sendeanlat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sendeanlat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ocak 2015 Pazartesi

tanıdığın veya torpilin yoksa hiç kimsesin ya da kadınsın


Yazdığım en uzun yazı ama daha fazla içimde tutamadım. Anlatmazsam beynim patlayacaktı.

Kimsenin kimseye saygısı yok. Hem de zerre kadar. Kendilerine saygısı olmayan insanlardan başkalarına saygılı olmasını beklemekse benim hatam. Ve benciliz çok çok çok. Yeter ki biz işimizi halledelim gerisi önemli değil. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın. Gerçi ne bekliyorum ki! Karısını delik deşik ederken karıkoca arasına girilmez diye köşeye çekilen bir toplum haline geldik. O yüzden kimse bana “ahh çok saf temiz misafirperver bilmem ne milletiz” diye martaval okumasın. İnanmıyorum. Vurdumduymazız. Beni silindiren neyse anlatacağım yoksa patlayacağım. Geçen hafta adam gibi yağmayan karın soğuğunda bir arkadaşa doğum günü kutlaması yapmak için buluştuk. Bir sınav kalınca ve basit bir ders olunca da, millet evine dönmeden o boş günde yapalım dedik. Kırmızı taksimde bir cafe bar da üç dört yıldır çalışıyor. İstanbul`da tek başına kalınca ve para sorunları olunca başlamıştı. O gün bugündür ne zaman bir kutlama yapacak olsak soluğu orda alıyoruz. Gündüz saatleri sakin ve anne babamdan izin için yalvarmam gerekmeyeceği için kutlama için uygun dedik, yaptık. Akşamüzeri eve döneceğim öğrenci kartımda tek basımlık para kalmış ve cebimde beş kuruş para yok. Bankamatik bulup para çekmeye üşendim. Yanımda çok para taşımam ben. Pazara bile pos makinası sokmuş milletin artık nakitte ihtiyacı yok diye düşünürüm, ne bilim işte. Mecbur yarım saat otobüs bekledim ve otobüse kendimi atmayı başardım. Ve lanet otobüs soğuk hava koşullarının oluşturduğu etkenlerle sıkış tepiş. Bir santimetre bile boşluk kalmayacak şekilde dolarsa kaç kafa alır deneyinin uygulama kısmı gibi. Lanet trafik sıkışık.

Beni sinirlendiren kısım nerde mi? Tam dibim, arkamda, resmen ensemde. Hayvanın biri üzerime abandıkça abandı. Dürtüyorum, dirsekliyorum yok. Dedim sıkışık kızım otobüs hemen yanlış anlama, adamın günahını alma. Ama ben dürttükçe mal herif daha çok sıkıştırmaya başlayınca “Uzaklaşır mısınız rahatsız ediyorsunuz” dedim. Ters ters baktım ama adam pişkin pişkin yer yok falan dedi. Yoktu haklı yanlış anlıyorsun dedim kendime döndüm. Ama bu pişkin it iyice arsızlığı ele alıp resmen bir taraflarını dayandırınca artık yanlış anlama falan kalmadı. Artık emin olmaymış, günahını almaymış demeden dönüp ağzını burnunu kırmayı planladığım herif, iki saniyelik şok olma durumumu sapık zihni nasıl algıladıysa elini popo attı ve sıktı. Adam bildiğiniz kıçımı avuçladı ya. Nasıl bir manyaklık nasıl bir beyin bu. Kafamdan aşağı ilk sıcak suyu boşalttılar, sonra soğuk suyu boşalttılar haşladılar. Yetmedi kova kova çiviyi kafatasımı açıp içine doldurdular. Ne ara bağırıp adamı ittim hatırlamıyorum cidden. Ciyak ciyak bağırdım. Ama nasıl oldu adamı yolmaya kalkışmadım bilmiyorum. İsteğim onu hadım edip bir yerlerini tekmelemekken resmen dondum ya. Millet yanlış anlamışsındır kalabalık diyor, adam salak mısın ben bir şey yapmadım diyor. Neymiş kalabalıkmış yanlış anlamışım, rahatsız oluyorsam bu kadar taksiyle gitseymişim. Lan nesini yanlış anlayacağım. Herhalde kıçının avuçlanmasıyla sıkışıklıktan sıkışmayı ayırt edebilirim. Hem elinin orda ne işi var dimi? Bu salağı koruyan mallar çıktı bir de yaa. Yok kadınlar hep böyle yapıyormuş bilmem ne, yer değiştirsek olurmuş, bizimi çekeceklermiş. Bazı sesler geliyor kulağıma hayvan herif kırın kafasını indirin otobüsten diye ama millet de yok bir şey yapmamıştırla, yapmıştır kavgasına girdi. Otobüs şoförü ben çok ciyaklayınca kenara çekti tabi ne oldu diye bağırınıyor. İnecekmişiz ne bok yiyeceksek yiyecekmişiz, yanlış anlamış olabilirmişim. Şoför kapıyı açmaya kalkınca kendime geldim. “Sakın açma yoksa senide onunla şikayet ederim” başıma gelen aklımla polisi aradım. Ne gerek var yanlış anladın bacım demez mi adam. Telefonumu elimden almaya çalıştı ama bir kadının resmen kucağına attım kendimi engelledim, adamın biride tuttu bunu. Milletse hala bana bağırıyor yok yollarından etmişim. Polisi beklerken tabi işler iyice kızıştı beni savunanlar bağırıyor, yanlış anlamıştır diyenler bağırıyor, ev ev diye kıçını yırtanlar bağırıyor, elinde telefon birilerini arayan şoför bağırıyor. Biri elime su veriyor sakin ol geçti diyor. Ne sakinliği ne suyu ya. Sakın bana kafan güzeldir yanlış anlamışsınızdır demeyin. Ağzıma bir şey sürmedim. Antibiyotik kullanıyordum. Beni suçluymuşum gibi hissettirenler birde nerden çıktığımı bilseler kesin polise adamı değil beni verirler.  

Emniyet Allahtan yakındı geldiler hemen. Bu seferde polis başladı ne oldu, yanlış anlama olmasın, gören var mı falan demeye. Ayak üstü polis milleti sorguladı. Tabi kimse görmedim falan dedi, kadının biri kızı rahatsız ediyordu uyardı falan dedi ama polis hala anlaşın dağılın modunda. Ben çemkirince polis emniyete götürmeye karar verdi ama kimse şahit falan gelmek istemiyor, polis de anlaşırlar olay hallolur modunda. Bu beni savunan ablanın telefonu aldılar arabaya geçin dediler. Tutup birde bu adamla beni arka koltuğa buyur ediyorlar. Yeminle gelmiş geçmiş en mal insanlar beni buluyor. Lan adam beni taciz etti diyorum bunlar yan yana oturtmaya kalkıyor. Oturmam diye tutturunca  beni öne oturttular. Emniyette şikayetçi olacağım deyince başladılar ifademi almaya ama adam ben bir şey yapmadım, gördünüz otobüsün halini kalabalık bayan yanlış anladı diyor. Polis zaten serbest bırakırlar, kalabalıktı yanlış anlamışsınızdır diyor. Lan nasıl bir adalet bu anlamadım. Benden taraf olmaları gerekirken herkes yanlış anlamaya takmış. Tabi ben polise çemkirince onlar iyice adamdan taraf oldu şikayetten vazgeç moduna girdi. Anlaşmalıymışız. Oldu bir sapık daha cezasız kalsın. Ama olan şu sinirleri bozuldu, kendimden şüphe ettim ve resmen utandım. Sanki utanmam gerekiyor sebep benmişim gibi hissettim, hissettirildim. Kaç şikayet varmış, yanlış anlaşılmaymış, kadın milleti bit pire deve diye gevelerken bunlar aklıma dayım geldi. Ben dayımı arayacağım şikayetçiyim dedim uzaklaştım ayak üstü ifade aldıkları yerden. “dayı karakoldayım” dedim bana “ne yaptın” dedi. Sanki  on günde bir dayı karakoldayım diye onu arıyorum. O da öyle deyince bir anda ağlamaya başladım. Sabahtan beri nasıl ağlamadım bilmiyorum, ama daha fazla dayanamadım. Bu kez dayım panikledi bir şey mi oldu falan diye soruyor ama ağlamaktan doğru düzgün konuşamadım. Kadın memurun biri aldı bir yere oturttu ama elimde telefon ağlıyorum. Kadın ağlama dedikçe ben daha çok ağlıyorum. Dayıma ağlaya ağlaya anlattım “nerdesin” dedi, sonra “birazdan arayacağım” dedi kapattı. Tekrar arayınca söylediğim ilk gelen şey babamlara söyleme neden bilmiyorum ama çok utandım. Babam öğrenirse kıyameti koparacak biliyorum. Benim için korkacak. Üzülecek. Olmaz falan dedi ama çok ağlayınca kabul etti. Sonrada başımda iki komiser bitti. Dayımın akademiden mi ne arkadaşıymış biri ne. Anlattım olanları, polislerin bana nasıl davrandığını da. Adam bu polislere bağırınca olur mu komiserim ifadesini aldık zaten, hanımefendi yanlış anladı, biz hanım efendi ağlayınca anladık durumun ciddi olduğunu, müdahale ediyorduk zaten. Sanki iki saattir onlar değildi vazgeçmem için dil döken kadın milleti diyen. Her mağdurun ağlaması mı gerekiyor siz harekete geçin diye. Ağlamayınca doğru söylemiyor mu oluyoruz?

Saatlerce ifadeymiş bilmem neymiş uğraştım. Anneme Nilkuşu`na uğradım diye mesaj attım. Sonra şu dayımın arkadaşı olan komiser eve bıraktı. Bir şey olursa dayımı arar haber verirlermiş. Savcı mavcı bir şeyler dedi ama beynim pek yerinde değildi. Büyük ihtimal serbest kalırmış ama savcıyla konuşacakmış bilmem ne. Ben bok gibi hissediyorum. Olaydan çok insanların tavrı mı canımı bu kadar yaktı bilmiyorum. Kimseye anlatamadım eve gelince de yorgunum dedim yattım. Annemle babam üzülsün istemiyorum ya da kimse bilsin. O yüzden annemlerin yanında salak salak gülüyorum. Sınava gitmedim gidecek halim yoktu. Dün ilk defa internete girdim, telefonlara bakmıyorum. Kimseyi görmek istemiyorum, evden de çıkmak istemiyorum. Bir daha toplu taşıma aracı kullanmak istemiyorum. İnsanlardan da genel olarak nefret ediyorum. Sapık zihinlerden de, göz yumanlardan da. Size dayım olmasaydı ne olacağını söyleyeyim mi? Adam yerine koymayacaklardı. Çünkü onlar için fazladan dosya ve sıradanım.