“Bilek çalışıyorum hocam.” kendimi tutamayıp gülmemin sebebi
bu cümle oldu. Daha doğrusu hocanın şaşkın, anlamamış bakışları ve ardından
kafasını soru işaretleriyle sallaması. Bugünkü konumuz spor salonu insanları.
Örnek bir: altmışlık amca. Her akşam büyük bir hevesle geliyor. Şen şakrak
yürüyüş bandına kuruluyor. Bugün keyfim yerinde enerji doluyum diyor ve o koşu
bandını ağlatıyor. O koşu bandına bebeği bırakın emekler. Örnek iki: bisikletçi
hatunlar. En çok takıldıkları yer kadınların genelde bisiklet. Çünkü rahat.
Kuruluyorlar, ellerine telefonu alıyorlar. Sonra ver elini instagram, facebook,
twitter. Bazen gözleri pörtlemiş şekilde dikleşip, telefonu burunlarına kadar
sokuyorlar, sonra tehlike geçince eski konumlarına geri dönüyorlar. Örnek üç:
arkadaşıyla gelen kızlar. Asla yan yana olmayan koşu bandı, bisiklet, karın
kası sehpası mı ne o tip zımbırtıları kullanmıyorlar. Bir de ağızlarını gere
gere, şirinlik abidesi olarak “Hocam bu çok zor yapmasak olmaz mı?” Amaç
zorlanmak, o kalorileri vermek, sıkılaşmak falan değil miydi? Örnek dört: çift olarak gelenler. İkisi içeri
girdikleri an itibariyle birbirlerini tanımıyorlarmışçasına davranmaya
başlıyorlar. Hatta erkek örneğimiz kızın ona bakmadığı her an gözlerini dört
açıp milleti kesiyor. Örnek beş: plates sürüsü. Platesten çıkıp duş sırası
beklerken vakit geçirmek için bisikleti kapışıyorlar. Rahatça telefonda takılıp
oturabilecekleri tek yer orası. Bu yüzden ramazandaki pide kuyruğunun bir kısmı
burada hazırlık yapıyor. Örnek altı: çıplak kadın. Kadın çok güzeldi, fitti.
Sporu belli ki sağlıklı yaşam için kullanıyor. Ama bu onu duşun kapısı açık
halde duş alırken görmek istediğim anlamına gelmez. Ya da çıplak halde soyunma
odasında dolaşmasını hayretler içerisinde izlediğim anlamına gelmiyor.
İzliyorum derken izlemiyorum tabi ki. Kalıpsal olarak öyle dedim. Yoksa bana ne
kadının açık bıraktığı kıçından başından. Hayır ne zaman Victoria`s Secret
defilesi izlesem kadınları göz şöleni olarak görür hatta biseksüel olduğumu
düşündüğüm olurdu. Ama kadını görmek, kadınlardan zerre kadar hoşlanmadığımı
fark etmemi sağladı. Örnek yedi: güzel kız gören kaslı erkek sendromu. Kızın
etrafında dolanıyorlar, pazıları şişiriyorlar. Sonra o pazıları göstererek “hocam
şuralarda yağlanma var. Bilmem kaç kilo ya mı çıkarsak”. Örnek sekiz: spor
salonu hocası. Tüm gelenleri gezdirirken kolları bağlayıp, göğüs ve kol
kaslarını şişiriyorlar. Gösterecekleri yönü tek elle işaret edip tekrar kolları
bağlıyorlar. Sattıkları olay buraya gelirseniz sizde bu kaslara sahip
olacaksınız beyler. Bayanlar biz salonda hep böylelerine yer veriyoruz. Örnek dokuz:
spordan bir bok anlamayan ben. Hani bilek çalışıyoruma kıçımla gülmüştüm ya,
gülmesem daha iyi olurmuş. Varmış o ya. Dambılları alıp bildiğiniz bilek
çalışıyorlar. Ha bana kalırsa hala komik, çünkü dünyanın en saçma olayı.
