Bir çok şey oldu, ama bunlardan birini bile buraya
taşımadım. Görmediğimden, duymadığımdan, tepkisizliğimden ya da
duyarsızlığımdan değil. Ben hep güzel bir dünya istedim. İstediğim gibi
yaşamak, düşünmek istedim. Olmadı. Giydiklerim için suçlanmak, baskı altında
olmak istemiyorum. Çok şey mi ya bunlar? Sokakta başıma ne gelecek endişesiyle
yürümek istememek, fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalmayı istememek lüks
mü? Ben bu yıl tacize uğradım. Adamın biri popomu elledi. İnsanların
bazılarının tek derdi evine gitmekti, polis için sıradan bir vakaydım. Anneme ve
babama hiçbir şey söylemedim sırf üzülmesinler endişeleri artmasın diye. Dün eve
geç geldim diye azarlandım ama olanlardan haberim yoktu. Bugün öğrendiğimde
düşündüğüm tek şey Özgecan`ın ne hissettiğiydi. Onun yaşadıkları yanında
benimki minicik gerçekten minicik bir şeydi. Ben bu kadar kötü ve korkmuş
hissetmişken, onun hissedebileceklerini benim aklım almıyor. Bıktım geçekten
bıktım. Sürekli sokak ortasında dövülen, doğranan, tecavüze uğrayan kadınların
haberlerini gazetelerde görmekten bıktım. Benim annemin bana anlattığı “insan”
tanımına uymayan “şeylerden” ve onların eylemlerini meşru kılıp cezalandırmayan,
sessiz kalan, görmezden gelen “şeylerden”de bıktım. Ve kızgınım. Onları yetiştiremeyen, her hangi bir şiddet
türüne maruz kalıp susan hem cinsime kızgınım. Vücudum üzerinde söz hakkı sahip
olmaya çalışanlara kızgınım. Babamla ne zaman saat pazarlığı yapsam evimizin
kapısı dışında yaşanabilecek kötülüklere dair olan büyük endişelerini haklı
çıkaran herkese kızgınım. Şort, etek giydiğim için başıma gelen her şeyi meşru
gören herkese kızgınım. Hepimiz insanız be! Bu kadar mı zor insan olmak? Lütfen
ya lütfen insan bedenine, insan hayatına saygı duyun. Sessiz kalmayın. Elinizi zarar
vermek için kaldırmayın, uzatmayın. Üç gün konuşup dördüncü gün unutmayın. Çocuğunuzu
yetiştirirken üç değil binerce kez düşünün. Okuduğunuz okulların hakkını verin
yine cezasız kalmasın. Çok mu zor?
