Frog Price etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Frog Price etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Eylül 2014 Perşembe

benim hala en sevdiğim şarkı küçük kurbağa


Şu sıralar pek bir meşgulüm. Her yerden iş teklifleri yağıyor. Spor yapmadan zayıflayabiliyorum. Hatta ben var ya şu yiyip yiyip kilo almayanlardanım. Ahh bahsettim mi bir de bana loto çıktı. Eveet artık çok zenginim. Falcımda bu yıl kesin dünya güzeli seçileceğimi söyledi. Beyaz lamborghini içinden çıkıp prensimde bilmem kaç karatlık, bilmem ne kesimli elmasıyla dizleri üzerine çöküp evlenme teklifi etti. Çok gencim daha dedim reddettim. Söylediklerimin umarım tek bir kelimesine bile inanmamışsınızdır. Zaten buram buram yalan kokuyor. İşin gerçeği ise dördüncü sınıfa gelmiş ama bir baltaya sap olmadığını hisseden ben kaygılar içerisindeyim. İş bulmak ayrı sorun, hala hangi baltaya sap olacağını bilememek ayrı sorun. Şu yaşıma göre hep canım ne isterse onu yaptım. Canımın istediği her şeyi öğrendim, istemediklerimin bir kısmını ise zorla öğrendim ya da öğrenmiş taklidi yaptım. Küçükken şişkoydum ama yemek yerken dünya umurum da olmazdı. Zaten tek joule harcamadan gitti kilolar yine umursamadım yemeye devam ettim. Ama geçen gün kendimi 21`e geldin bak bundan sonra yediklerin kalır derken buldum. Üç yıldır edinmiş olduğum rahatlama seansım olan sabah koşularıma yorgunum diye kalkmamazlık edip, yaşlandım demeye başladım. Evlerim, arabalarım olsun demedim mesela hiç. Millet şuradan ev alırım, şu model arabam olsun derken ben en ucuz yolla dünyayı nasıl gezerim diye düşündüm. En ucuz yol çünkü mühim olan parayı deli kazanıp, en lüksle yaşamak değildi derdim. En kısa sürede bulduğumla  başlayacaktım turuma. Hiçbir zaman paraya önem vermeyen beni geçen gün şu model arabam olsun diye ciddi ciddi hayal kurarken yakaladım. Ne var şimdi bunlarda, herkesin kaygısı, herkesin planları diye bilirsiniz. Ama ben bunları dert etmezdim sorun o. Sanki birisi tüm o çocuk kırıntılarımı toplayıp boğazın sularına bırakıyor gibi hissediyorum. Büyümek dedikleri buysa tadı pek bir tuzlu geldi bana. Ama yok senin derdin büyümek değil bahar depresyonu derseniz o da kabulüm.