı. Örnek yedi: güzel kız gören kaslı erkek sendromu. Kızın etrafında dolanıyorlar, pazıları şişiriyorlar. Sonra o pazıları göstererek “hocam şuralarda yağlanma var. Bilmem kaç kilo ya mı çıkarsak”. Örnek sekiz: spor salonu hocası. Tüm gelenleri gezdirirken kolları bağlayıp, göğüs ve kol kaslarını şişiriyorlar. Gösterecekleri yönü tek elle işaret edip tekrar kolları bağlıyorlar. Sattıkları olay buraya gelirseniz sizde bu kaslara sahip olacaksınız beyler. Bayanlar biz salonda hep böylelerine yer veriyoruz. Örnek dokuz: spordan bir bok anlamayan ben. Hani bilek çalışıyoruma kıçımla gülmüştüm ya, gülmesem daha iyi olurmuş. Varmış o ya. Dambılları alıp bildiğiniz bilek çalışıyorlar. Ha bana kalırsa hala komik, çünkü dünyanın en saçma olayı.