Kazıklanıyormuşum yıllardır. Baya baya enayiymişim. Tamam
farkındayım maliyet düşük, cafcaflı mekanlarda satıyorlar, kendi markalarını
basıyorlar diye bir sürü para veriyordum. İndirim dönemlerinde, örneğin yazdan
kışa geçerken alırdım en ucuz tshirtümü. O da 19.99. 99ları zaten hiç
anlamadım. O yirmi olsa ama hakikaten almam bırakırım. Sezonda ise o thisrtler 30
40 lira. İki parça kumaş bir atraksiyonu da yok. Hele o dümdüz olanların bu
kadar pahalı olmasına anlam veremiyorum. Aklıma gelen bu fiyatla bir top kumaş
alıp dikip tüm okulu aynı giydirmek. Bunca şeyi anlatma sebebim bugün
SarıKız`ın zoruyla pazara gittim. Eve iki adım be ne olacak dedi. Ama tüm İstanbul`un
aynı yere geldiğini söylemedi. Aşırı kalabalık ve bunaltıcıydı ama karı ben tam
olarak 5 liradan tam on tane tshirt aldım. Yıllarca çikolatasız bırakılmış bir
insanın çikolata fabrikasında kitli kalması nasılsa bende tezgaha öyle
yapıştım. Sanki bedava veriyorlardı. Gerçi mağazalara göre öyle. Aldıklarımı
eve bırakıp Tuzlu ile buluşmak için Karaköy`e geçtim. Pişman olduğum bir şey
yaptım. Ama tüm suç denizin, sıcak havaya rağmen esen rüzgar. Sonuç: canım sigara
çekti. İçmiyorum, bırakmış falanda değilim. Ben sigara karşıtıyım. Tuzlu kalkıp
gidip aldı, o gazla içtim. Zaten gazdan geliyor insanların başına tüm bu
belalar. Tuzlu ile okuldan kızların yanına Moda`ya gidip sigarayı dağıttık.
İkimizde eve götüremeyiz yazık olmasın dimi? Zaten ben o sigaranın içindeki
pıtırcıklar var ya patlatıp patlatıp pakete geri koydum. Galiba canım sigara
değil de o nane şeysini patlatmak istiyormuş.
Kendime not: Annen yere oturma, çocuğun olmaz, karnın ağrır
derse dinle. Çimenlerde otururken üşüttün kesin karnın çok fena ağrıyor bak.
